Cuma, Haziran 05, 2026
   
Yazı
administrator

administrator

alt

 

FELLOW DWELLERS OF THE EARTH;

My name is Eight Billion,
I contain an angel and a devil struggling inside,
The face I dress varies to survive,
Always hungry for power, never enough to content,
I look for “inner peace” whilst consumed by grudge,
For sons, for daughters , for the self, please be advised, there long existed the new code, aside,
Let’s consider having an appointment with the best stylist for a change,
Experience, how exceptionally would you look better reflecting the best,
Thus, if you manage to change yourself, repenting for good,
The place called Earth might turn into Heaven, I assure,
It is me, it is you, it is us will power to
CHANGE.

 

 

Türkçe ~ Çevirisi

 

DܜNYADAKİ DOSTLJA YAޞAYANLARA

 

Benim adım Sekiz Milyar,

Nefsim, benliğŸim daima melek ve şŸeytan sıfatları arasında mücadele eder durur...

Hayatta kalabilmek uğŸruna, davranışŸlarımı içgüdüsel ve toplum baskısıyla çevremdeki şŸartlara göre değŸişŸtirir dururum...

Hükmetme, iktidar, makam, riyaset hırs ve hevesim, içimi daima kemirir durur, hiçbir şŸekilde kanaat göstermez, bitmez, tükenmez, sönmez, tatmin olmaz...

Nefret ve kinim tarafından mütemadiyen tüketiliyorken iç huzuru ararım...

OğŸullarımız için, kızlarımız için, kendimiz için lütfen emin olun, bilmişŸ olun ki, yeni ( en son ) nizam, farkında olmasanız da hep orada, kenarda mevcuttu.

Haydi, kendimizi değŸişŸtirip güzelleşŸmek için en iyi stilist, tasarımcı ile randevulaşŸalım.

İçimizde varolan, en iyiyi yansıtacak bu stilist ile buluşŸmanın neticesi ne kadar müstesnai bir şŸekilde güzelleşŸeceğŸimizi ispat edecek, gösterecektir.

Bu örnekten yola çıkarak, kendimizi değŸişŸtirmeyi hayal eder ve bu hayali gerçekleşŸtirebilirsek, yani; kötülüklerden pişŸman olup tövbeyi nasuh ile Hakk'a dönersek dünya denen yer, sizi temin ederim ki, cennete döner.

DEğžİşžİMİ gerçekleşŸtirecek nitelikteki niyet gücü, adım atma gücü "ben"de, "sen"de ve "biz"dedir.

 

                                                      
                  alt   

İhsan Çevre ve Gelişim Derneği ÇEKÜD (Çevre Kuruluşları Dayanışma Derneği) İl Komisyon üyeleri İl Milli

Egitim Müdürümüz Sayin M.Ali Selamet'i ziyaret ettiler.

ÇEKÜD İl Temsilcisi Hüseyin Doğan yaptığı açıklamada: "Ziyarette çevre faaliyetlerimiz çerçevesinde

MİNİK ELLERDEN BÜYÜK İŞLER, TOHUMDAN FİDANA projelerimizi tanıttık, görüşme olumlu ve faydali geçti.

Katılan ve emeği geçenlere teşekkür ederiz." dedi.                     


 

 

 UFKA YOLCULUK KUR'AN-I KERİM MEAL YARIŞMASINA BİRLİKTE HAZIRLANALIM

Bu alanda yarışmada sorumlu tutulan surelere ait hazırlık sorularını ve cevaplarını her hafta paylaşmaya çalıştık. Cevapların altı çizilidir. Sureler tüm kategorilerden seçilmiştir.

1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11. HAFTANIN SORU VE CEVAPLARINI BULABİLİRSİNİZ.

 

 

             YUSUF-HUD SURELERİ MEALİ İLE ALAKALI İLAVE TEST SORULARI VE CEVAPLARI (11. HAFTA)

 

 1- Yûsuf sûresinin 97. âyetine göre, Hz. Yakup’un gözleri açılınca oğulları ondan ne istediler?                       (Yûsuf 97. ayet)

 
a) Günahlarının affı için Allah'a dua etmesini
b) Yusuf’un kendilerini bağışlaması için aracı olmasını
c) Mısır’ı terk edip baba ocağına dönmesi için Yusuf’u ikna etmesini
d) Kendilerinin de Mısır’a yerleşmelerine Yusuf’un izin vermesini



2- Yûsuf sûresinin 53. âyetinde (Yine de) ben, nefsimi temize çıkar(mak iste)mem. Çünkü Rabbimin esirgemesi olmadıkça, ..................... Şüphesiz Rabbim çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.” (dedi).                                                                             (Yûsuf 53. ayet)

Âyette boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

a) Nefs, şeytana uyar
b) Kendimi beğenerek büyütmüş olurum
c) Nefsim beni yanlışa yöneltir
d)
Nefis her dâim kötülüğü emreder

 

3- Yusuf sûresinin 84–86. âyetlerine göre, oğullarının, (en küçük kardeşleriyle ilgili olarak) getirdikleri haber neticesinde, yine Yusuf’u anan ve üzüntüsünden gözlerine ak inen Yakup Peygamber, üzüntüsünü hangi sözlerle ifade etmişti?       (Yusuf 84-86. ayetler)

a)    “Rabbim! Göğsüme genişlik ver, işimi kolaylaştır.”
b)    “Ben derin üzüntü ve tasamı yalnız Allah’a arz ederim ve Allah katından sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim.”
c)     “Rabbim! Bizi, halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize tarafından bir sahip gönder!”
d)    “Ey Rabbim, bana onun yerine pâk ve mübarek bir çocuk ihsan et!”

 

 4- ” Allah’a karşı yalan uydurandan daha ........... kimdir? İşte bunlar Rablerinin huzuruna arzolunacaklar, (hakkındaki) şâhitler de: “İşte Rablerine karşı yalan söyleyenler bunlardır.” diyecek. Haberiniz olsun ki Allah’ın laneti zalimler üzerinedir.”                (Hûd 18. ayet)

Hûd Sûresi’nin 18. âyetinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

              a) Zalim                     b) Kâfir                    c) Müşrik                      d) Nankör

 

  5- Hûd Sûresi’nin 40. âyetinde Nûh aleyhisselama gemiye alması söylenenler, aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?    (Hûd 40. ayet)


a) Her hayvandan ikişer tane ve ailenden inananları
b) Her hayvandan ikişer tane, aileni ve inananları
c) (Hayvanların) her birinden (erkekli dişili) birer çifti, hakkında (boğulmaları için) söz geçmiş olanlar dışında çoluk çocuğunu ve iman edenleri

d) Aleyhinde söz söylenenler hariç aileni ve inananları

 

6- Hûd sûresinin 52. âyetine göre Hûd (a.s.)’ın kavmi olan Âd için Allah (cc)’tan dilemelerini istediği şeylerden birisi aşağıdakilerden hangisi değildir?                                                                                                                                                                                                 (Hûd 52. ayet)

a) Rabbinizden bağışlanma dileyin
b) O’na tevbe edin (O’na yönelin) ki üzerinize gökten bol bol rahmet (ve bereket) göndersin, kuvvetinize kuvvet katsın (sizi çoğaltsın )
c) Günahkârlar olarak (Allah’tan) yüz çevirip durmayın.”
d) Sizin O’ndan başka ilahınız yoktur, yalan uyduranlardan olmayın

 

 

KALEM-NAS ARASI KISA SURELER, FATİHA SURESİ MEALİ TEST SORULARI VE CEVAPLARI (10. HAFTA)

 

1- Hz. Peygamber'e "(Resûlüm!) O halde sen, Rabbinin hükmüne sabret. ................ gibi olma." hitabında zikri geçen ve Hz. Yûnus hakkında kullanılan ifade aşağıdakilerden hangisidir?                                                                                                     (Kalem 48. ayet) 

a) Zülkif            b) Peygamberlerin babası              c) Balık sahibi           d) Zülkarneyn 

 



2- Allah tarafından belâ verilen, bahçeleri yakılmış toprağa çevrilen bahçe sahipleri hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

                                                                                                                                                                                                 (Kalem 17-32. ayetler) 
a) Sabah erkenden ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi. 
b) Bahçeleri olduğunu anladıklarında ise hatalarını kabul etmemşler, suçu başkalarına atmaya 
çalışmışlardı. 
c) Yoksulları yanlarına yaklaştırmamak üzerine aralarında fısıldaşıyorlardı.
 
d) Bahçeyi ilk gördükleri anda yollarını şaşırmış olduklarını düşünmüşlerdi. 

 

 

3- Kureyş sûresinin 1-4. âyetlerinde, Allah (cc)’ın Kureyşliler’e yaptığı bazı yardımlar hatırlatılarak, hiç değilse bunlar hatırına Kâbe’nin Rabbine kulluk etmeleri gerektiği belirtilmiştir. Aşağıdakilerden hangisi Kureyşlilere yapılan bu yardımlar arasında yer almaz?                                                                                                  (Kureyş 1-4. ayetler)

a) Mekke’nin şeytanın her türlü fitnesinden korunması
b) Onlara kış ve yaz seyahatlerini kolaylaştırılması
c) Onların açlıktan kurtarılıp doyurulması
d) Onların korkudan güvene kavuşturulmaları

 

4- Tekâsür sûresinin 1 ve 2. âyetlerine göre, insanları kabirleri ziyarete kadar oyalayan şey nedir?    (Tekâsür 1-2. ayetler)


a) Çoklukla övünme
b) Altın ve gümüş biriktirme hırsı
c) Oyun ve eğlence isteği
d) İsraf ve savurganlık alışkanlığı

 

 


5- Hümeze sûresinde (İnsanları) arkadan çekiştir(ip küçük düşür)en, (el, kaş ve göz işaretleriyle) alaycı davranışta bulunan her kişinin vay haline! O ki malı toplayıp durmadan sayar. (O,) malının kendisini (dünyada) ebedî bırakacağını (şöhretin servetle olacağını) zanneder. Hayır! Andolsun ki o, (maddeperest olduğu için hakaretle fırlatılıp) Hutame’ye atılacaktır.buyurduktan sonra Allahu Teâlâ, 'Hutame’nin ne olduğunu hangi ifadelerle açıklamıştır?                                                                             (Hümeze 1-9. ayetler)

 

a) Allah'ın tutuşturulmuş ateşi
b) Cehennem kuyularından biri
c) Sarp yokuş
d) İnsanların boğazını yakan duman

 

6- Beyyine sûresinin 4. âyetine göre, kendilerine kitap verilenler ne zaman ayrılığa düştüler?           (Beyyine 4. ayet)

a) Kitabın tevilini (yorumunu) yapmaya kalkıştıklarında
b)
Kendilerine apaçık delil (Kur’an ve Peygamber) geldikten sonra
c) Kendilerine peygamber ve vahiy gelmeyince
d) Peygamberlerin bazılarını öldürmek istediklerinde


 

7- Tîn Sûresi’nin 1-5. âyetlerinde, “Tîn’e ve zeytûne, Sînâ dağına ve şu güven veren şehre (Mekke’ye) andolsun ki biz insanı hakikaten en güzel biçimde yarattık. Sonra ..................” buyrulmaktadır. Âyet mealine göre, boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?                                                                                   (Tin 1-5. ayetler)

 

a)O kendi yaratılışını unutup da, Rabbine misaller vermeye kalkıştı.

b)Onu imtihan etmek için, işitir ve görür kıldık.

c)O Rabbini unutarak hayvanlar seviyesine indi.

d) Onu (isyanı, vahiy yolundan sapması, hep kötü şeyleri düşünüp yapması yüzünden) aşağıların aşağısına çevir(ip indir)dik.

 

 

8– "O gün keşf-i sâk olacak (hakikat perdesi açılıp etekler tutuşacak) ve secdeye davet edilecekler. Fakat.............................. (Çünkü) artık gözleri (dehşetten) öne eğik bir halde, kendilerini (kımıldayamayacak) bir horluk ve aşağılık kaplar. Onlar (dünyada) sağ salim iken (ezanlarla Allah’a) secdeye çağrılırlar (fakat büyüklenerek yan çizerler)di."                                                                  (Kalem 42-43. ayetler)

Ayet mealine göre boş bıralılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

 

a) (namazı kılmayanlar, münâfıklar ve riyâkârlar buna) güç yetiremeyecekler.

b) ısrarla yine secde etmekten kaçınacaklar.

c) pişmanlık içerisinde secdeye kapanacaklar .

d)“secde etmeyi bilseydik elbette secde edenlerden olurduk” diyecekler.

 

 


9- Felak Sûresi 1-5. âyetlerde bazı şeylerden Allah’a sığınmamız istenmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bunlar arasında yer almaz?                                                                                                           (Felak 1-5. ayetler)

 

a) Yarattığı şeylerin şerrinden.

b) Karanlık çöktüğü zaman gecenin (içinde işlenenlerin) şerrinden.

c) Düğümlere üfleyen (büyücü)lerin şerrinden

d) Kalplere vesvese veren sinsi vesvesecinin şerrinden.

 

 


10- Zilzal Sûresi’nin 6-8. âyetlerinde, hesap günündeki hayır ve şerrin (iyilik ve kötülüğün) görülmesi ile ilgili verilen temel ilke aşağıdakilerden hangisidir?                                                                                                                                   (Zilzal 6-8. ayetler)

 

a)Kötülük yapanların, iyiliklerine hiçbir değer verilmeyecektir.

b) Kim zerre ağırlığınca (iman ve ihlâsla) bir hayır işlerse, onun,   kim de zerre ağırlığınca bir şer işlerse onun karşılığını görecektir.

c)Allah iyiliklerin sayesinde kötülükleri bağışlayacaktır.

d)Allah iyilikleri artıracak, kötülükleri bağışlayacaktır.

 

 

 

11- Âdiyât Sûresi’nin 6-8. âyetlerinde bahsedilen, insanın iki olumsuz yanı aşağıdakilerden hangileridir?           (Adiyat 6-8. ayetler)

 

a)Rabbine karşı çok nankör olması (asilik yapması) ve malı çok sevmesi

b)Anne babasını unutması ve ayrı ev tutması.

c)Rabbine karşı nankör olması ve evlatlarını çokça sevmesi.

d)Çokça evlat ve mal edinmesi.

 

 

 

12- Kâria Sûresi’nin 4-5. âyetlerine göre, kıyamet gününde dağlar ve insanlar ne halde olacaklar?                            (Karia 4-5. ayetler)

 

a)İnsanlar (gece ateşin çevresinde) yayılıp serilen pervaneler gibi, dağlar da didilip atılmış renkli yünler gibi olacak.

b)İnsanlar, fırtınanın savurup yere vurduğu kütük gibi, dağlar da kaybolup giden serap gibi olacak.

c)İnsanlar, aslandan ürküp kaçan yaban eşekleri gibi, dağlar da atılmış renkli yün gibi olacak.

d)İnsanlar, yenmiş ekin yaprağı gibi, dağlar da uçuşan kelebekler gibi olacak.

 

 

13- Beyyine Sûresi’nin 7-8. âyetlerine göre, yaratılanların en iyisi olarak bahsedilenler için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?                                                                                                                   (Beyyine 7-8. ayetler)

 

a)Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır.

b)Onlar az yiyen, az içen ve az uyuyanlardır.

c)Onlar Adn cennetlerinde devamlı kalacaklardır.

d)Onlar iman edip salih ameller işleyenlerdir.

 

 

 

14- Duhâ Sûresi’nin 6-8. âyetlerinde Allahu Teâlâ, Peygamberimize yaptığı yardımlardan bazılarını hatırlatmaktadır.          (Duha 6-8. ayetler)

Soru formatında gelen bu hatırlatmalardan hangisi bu âyetlerde yer almaz?

 

a) O seni bir yetimken seçip barındırmadı mı?

b) Seni (önce ne yapacağını) şaşırmışken seçip de doğru yola iletmedi mi?

c) Seni fakirken seçip de zengin etmedi mi?

d) O Senin göğsünü genişletmedi mi?

 

 

15- Kalem Sûresi’nin 51. âyetinde, “Doğrusu o küfre sapanlar, (Kur’ an’ı) işittikleri zaman, ....................... Ayrıca (hasetlerinden): “O delinin biridir!” diyorlardı.” buyrulmaktadır.          (Kalem 51. ayet)

Âyet mealine göre, boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

 

a) Gerçekten biz, doğru yola ileten harikulade bir Kur'an dinledik, derler; fakat ona iman etmezler.

b) Parmaklarıyla kulaklarını tıkarlar.

c) Önce iman ettik deyip, daha sonra alay ederler.

d) Az kalsın seni, gözleri(nin çarpıcı bakışları) ile yıkacaklardı.

 

 

16- Beyyine Sûresi’nin 6.âyetinde müşrikler ve ehl-i kitaptan kâfir olanlar için aşağıdakilerden hangisi söylenmiştir?       (Beyyine 6. ayet)


a) Onlar her gürültüyü kendi aleyhlerine zannederler.

b) Onların kalpleri darmadağınıktır.

c) Onlar Müslümanların en büyük düşmanlarıdırlar.

d) Onlar içinde devamlı kalmak üzere cehennem ateşindedirler. Halkın en kötüsü/en şerlisi, onlardır.

 

 

17- " Asra yemin olsun ki muhakkak insan kesin bir ziyan içindedir. Ancak iman edip de sâlih (sevaplı) amel (ve hareket)lerde bulunanlar, hem de birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler hariçtir (onlar ziyandan kurtulmuşlardır)."

Yukarıda meâli verilen sûre aşağidakilerden hangisidir?


a) Nasr     b) Asr     c) Nâs       d) İhlâs

 

 

18- Üzerlerine pişkin sert çamurdan (dolu gibi) taşlar atan sürüler halinde kuşların gönderildiği topluluk hangisidir?


a) Bahçe sahipleri

b) Fil sahipleri (Ebrehe ve ordusu)

c) Hz. Sâlih'in kavmi

d) Hz. Nûh'un kavmi

 

 

19- Kâfirlere (İslam karşıtlarına) söylenilmesi emredilen sözler arasinda aşağıdakilerden hangisi yoktur?

                                                                                                                                          (Kafirun 1-6. ayetler)

a) Allah sizi de bizi de bağışlasın.
b) (Sizin) tapmakta olduklarınıza ben tapmam. Ben sizin kulluk ettiklerinize kulluk etmem.
c) Zaten ben (sizin) taptığınız şeylere asla tapacak değilim. Siz de (aslında benim) ibadet ettiğime ibadet/kulluk edenlerden değilsiniz.

d) Sizin (batıl) dininiz size, benim (hak olan) dinim de banadır.

 

 

20- " De ki: “O Allah, birdir. Allah Samed’dir (her varlık O’na muhtaçtır, O hiçbir şeye muhtaç değildir, başvurulup yardım istenilecek tek varlık O’dur). (O) baba olmadı ve doğmadı da. Hiçbir şey O’na denk (ve benzer) değildir."

Yukarıda meâli verilen sûre aşağıdakilerden hangisidir?


a) Nasr              b) Asr               c) Nâs
             d) İhlâs

 

 

21- " Yaratan Rabbinin adıyla (Rabbin adına sana okunan şekliyle) oku (ve bildir insanlara). O insanı bir alak’tan (rahim duvarına asılmış zigottan/aşılanmış yumurtadan) yarattı. Oku, insana bilmediğini öğreten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin en büyük kerem sahibidir."


Yukarıda meâli verilen ve Hz. Peygamber'e gelen ilk vahiy olan âyetler hangi sûrede yer almaktadır?


          a) İnşirâh                    b) Alak               c) Kadr                      d) Beyyine

 

 

22- Tanyerini ağartan Rabbe sığınılması gereken şeyler arasında aşağıdakilerden hangisi Felak Sûresi'nde sayılmaktadır?                                                                                                                                          (Felak 1-5. ayetler)

a) Hased et(meye başla)dığı zaman hasetçinin şerrinden

b) Yarattığı şeylerin şerrinden

c) Karanlık çöktüğü zaman gecenin (içinde işlenenlerin) şerrinden

d) Hepsi

 

 

23- Kur'ân-ı Kerîm'in bir sûresinin adı olan ve aynı zamanda bin aydan hayırlı bir gece olduğu bildirilen gece aşağidakilerden hangisidir?


a) Berat Gecesi          b) Regaib Gecesi             c) Kadir Gecesi
             d) Mi'rac Gecesi

 

 

24- İnsanın azgınlığına yol açan en temel husus aşağıdakilerden hangisidir?                 (Alak 6-7. ayetler)

a)Namaz kılmaması     

b)Boş şeylerle uğraşması     

c)Çok malının olması     

d)Kendini müstağni (Allaha karşı ihtiyaçsız) görmesi

 

 

25- Aşağıdakilerden hangisi sadece Allah’ı tesbih amacı ile dile getirilir?               (Nasr 1-3. ayetler)

a)Şükür          b)Hamd       c)Minnet       d)Tefekkür

 

 

26- Hutame’ye (acısı tâ yüreklere işleyecek, Allah’ın tutuşturulmuş (asla sönmez) ateşine) atılacak kişinin özellikleri arasında aşağıdakilerden hangisi sayılmamaktadır?                                                                                                                (Hümeze 1-7. ayetler)

 

a) Kaş ve göz işaretleriyle alaycı davranışta bulunmak     

b)Müslümanları aldatmak

c) İnsanları arkadan çekiştirip küçük düşürmek       

d)Mal toplayıp durmadan saymak

 

 

27- İnşirâh sûresinin 5. ve 6. âyetlerinde iki kez tekrarlanan zorluklarla ilgili kural aşağıdakilerden hangisidir?

                                                                                                                                              (İnşirâh 5-6. ayetler)

a) Muhakkak güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
b) Her zorluk bir rahmeti davet eder.
c) Zorluklar hoşumuza gitmese de, mutlaka onda bir hayır vardır.
d) Zorluklarla mücadele edenlere, er ya da geç mutlaka bir mükâfat vardır.

 

 

28- Mekke döneminde nâzil olmuştur. Sekiz âyettir. Adını ilk âyetteki aynı kelimeden almıştır., “çokluk ve çoklukla övünmek” anlamına gelen sure aşağıdakilerden hangisidir?

 

A) Tekâsür Suresi                 B) Alak Suresi                    C) İnşirah Suresi                   D) Kadir Suresi

 

 

29- Hz. Peygamber'in amcasi olmasina rağmen ona muhalefet edenlerin başinda gelen ve Kur'ân-i Kerîm'de kendisinden " Elleri kurusun (o kahrolsun), hem kahrolacak da!. Malı ve kazandığı (şeyler) ona fayda vermedi. (O) alevli bir ateşe girecektir." şeklinde bahsedilen kişi aşağidakilerden hangisidir?                                                                                                                             (Tebbet 1-3. ayetler)


a) Ebû Cehil

b) Ebû Süfyan
c) Velid b. Muğîre

d) Ebû Leheb

 

 

30- Aşağıdakilerden hangisi Fatiha suresinin mealinde geçen ayetlerden değildir?     (Fatiha 1-7. ayetler)

 

a) (O) Rahmân’dır (dünyada bütün yaratıklara bol merhamet edendir), Rahîm’dir (âhirette yalnız mü’minlere acıyıp mağfiret edecek olandır).
b) Ancak sana ibadet ederim ve ancak senden yardım dilerim.
c) Bizi doğru yola (İslâm’a) ilet (İslâm ile yaşat).
d) Hamd(in övme ve övülmenin her türlüsü), âlemlerin (tek) Rabbi olan Allah’adır.

 

AHZAB - YUNUS SURELERİ MEALİ TEST SORULARI VE CEVAPLARI (9. HAFTA)

  1- Ahzab sûresinin 59. âyeti ile mü’min kadınlara getirilen emir aşağıdakilerden hangisidir?                                 (Ahzab 59. ayet)


a)    Gözlerini harama bakmaktan sakındırmaları.
b)    (Dışarı çıkarken) dış
elbiselerini üzerlerine iyice giyinip örtmeleri.
c)     Birbirlerini arkadan çekiştirip, gıybet etmemeleri.
d)    Seslerini Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmemeleri.

 


2- “Allah ve melekleri, Peygamber'e salât ederler” buyrulan Ahzab sûresinin 56. ayetinde, müminlerden ne yapmaları istenmektedir? (Ahzab 56. ayet)

a)    Onunla birlikte hareket etmeleri ve kendilerinden öncekiler (Ehl-i Kitap) gibi davranmamaları.
b)    Ona ve eşlerine karşı sadık olup, ona itaat etmeleri.
c)     Tam bir teslimiyetle O’na salât ve selam getirmeleri.
d)    Peygamber kendilerine ne verdiyse onu alıp, neleri yasakladıysa ondan da sakınmaları.

 
3- “
Doğrusu biz emaneti (emir ve yasakları) yerine getirme sorumluluğunu .................... arz (ve teklif) ettik de (onlar) bunu yüklenmekten kaçındılar ve on(un getireceği sorumluluk)tan korktular da onu insan yüklendi. (Eğer bunun gereğini yapmaktan kaçınırsa) cidden o çok zalim, çok cahil (demek)tir.”                                                                                                                                                                    (Ahzab 72. ayet)

Yukarıda boş bırakılan yerde emanet sorumluluğunu yüklenmekten çekinen varlıkların adları geçmektedir. Bunlar aşağıdakilerden hangileridir?

A)      Hayvanlar ve bitkilere
B)      Cinler ve meleklere
C)      Gökler, yer ve dağlara
D)      Hepsi

 

4- Ahzâb sûresinin 32-34 âyetlerinde, Hz. Peygamber(as)’in eşlerine seslenilerek, uymaları gereken çok önemli bazı islâmi kurallar hatırlatılmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bunlar arasında yer almamaktadır?                             (Ahzâb 32-34.ayetler)



a) (Yabancı erkeklere karşı) edalı ve cilveli konuşmayın. Sonra kalbinde bir hastalık (kötü duygu) bulunan kimse, umuda kapılır (ve kendine bir pay çıkarır).

b) (Çoğu zaman, vakarla) evlerinizde oturun. Dışarıya da evvelki câhiliye zamanı/İslâm öncesi kadınlarının çıkışı gibi süslenip kendinizi teşhir ederek çıkmayın.

c) Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah’a ve Resûlü’ne itaat edin. Evlerinizde okunan Allah’ın âyetlerini ve hikmeti hatırda tutun.

d) Eski cahiliye dönemindeki gibi birbirinizi kıskanmayın, Allah’ın Resulü’ne eziyet ve sıkıntı vermeyin

 


5- Ahzab sûresinin 37. âyetinde, Peygamber Efendimizin yaşadığı bir olay sebebiyle geçersiz kılınan Arap geleneği aşağıdakilerden hangisidir?                                                                                                                                                                      (Ahzab 37. ayet)

a)    Haram aylarda savaş yapılmaması.
b)   
Evlatlıkların, kendilerinden ilişkisini kestiği hanımları nikâhlamanın mü’minlere haram sayılması.
c)     Hac mevsiminde hacılara yemek dağıtma âdeti.
d)    Kölelerin hürriyetlerine kavuşmaları için, onlarla yapılan anlaşma.



 6- Ahzab sûresinin 4 -5-6. âyetlerinde, insanların bir takım yanlış inanışları: “Bunlar sizin dillerinize doladığınız boş sözlerdir” denilerek reddedilmiştir. Aşağıdakilerden hangisi burada reddedilen yanlış cahiliye inanışlarından biri değildir?                                (Ahzab 4-6. ayetler)

a)    Evlatlıkların öz çocuklar gibi olması.
b)    Evlatlıkların babalıklarına nispet edilmesi.
c)    Kişinin
zıhar yaptığı eşinin (:“Sen bana artık, annemin sırtı, yani annem gibisin.” dediğiniz) kendi annesi gibi sayılması.
d)    Peygamber eşlerinin müminlerin annesi sayılması.

 

7- Ahzab Sûresi’nin 59. âyetinde Yüce Allah, peygamberimize, hanımlarının, kızlarının ve mü’min kadınların dışarı çıkarken dış elbiselerini üzerlerine iyice giyinip örtünmelerini söylemesi isteniyor.          (Ahzab 59. ayet)

 Âyette bunun hikmeti ne olarak açıklanıyor?  

           

 a)Tanınmalarını sağlar.

b)Erkeklerden ayırt edilmelerini sağlar.

c) Bu, onların (cariye veya hafifmeşrep değil, şerefli ve namuslu) bilinmelerine, (cinsel) taciz/sarkıntılık edilmemelerine daha elverişlidir.

d)Saygınlık kazandırır.

 

8- Ahzab Sûresi’nin 36. âyetinde, Allah ve resulü bir işte hüküm verdiği zaman, o işte inanmış bir erkek ve kadın için nasıl bir durumun söz konusu olduğu belirtiliyor?                (Ahzab 36. ayet)

 

a) Seçme hakkı vardır.

b) Kendi (arzu ve heves)lerine göre (başka) tercih hakkı yoktur.

c) İstişare hakları vardır.

d) İtiraz hakları vardır.

 

9- Allahu Teâlâ, Ahzab Sûresi’nin 30. âyetinde, kimlerin çirkinliği aşikar bir günah işlediğinde azaplarının iki katına çıkacağı uyarısında bulunuyor?                                                                                                                                                                                               (Ahzab 30. ayet)

a) Peygamber hanımları.

b) Suffe ashabı.

c) Ehli beyt.

d) Aşerei Mübeşşere (Cennetle müjdelenen on kişi)

 

10- Hz. Musa’ya (başlangıçta) kavminin bir kısım gençlerinden başkasının inanmamasının  sebebi aşağıdakilerden hangisidir?       (Yunus 83. ayet)

 

 

a)       Hz. Musa’nın peygamber mi yoksa güçlü bir büyücü mü olduğunu bilememeleri

b)       Büyücülerin ve büyünün şerrinden korkmaları

c)       Firavun ve ileri gelen (zorba)ların kendilerine işkence yaparlar diye korkmaları

d)       Firavununda gerçek bir ilah olduğuna inanmaları

 

11-  Aşağıdakilerden hangisi (azabın geleceğini sezip hemen tevbe ve) iman edince, azaptan kurtulan topluluktur?                  ( Yunus 98. ayet)

 

a)       Hz. Şuayb’ın kavmi

b)       Hz Nuh’un kavmi

c)       Hz Lut’un kavmi

d)       Hz. Yunusun kavmi

          

12-   Allah gökleri ve yeri kaç günde (devrede) yaratmıştır?                                                ( Yunus 3. ayet)

 

a)       üç             b)       altı            c)       yedi           d)       dokuz

 

13-    Müminlerin cennetteki duaları “(Allah’ım! Seni anar ve seni her türlü noksanlıktan tenzih ederiz) demeleridir. " Orada (birbirine iyilik) temennileri: “Selâm” şeklindedir. Dualarının sonu ise aşağıdakilerden hangisidir?                                              ( Yunus 10. ayet)

 

a)       Alemlerin rabbi olan Allah’a hamdolsun.

b)       Bize dünyada da ahirette de iyilik ver

c)       Beni ve ana babamı bağışla

d)       Bizi, sana teslim olanlardan eyle

 

14-     “Onların çoğu, ........ başkasına uymuyor(lar). ....... ise (ilim ve) gerçekten hiçbir şey ifade etmez. Hiç şüphesiz, Allah yaptıkları şeyleri hakkıyla bilendir.” ayet mealinde müşriklerin çoğunun uydukları bildirilen şey aşağıdakilerden hangisidir?                                ( Yunus 36. ayet)

 

a)       şeytan               b)       tağut                     c)       zan                    d)       nefis

 

15-  “...................... misali gökten indirdiğimiz suyunki gibidir ki, insanların ve hayvanların yediği yeryüzü bitkileri onunla karış(ıp yetiş)ir. Nihayet yeryüzü (bitkilerle) ziynetini takınıp süslendiği, sahiplerinin de (o mahsulü biçmek ve toplamak için) ona muktedir olduklarını zannettikleri bir sırada, geceleyin veya gündüzün o yere emrimiz/hükmümüz (afet) geliverir de, sanki dün (bitkilerle hiç) zengin olmamış gibi orayı (kökünden) biçilmiş hâle getiririz.”       (Yunus 24. ayet)

 

Yukarıdaki ayet mealinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

 

a)       Ahiret hayatının

b)       Kıyametin kopmasının

c)       Kabirden kalkışın

d)       Dünya hayatının

 

16-  Kendilerine, kavimleri için Mısırda evler hazırlamaları, evlerinde namazı dosdoğru kılmaları ve müminleri kurtulacaklarına dair müjdelemeleri emredilenler kimlerdir?                                                                                                                                                         ( Yunus 87. ayet)

 

a)       Hz. Musa ve kardeşi

b)       Hz. İbrahim ve oğlu

c)       Hz. Yusuf ve babası

d)       Hz. İsmail ve kardeşi

 

17-  Firavun’un, denizde boğulma durumuna geldiğinde iman edip etmediği konusunda aşağıda belirtilenlerden hangisi doğrudur?   ( Yunus 90. ayet)

 

a)       Firavun iman ettiğini ve Müslümanlardan olduğunu söylemiştir

b)       Firavun’un imanı kabul edilmiştir

c)       Firavun inadından dolayı iman etmemiştir

d)       Firavun, kendi kavminin ayıplamasından çekindiği için iman etmemiştir.

 

  18- Hz. Musa, firavunun ve ileri gelenlerin sahip olduğu mallar ve ziynetler hususunda rabbine nasıl dua etmiştir?              ( Yunus 88. ayet)

 

a)       Aynısını kendisine ve kardeşi hz. Harun’a da vermesini istemiştir

b)       İsrailoğullarına da zenginlikler ihsan eylemesini istemiştir

c)       Belki iman ederler diye firavuna ve çevresindekilere daha çok mal vermesini istemiştir

d)      Onların mallarını silip belirsiz hâle getir (yok et) mesini ve kalplerini şiddetle daraltmasını istemiştir

 

19-  İsrailoğulları ne zaman ayrılığa düştüler?                                                                      ( Yunus 93. ayet)

 

a)       Kendilerine kudret helvası ve bıldırcın verildiğinde

b)       Filistin şehrine girer girmez

c)       Kendilerine ilim geldikten sonra

d)       Tabut’u bulduktan sonra

 

20-  Güzel davrananlara ve kötü işler yapıp da onları önemsiz sayanlara Allah’ın vereceği karşılık aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?                                                                                                                                                                    ( Yunus 26-27. ayetler)

 

a)       Güzel davrananlara da kötü davrananlara da yaptıklarının aynısıyla karşılık verilir

b)       Her ikisine de hiçbir karşılık verilmez

c)       Güzel davrananlara da yaptığının aynısıyla, kötü davrananlara fazlasıyla karşılık verilir

d)       İyilik edenler ve iyi davrananlara daha güzeli ve ziyadesiyle karşılık verilir. Onlar cennet ehlidirler ve orada ebedî kalacaklardır. Kötülük (günah) kazan(ıp da onları önemsiz say)anların cezası, yaptıkları kötülük kadardır; kendilerini de bir hakirlik (zillet) kaplayacaktır. Onlar cehennem ehlidirler, orada ebedî kalacaklardır.

 

21-  Bir darlık dokunduğunda Allah’a yalvarıp yakaran insanın bu sıkıntısı giderildikten sonra sergilediği hangi tavır eleştirilmektedir? ( Yunus 12. ayet)

 

a)       Şükür ifadesi olarak sadaka vermesi

b)       Daha önce hiç yakarmamış gibi hareket etmesi

c)       Allah için herhangi bir şey kurban etmemesi

d)       Allah’tan, başka isteklerde bulunması

 

22- “İyi bilesiniz ki göklerde ve yerdekiler(in hepsi) şüphesiz Allah’ındır. Allah’tan başkalarına tapanlar bile (gerçekte Allah’a) ortak yaptıklarına tâbi olmazlar. Onlar ancak .............uymakta ve sadece yalan uydurup söylemektedir.”                                                     (Yunus 66. ayet)

 

Ayet mealinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

 

             a)Büyüklerin                       b)Bilginin                        c)Zan ve tahmin                         . d)Hevanın.

 

23- Yunus Sûresi’nin 3. âyetine göre, şefaat hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?                      (Yunus 3. ayet)

 

a) Şehitler, ailelerinden 70 kişiye şefaat edecektir.

b) Allah’ın veli kulları kendilerine uyanlara şefaat edecektir.

c) O’nun izni olmadan hiçbir şefaatçi (şefaatte) bulunamayacaktır.

d) Peygamberler tüm insanlara şefaat edecektir

 

24- Kur’anı Kerim’in geneli göz önüne alındığında, kendilerine azap gelmeden hatalarını anlayıp, iman eden kavim aşağıdakilerden hangisidir?

 

a) Salih’in kavmi.

b) Yunus’un kavmi.

c) Hud’un kavmi.

d) Lut’un kavmi.

 

25- Yûnus Sûresi’nin 11.âyetine göre, şayet Allah insanların hayrı çabukça istedikleri gibi, şerri de (istediklerinde) acele verseydi, ne olurdu?

                                                                                                                                                                              (Yûnus 11. ayet)

a) Ömürleri kısa olurdu
b) Ecellerinin gelmesine hükmedilirdi
c) Sahip oldukları nimetleri kaybederlerdi
d) Sonrakilere ibret olurlardı

 


26- "Onlar, Allah’ı bırakıp kendilerine ne zarar ne de fayda sağlayan şeylere taparlar ve: “.........................” derler. De ki: “Siz Allah’a, göklerde ve yerde O’nun bilemeyeceği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?” O, onların ortak tuttukları şeylerden çok uzak ve yücedir."        (Yunus 18. ayet)

Yunus Sûresi’nin 18.âyetine göre kendilerine ne yarar sağlayan nede zarar verebilen şeylere tapanlar, ayet mealinde boş bırakılan yerde nasıl bir gerekçe ileri sürüyorlardı?           

 

a) Bunlar, Allah yanında şefaatçilerimizdir
b) Bunlarla biz Allah’a yakınlaşacağız
c) Biz atalarımızdan hep böyle gördük
d) Bunlar, bizim kurtarıcılarımızdır

 

 

MÜMİNUN-HUCURAT-YASİN-İBRAHİM-ZÜMER-HAŞR SURELERİ MEALİ TEST SORULARI ve CEVAPLARI (8. HAFTA)

 

1-   Birden fazla ilah olsaydı evrenin işleyişiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?                  (Müminun 91. ayet)


a-      Evren her açıdan daha zengin olurdu

b-      Daha iyi idare edilirdi.

c-       Her ilah görev paylaşımı yapardı.

d-      Her ilâh kendi yarattığını (alıp) götürür ve onlar birbirlerine üstün gelmeye çalışırdı. Her ilah diğerlerine üstün gelmeye çalışırdı.


2-   Ümmetlerin eceli hakkında aşağıda belirtilenlerden hangisi doğrudur?                          (Müminun 43. ayet)

a-      Ümmetler ecellerini kendi iradeleriyle öne alabilirler yahut geciktirebilirler.

b-      Sadece güçlü olanlar, kendi ecellerini kendileri tayin edebilirler.

c-      Güçsüz toplumların ecelleri, güçlülerin iradesine bağlıdır.

d-      Hiçbir ümmet ecelini ne öne alabilir, ne de (onu) erteleyebilir.



3- Aşağıdakilerden hangisi Hz. Musa’nın kardeşidir?                            ( Müminun 45-46. ayetler)


a-      Hz. Yusuf

b-      Hz. Harun

c-      Hz. İshak

d-      Hz. Zekeriyya


4- Allah cehennemliklere “ yeryüzünde kaç sene kaldınız?” dediğinde cevapları ne olur?           ( Müminun 112-113. ayetler)


a-       Bir gün yahut günün bir kısmı kadar

b-       Bir ay kadar yada daha az

c-       Bir sene kadar yada daha az

d-       Bir saat yada daha

 

5- Aşağıdakilerden hangisi hayvanların Kur’an-ı Kerim’de sayılan faydalarından biri değildir?         (Müminun 21-22. ayetler)


a-       Sütlerinden içilebilmesi

b-       Etlerinin yenilebilmesi

c-       İnsanlara yoldaşlık etmeleri

d-       Binek olarak kullanılmaları

 


6. Müminlere, fâsık (yalancı/günahkâr) bir adamın getirdiği haber konusunda nasıl bir tavır takınmaları emredilmektedir?       ( Hucurat 6. ayet)

a) Yalan söylediğine hükmetmeleri

b) Doğru söylediğine güvenmeleri

c) Duymamış gibi davranmaları

d) Doğruluğunu araştırmaları


7. Bir kısmı günah olduğu için kendisinden çokça sakınılması emredilen şey aşağıdakilerden hangisidir?        (Hucurat 12. ayet)

           a) Şirk            b) Fısk
                  c) Takva                    d) Zan

 

8. "Birbirinizin gizli kusurunu (casus gibi) araştırmayın ve biriniz, diğerini çekiştirmesin." emrinden sonra bunu yapmak neye benzetilmektedir?                  (Hucurat 12. ayet) 

a) Ölmüş kardeşinin etini yemeye 
b) Kendini öldürmeye 
c) Cehenneme odun taşımaya 
d) Arkadaşını uçurumdan yuvarlamaya 



9. Hucurat suresi13. ayette insanların kavimlere ve kabilelere ayrılmasının hikmeti aşağıdakilerden hangisiyle açıklanmıştır?         (Hucurat 13. ayet)

a) Birbirlerine iş gördürebilmeleri

b) Birbirlerine üstünlük kurabilmeleri

c) Birbirlerinin zararını defedebilmeleri

d) Birbirleri ile tanışmaları


10. İman ettik." demelerine rağmen "De ki: “Siz (gönülden) iman etmediniz. (Fakat:) ‘Müslüman olduk/teslim olduk’ deyin. Henüz iman kalplerinize (tam) girmedi. Eğer Allah’a ve Resûlü’ne (tam) itaat ederseniz (imanınız sahih ve kâmil olur); " şeklinde haklarında bilgi verilenler aşağıdakilerden hangisidir?                    (Hucurat 14. ayet) 

                    a) Münafıklar                b) Bedevî Araplar                    c) Yahudiler                   d) Mecusîler

 

11. Müminlerin Hz. Peygamber'le konuşma adabı hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?              (Hucurat 2. ayet) 

a) Ayakta durmalı, onunla konuşurken kesinlikle oturmamalıdırlar. 
b) Yüzüne bakmadan, başlarını önlerine eğerek konuşmalıdırlar. 
c) Sadece onun sorduğu sorulara cevap vermeli, başka bir şey konuşmamalıdırlar. 
d) K
onuşurken birbirlerine bağırdıkları gibi (çağırmak için) ona bağırmamalıdırlar.

.


12. Müminlerden iki topluluk birbirleriyle vuruştukları zaman diğer inananların onlara nasıl davranmaları emredilmektedir?             (Hucurat 9. ayet) 

a) Hangi taraf zayıfsa onlara yardım etmeleri 
b) Hangi taraf güçlüyse onların yanında yer alıp savaşı bir an önce bitirmeleri 
c) Hemen aralarını düzeltmeye çalışmaları, eğer onlardan biri, hâlâ (Allah’ın hükmüne boyun eğmeyip) diğerine saldırırsa, Allah’ın emrine dönünceye kadar saldırana karşı savaşmaları, eğer (Allah’ın emrine) dönerse, aralarını adaletle düzeltmeye çalışmaları 
d) Hiçbir şekilde taraf olmamaları 


13- " Allah’ın size rızık olarak verdiği şeylerden (Allah rızası için fakirlere) harcayın.” denildiği zaman .................., inananlara: “Allah’ın dilediği takdirde yedireceği kimseye biz mi yedirecekmişiz? Siz ancak apaçık bir sapıklık üzeresiniz.” diye inananlara karşılık verenler kimlerdir?       (Yasin 47. ayet)



                      a) Küfre Sapanlar                 b) İman edenler                  c) Bedevîler                      d) Yahudiler



14- " Sizi annelerinizin karınlarında; ..... karanlık içinde (nutfeden başlayarak) bir yaratıştan öbür yaratışa (geçirerek) yaratıp duruyor. İşte ancak bu(nları yapan) Allah, Rabbinizdir (başkası değil). Mülk O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Böyle iken nasıl (O’na iman ve itaatten) çevriliyor (başka rabler ediniyor, onlara kulluk ediyor)sunuz? âyet meâlinde boş bırakılan yere aşağıdaki sayılardan hangisi getirilmelidir?    (Zümer 6. ayet)


                         a) Üç                       b) Beş                               c) Yedi                           d) Dokuz



15. "Biz O’na (Peygamber’e) ...... öğretmedik. (Bu) ona yakışmaz da. O(nun getirdiği) bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dan başkası değildir." âyet meâlinde Hz. Peygamber'e öğretilmeyen ve zaten ona yakışmayacak olan şey aşağıdakilerden hangisidir?             (Yasin 69. ayet)


                          a) Çobanlık                      b) Şiir                           c) Okuma yazma                      d) Ticaret




16- " Eğer küfre saparsanız, şüphesiz Allah’ın siz(in imanınız)a ihtiyacı yoktur. Bununla beraber kulları için ............. razı olmaz.”       (Zümer, 7. ayet)

Âyet mealine göre, boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

 

                   a)Küfre                          b)Zulme                     c)Günah işlemelerine                      d)Sıkıntıya düşmelerine.

 

17- İbrahim Sûresi’nin 31. âyetinde, "İman eden kullarıma söyle: Namazı dosdoğru kılsınlar, içinde ne bir dostluğun ne alışverişin bulunduğu bir gün gelmeden evvel, ......................" Allahu Teâlâ kendsinde ne dostluk , ne de alışveriş bulunan bir gün gelmeden önce kullarından hangi önemli ameli yapmalarını istiyor?      (İbrahim 31. ayet)

 

a) Allaha ve peygambere inanmalarını

b) Allah yolunda canlarıyla ve mallarıyla cihad etmelerini.

c) Allah ve resulüne iman etmelerini ve akrabalarını gözetmelerini.

d) Kendilerine rızık olarak verilen şeylerden (Allah yolunda) gizli ve açık olarak infak etmelerini (harcamalarını)

 

18- İbrahim sûresinin 41. âyetinde geçen, “Ey Rabbimiz! Hesabın görüleceği kıyamet gününde beni, annemi, babamı[12] ve tüm mü’minleri bağışla.” duasını hangi Peygamber yapmış olabilir?                                   (İbrahim 41. ayet)

a)    İbrahim (a.s)
b)    İsmail (a.s)
c)    Süleyman (a.s)
d)    Yahya (a.s)



19- Yasin sûresinin 69–70. âyetlerine göre, Kur’an’ın gönderiliş amacı aşağıdakilerden hangisidir?                   (Yasin 69-70. ayetler)

a)    Kalbi ve ruhu diri olan kimseleri uyarmak ve kâfirlere/inkâr edenlere (Allah’ın azap) sözü hak (gerçekleşmiş) olması için
b)    Kalpteki sıkıntılara şifa olması için.
c)    Âlemlere rahmet olması için.
d)    Diri olanları uyarmak için.

 

20- Yasin sûresinin 13–14. âyetlerinde, “Onlara, şu şehir halkını misal getir: Hani onlara elçiler gelmişti. İşte o zaman biz, onlara iki elçi göndermiştik. Onları yalanladılar” buyrulmaktadır.                                (Yasin 13-14. ayetler)

Âyetlere göre, bu iki elçiyi yalanlayan kavme ne yapılmıştır?

a)    Üçüncü bir elçi daha gönderilmiştir.
b)    Aşağılık maymunlara çevrilmişlerdir.
c)    Üzerlerine taş savuran bir fırtına gönderilmiştir.
d)    Zengin ve şımarık ileri gelenlerin şah damarları kesilmiştir.

 

21- Zümer Sûresi’nin 60. âyetinde Allah (c) Peygamber’e (s)hitaben: “Allah’a karşı yalan uyduranları kıyamet gününde, görürsün. (Allah’a karşı) kibirlenenler için cehennemde yer mi yok?Kıyamet günü, Allah’a karşı yalan söyleyenleri ……… görürsün.”buyurmuştur.        (Zümer 60. ayet)
Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?


           a) Yüzleri kapkara bir halde               b) Pişmanlık içinde                  c) Başlarının eğik                      d) Suçluluk duygusu içinde

 

22- Zümer Sûresi’nin 73. âyetinde: “Rablerine saygı duyup emrine uygun yaşayanlar ise, bölük bölük cennete sevkedilecekler. Nihayet oraya gelip de kapıları açılınca, (cennetin) bekçileri onlara: ......................“ diyecek.                                                        (Zümer 73. ayet)

Bu âyetin devamı aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru olarak verilmiştir?

a) Size (Allah’tan) selam olsun, tertemizsiniz. Artık ebedî olarak buraya girin!
b) Dilediğiniz kadar burada esenlikle kalmak üzere hoş geldiniz, girin firdevs cennetine.
c) Siz gerçekten kurtuluşa erenlerden oldunuz, girin na’im cennetine, orada sizin
için sonsuz bir hayat var.
d) Siz gerçek kazananlardan oldunuz, sizin için adn cenneti var, dilediğiniz kadar kalın.

 

23- İbrahim Sûresi’nin 7. âyetinde “Hani Rabbiniz, (size) şöyle bildirmişti: “Andolsun ki eğer şükrü yerine getirirseniz, elbette size (nimetimi) artırırım. Eğer ............ ederseniz hiç şüphesiz azabım çok çetindir.” buyrulmaktadır                                           (İbrahim 7. ayet)

Âyette boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

                          a) Cimrilik                         b) Kötülük                            c) İsyan                           d) Nankörlük

 

24- İnsanların kendilerine kötülük yapmalarında aşırı gitmeleri ne demektir?         (Zümer 53. ayet)

a) Şirk ve inkar hariç günahlar içerisinde bulunmaları  

b) Ticarete dalmaları

c) Dünya sevgisine kendilerini kaptırmaları       

d) Mal ve evlat sevgisine düşmeleri

 

25- Zümer sûresinin 24. âyetinde cehennemlik zalimlere nasıl denilecek?                              (Zümer 24. ayet)

a) Kazandıklarınızı(n karşılığını) tadın
b) Zalimler için yaşasın cehennem
c) Sonsuza kadar buradasınız
d) İşte yalanlamanın sonu

 

26- Mü’minûn sûresinin 71. âyetine göre Eğer gerçek(ler), onların batıl arzularına uysa (onlara göre olsa) idi ..........ne olurdu?  (Mü’minûn 71. ayet)

a) Mesaj daha çok insana ulaşabilirdi
b) Gökler, yer ve onların içinde bulunan kimseler(in düzeni) mutlaka bozulup (helake) giderdi
c) Peygamberler zorluk çekmez, onları sonra ikna ederdi
d) Göklerde ve yerde yeni bir düzen kurulurdu


27- İnkârcıların şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?” sualine Yâsîn sûresinin 79. âyetinde Rabbimiz nasıl cevap vermektedir?       (Yâsîn 79. ayet)


a) Bir şey yaratmak istediği zaman O’nun yaptığı “ol” demekten ibarettir, hemen oluverirdir?
b) (Resûlüm!) De ki: “Onları ilk defa yaratan diriltecek. O, her yaratmayı bilendir."
c) Allah’ın her şeye gücü yeter
d) Gökleri ve yeri yaratan, onların benzerini yaratmaya kadir değil mi

 

28-İbrâhim sûresinin 21. âyetine göre, hesap gününde herkes Allah (cc)'ın huzuruna çıktığında güçsüzler taifesi, büyüklük taslayan (yönetici ve önder)lere: “Doğrusu biz (dünyada dine aykırı işlerde) size uymuştuk, şimdi siz, Allah’ın azabından (herhangi) bir şeyi bizden giderebilir misiniz? diyecekler." buyurulmaktadır. Ayette zayıfların tabi olduğu o büyüklük taslayanlar onlara nasıl cevap verdiğinden bahsedilmektedir? (İbrâhim 21. ayet)


a) “Allah’ın rahmetinden ancak kâfirler ümit keser, sabredin biraz.”
b) “Allah’ın azabı bize sayılı günlerde dokunacak, sonra hepimiz kurtuluşa ereceğiz.”
c) “Eğer Allah bizi doğru yola eriştirseydi, biz de sizi doğru yola götürürdük. Artık sızlansak da sabretsek de bizim için birdir; kaç(ıp sığınıl)acak bir yerimiz yoktur.”
d) “Allah size düşünüp akledecek kadar bir ömür vermedi mi? Doğruya neden tâbi olmadınız?”


29- "(Yahudileri harbe teşvik eden münâfıkların durumu da) şeytanın hali gibidir. Çünkü o insana: “İnkâr et” der, (insan) inkâr edince de: ........................................... der."                                                                                                                                                               (Haşr 16. ayet)

Haşr sûresinin 16. âyetinde Allah (cc), şeytanı münafıkların durumunu açıklayıcı bir misal olarak vermiştir. Bu misale göre “şeytan insana “inkar et” der ve insan inkar edince de ayetin devamına göre şeytan insana ne der?
              

a) Hakikaten ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.
b) Az kalsın sen beni de saptıracaktın!
c) Ben seni aldatmasam da sen yine inkâr edecektin!
d) Ahirette ben sana yardım edeceğim!

 

 

30- "(Kıyamet kopunca, ilk) Sûr’a üflenecek, artık Allah’ın dilediği (melekleri)nden başka,.............olanlar düşüp ölecektir. Sonra ona bir daha üflenecek, onlar hemen (dirilip) ayakta bakınıp duracaklar." âyet meâlinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?      (Zümer 68. ayet)


             a) Karada ve denizde                 b) Canlı ve cansız                  c) Gökte ve yerde                d) Dünyada ve berzahta



31-
İnkârcılara "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorulduğunda cevapları ne olmaktadır? (Zümer 38. ayet)

a) Kendiliğinden meydana gelmişlerdir.
b) Allah yaratmıştır.
c) Tesadüfen oluşmuştur.
d) Bütün varlıklar ezelden beri zaten vardır.

 

 

32- "Rablerini inkâr edenlerin/küfre sapanların durumu şudur: Onların yaptıkları (iyi) işler, tıpkı .............. (yığının)a benzer. (Onların) kazandıklarından hiçbir şey ellerine geçmez. İşte, (haktan) uzak olan sapıklık budur." (İbrahim 18. ayet)

Rablerine karşı nankörlük edenlerin işlerinin kendilerine bir fayda sağlamayacağı ayet mealinde boş bırakılan alandaki hangi benzetmeyle anlatılmaktadır?

a) Fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu bir kül
b) Okyanusta ilerlemeye çalışan bir sal
c) Büyük alevler üzerine dökülen bir bardak su
d) Korkunç bir gürültünün arasındaki kuş sesi

 

 

33- "Kökü (yerde) sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaç" ifadesiyle aşağıdakilerden hangisi anlatılmaktadır?        (İbrahim 24. ayet)


                a) Güler yüz             b) Güzel söz            c) Takva                  d) Sadaka

 



34- Gövdesi yerin üstünden kolayca kesilip koparılan, bu sebeple yerinde durması mümkün olmayan kötü bir ağaca benzetilen şey aşağıdakilerden hangisidir?       (İbrahim 26. ayet)


            a) Amelsiz iman               b) Faydasız ilim            c) Asık yüz               d) Kötü söz

 

 

35- "Ey Rabbim! Beni ve neslimden (gelenleri) de namazı gereği gibi kılanlardan eyle. Ey Rabbimiz! Duamı kabul buyur.” diye dua eden peygamber aşağıdakilerden hangisidir?                                                                 (İbrahim 40. ayet)

            a) Hz. Nûh                b) Hz. İbrâhim             c) Hz. İshâk             d) Hz. Süleymân

 



36- Peygamberlerin konuştukları dille ilgili aşağıda belirtilenlerden hangisi doğrudur?              (İbrahim 4. ayet)

a) Bütün peygamberler, Arapça konuşuyorlardı.
b) İsrâiloğulları'na gelenler Ibranice, diğerleri Arapça konuşuyorlardı.
c) Hz. Ibrâhim ve Hz. Mûsâ hariç diğerleri Arapça konuşuyorlardı.
d) Her peygamber, gönderildiği toplumun diliyle konuşuyordu.


                                                     

                                                     RAD - NAHL - TAHA SURELERİ MEALİ TEST SORULARI (8. HAFTA)

 

1- Ra’d sûresinin 14. âyetinde, Allah (cc) dışındakilere el açıp dua edenlerin durumu neye benzetilmektedir?                (Ra’d 14. ayet)

a) Boş olan kuyudan su almak için kap sarkıtmaya
b) Ellerini suya doğru (boşlukta) açıp da suyun ağzına ulaşmasını bekleyen birinin durumuna
c) Olmayacak duaya âmin demeye
d) Körle görenin kavramasına



2- Allahu Teâlâ, akıl sahibi mü’minlerin Adn cennetlerine, sâlihlerden olan bazı yakınlarıyla birlikte gireceklerini bildirir.                 (Ra’d 23. ayet)

Bu yakınlar kimler olabilir?

a)    Babaları-anneleri-çocukları.
b)    Babaları-anneleri-eşleri.
c)    Babaları-eşleri-çocukları.
d)    Babaları-dedeleri-çocukları.


 

3- Muhakkak ki bir toplum özlerini (iç dünyalarını ve güzel ahlaklarını) değiştirip bozmadıkça, …………………………ayet mealinin devamında Allah’ın nasıl davranacağı açıklanmaktadır?                                                                                                                                    (Rad 11. ayet)

a) Allah onlara hidayet vermez

b) Allah onlara zulmetmez

c) Allah da onların durumunu değiştirip bozmaz.     

d) Allah onlara rızık vermez.

 

4- Ra’d Suresi 28. ayete göre kalpler ancak ne ile huzur bulur?                                                        (Rad 28. ayet)

A)      Allah’a şükretmekle
B)      Allah’ı anmakla
C)      Zorluklara sabretmekle
D)     İnsanlara iyilik yapmakla

 

5- Allahu Teâlâ, Nahl Sûresi’nin 80-81 âyetlerinde kullarına vermiş olduğu çeşitli nimetler arasında evlerimizi de saymaktadır. Allahu Teâlâ evlerimizden bahsederken onları bizim için ne yaptığını söylüyor?                                                                                (Nahl 80-81. ayetler)

 

a) Ünsiyet yeri.

b) Namazgâh.

c) Oturulacak (ve dinlenilecek) bir yer

d) Huzur yeri.

 

6- Nahl Sûresi’nin 99. âyetine göre, iman edip de Rablerine tevekkül edenler üzerinde Şeytanın tesir gücü yoktur. Aynı sûrenin 100. âyetine göre, şeytanın kimler üzerinde tesir gücü vardır?                                 (Nahl 100. ayet)

 

a) İçki ve kumar oynayanlar üzerinde.

b) Namaz kılmayanlar üzerinde.

c) Onu dost edinenler ve onunla ‘Allah’a ortak koşanlar üzerinde.

d) Sözünden dönenler üzerinde.

 

7- Nahl Sûresi’nin 28. âyetinde “(Ama, Allah’ın emirlerini hiçe sayıp küfür ve şirk yoluna saparak) kendilerine zulmederlerken meleklerin canlarını alacağı kimseler (ölüm anında): ...................... diyerek teslim olur (merhamet umar)lar. Hayır! Şüphesiz ki Allah, yapmakta olduğunuz şeyleri hakkıyla bilendir.”                                                                                                       (Nahl 28. ayet)

Âyette boş bırakılan yeri tamamlayınız?

a) Biz inkâr etmiyorduk
b) Biz hiç fenalık yapmazdık
c) Biz ortak koşmuyorduk
d) Biz iman etmiştik

 

8- Nahl Sûresi’nin 98. âyetinde “………..., o kovulmuş/lanetlenmiş şeytandan Allah’a sığın (“Eûzû billâhi mine’şşeytâni’rracîm” de).” buyrulmaktadır.                                                                                                                                                                     (Nahl 98. ayet)

Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

a) Abdest aldığın zaman
b) Bir işe karar verdiğin zaman
c) Kur’an’ı oku(mak iste)diğin zaman
d) Rabbine dua edeceğin zama


9- Nahl Sûresi’nin 25. âyetinde “(Böyle söylemeleri ve günahlara rehberlik etmeleri) kıyamet gününde, hem kendi günahlarını tam olarak hem de bilgisizce saptırdıkları kimselerin günahlarından (bir kısmını) da yüklenip taşımaları içindir. ………………”             (Nahl 25. ayet)
Boş bırakılan yeri aşağıdakilerin birisiyle tamamlayınız?

a) Kâfirler için cehennemde şiddetli azap hazırladık
b) Onlar için alevli ateş vardır
c) Bir bakın hele, yüklendikleri şey ne kötüdür!
d) Allah kullarına asla zulmetmez

 

10- Nahl suresi 58. ayete göre , müşrik bir kimsenin yüzü hangi durumda kapkara kesilmektedir?                                    (Nahl 58. ayet)

a)    Malına bir musibet geldiğinde.
b)    Putlarına hakaret yapıldığında.
c)    Bir kız çocuğu olduğu müjdelendiğinde.
d)    Kalplerinde gizlediklerini haber veren bir âyet indiğinde.

 

11- Nahl sûresinin 125. âyetine göre, Allah'ın yoluna davet etmenin usûlü nasıl olmalıdır?                                                   (Nahl 125. ayet)
                  
a)    Hikmetle ve güzel öğütler vererek.
b)    Yerine göre sert tavırlar da sergileyerek.
c)    Kâfirleri asla gücendirmeyerek.
d)    İnsanların özel hayatlarına müdahale etmeyerek.

 

12- Nahl sûresinin 61. âyetine göre “Allah, insanları zulümlerinden dolayı (hemen) cezalandırsa idi, ................................Fakat O, onlar(ın cezasın)ı takdir edilmiş (belirlenmiş) bir vakte kadar geciktirir. Onların eceli gelince, ne bir saat geri kalırlar ne de ileri geçerler. Âyetin devamına aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?                                                                 (Nahl 61. ayet)

a) Bu, kendi verdiği rahmet sözüne yakışmazdı
b) Yer
üstünde hiçbir canlı bırakmazdı.
c) Onlara hiçbir peygamber göndermezdi
d) Tevbe etmelerine fırsat vermezdi

 


13- Nahl sûresinin 20. ve 21. âyetlerinde, Allah'ı bırakıp da yardıma çağrılanların, hiçbir şeyi yaratamayacakları bildirilir. Devamındaki ifadeler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?                                                                               (Nahl 20-21. ayetler)


a) Onların da yaratıldığı
b) Onların diri değil, ölü olduğu
c) Onların ne zaman dirileceklerini de bilmediği
d) Onların ancak Allah’a ulaştıran vesileler olduğu

 

14- Fahşa (utanmazlık, hayâsızlık),münker ( fenalık, kötülük) ve bağyi ( azgınlık, sınırları aşma, zülüm)  yasaklayan ayetin başında emredilen üç şey aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?                                                                                             (Nahl 90.ayet)


a) Adalet, iyilik ve yakınlığı olana (özellikle akrabaya muhtaç oldukları şeyleri) vermeK

b) Hac-Zekat-Cihat

c) Namaz-Zekat-Oruç                             

d) Ana-babaya ihsan-Takva-Nifak

 

15- “Onların birine, kızı olduğu müjdelenince öfkelenmiş olarak yüzü simsiyah kesilir. Kendisinin (kız doğumuyla) müjdelenmesinin, (zannınca) kötülüğünden dolayı toplumdan (utanıp) gizlenir (ve bu durum karşısında ne yapacağını düşünür) aşağılanma (ve utanç) içinde onu (sağ) mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün? Bakın hele! Verdikleri hüküm ne kötüdür!"  ayetlerinde vurgulanan konu aşağıdakilerden hangisidir?  (Nahl 58-59.ayetler)

A)      Kız çocuğu sahibi olmanın aşağılık duygusu doğurması
B)      Kız çocuğu olanların kararsızlık içinde kaldıkları
C)      Kız çocuklarının toprağa gömüldüğü gerçeği
D)      Kız çocuğu ile müjdelenmenin kötü bir şey olduğu


16- Nahl Suresi 61. ayetinde belirtildiği üzere, eğer Allah insanları zulümleri yüzünden (hemen) cezalandırsaydı sonuç ne olurdu?       (Nahl 61. ayet)

 
A)      Yer üstünde hiçbir canlı bırakmazdı.
B)      Yeryüzünü anında yok ederdi
C)      Kainat tamamen yok olurdu
D)      Hiçbiri

 

17- Nahl Suresi 112. ayette Yüce Allah güvenlik ve huzur içerisindeki bir şehri örnek vermektedir. Rızkı her yandan bolca akıp gelen bu şehrin ahalisi, Allah'ın nimetlerine karşı yakışmaz bir biçimde nankörlük edince Allah’ın da onların bu nankörlüklerine karşılık uygun bir ceza verdiği belirtilmektedir. Bu ceza aşağıdakilerden hangisidir?                                                        (Nahl 112. ayet)

 
A)      Her yeri yok eden şiddetli bir kasırga ile helak edilmeleri
B)      Açlık ve korku felaketi tattırılması
C)      Başlarına zalim idarecilerin musallat edilmesi
D)     Şehir halkının yok edilip yerlerine başka bir kavmin getirilmesi

 

18- Nahl süresine adını veren ve Allah’ın kendisine vahyettiği/ ilham ettiği belirtilen hayvan aşağıdakilerden hangisidir?              (Nahl 68. ayet)


                  
a)      Karınca                b)      Bal arısı              c)      Hüdhüd                 d)     Ebabil

 

 

 

19- “ Bir göz kırpması gibi veya daha az bir zaman” benzetmesiyle bahsedilen olay aşağıdakilerden hangisidir?                         (Nahl 77. ayet)


a)      İnsanın ölüm anı

b)      İnsanın yaratılması

c)      Göklerin ve yerin yaratılması

d)      Kıyametin kopması

 

20- Kur’an okuyacağı zaman, kişiye yapması emredilen husus aşağıdakilerden hangisidir?                                      (Nahl 98. ayet)


a)      Abdest alması

b)      İstiğfar etmesi

c)      Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınması

d)      Gusül abdesti alması

 

21- Kuvvetlilerin zayıflara verdikleri yemini bozmaları hangi benzetmeyle anlatılmaktadır?                                 (Nahl 92. ayet)


a)     Bineğini bağladıktan sonra salıvermek

b)     İpliğini sağlamca eğirip büktükten sonra, onu çözüp bozmak

c)     Denize açıldıktan sonra gemiden atlamak

d)     Kapısını kapamadan kilitlemek

 

22- Şeytanın insanlar üzerindeki tesir gücü konusunda aşağıdakilerden hangisi doğrudur?                                         (Nahl 99-100. ayetler)

 

a)      Şeytanın tüm insanlar üzerinde tesir gücü olabilir.

b)      Şeytan, daha çok inananlar üzerinde tesir gücüne sahiptir.

c)      Şeytanın, inananlar üzerinde de tesir gücü vardır.

d)     Şeytanın inananlar ve Rablerine güvenip dayananlar üzerinde tesir gücü yoktur. Şeytanın tesir gücü, ancak (Allah yerine) onu dost edinenler ve onunla ‘Allah’a ortak koşanlar üzerindedir.

 

23- Tâ hâ sûresinin 25-30. âyetlerinde yer verildiğine göre, Allah tarafından Firavun’a gitmekle görevlendirilen Musâ (a.s)’ın duası içinde şunlardan hangisi bulunmaz?                                                                                                        (Tâ hâ 25-30. ayetler)

a) “Rabbim! Bana benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir mülk ver!”
b) “Rabbim! gönlüme genişlik ver, işimi kolaylaştır!”
c) “Dilimdeki bağı çöz!”
d) “Ailemden kardeşim Harun'u bana vezir (yardımcı) yap!”

 

24- “Onu sandığa koy, (Nil) nehr(in)e at ki nehir de onu kıyıya getirip bıraksın. (Böylece) onu, hem bana hem de ona düşman olan birisi alacaktır.” (demiştik). “(Ey Musa! Sevilmen ve) nezaretim altında yetiştirilmen (ve görenlerin sevmesi) için sana kendimden bir ........ koydum.”   (Taha, 39. ayet)

 

Âyeti kerimede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

 

                          a) Aşk.                         b) Sevgi.                        c) Nur.                        d) Nimet.

 

25- Allah(cc), Peygamberine, “Gerçek hükümdar (ve hükümran) olan Allah yücedir. Sana O’nun vahyi (Cebrail tarafından okunup) bitirilmeden önce Kur’an(’ı okuma)da acele etme.” diye uyarıda bulunur.                                                  (Tâ hâ 114. ayet)

Âyetin sonunda Resûlullah (s.a.v)’den, başka ne istenmektedir?

a) “Rabbim, onu benim kalbime yerleştir!” demesi
b) “Rabbim, ilmimi artır” demesi
c) Dudağını kıpırdatmaması
d) Elçinin (Cebrail’in) sözüne kulak vermesi

 

26- Hz. Musa Firavun’un sihirbazlarını Allah’ın izniyle mağlup ettikten sonra, bilindiği üzere sihirbazlar iman etmiştir. Firavun buna son derece kızarak “Ben size izin vermeden mi iman ettiniz?”                                                                                                     (Taha 71. ayet)

 diyerek onları ölümle tehdit etmiştir. Firavun’un bu sözü için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

a)      Firavun insanların istedikleri şeye inanıp onu yaşama haklarını kendi yetkisinde görmektedir
b)      Sihirbazlar Firavun’dan izin isteselerdi Firavun buna izin verecekti
c)      Firavun kendisinden izin istenseydi onları ölümle tehdit etmeyecekti
d)     Sihirbazlar iman etmek için Firavun’dan izin istemişler ama O izin vermemiştir

 


27- “(Resûlüm!) Biz Kur’an’ı sana ............... değil, ancak (Allah’tan) korkanlara bir öğüt olsun diye indirdik.”                    (Taha 2-3. ayetler)

 Âyeti kerimede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

 

            a) Yokluk çekmen için.              b) Zahmet çekmen için.              c) Çile çekmen için.                 d) Okuyup üflemen için.

 


28- Tâhâ sûresinin 132. âyetinde Allahu Teâlâ, “Ailene (ve ümmete) namaz kılmayı emret ve sen de ona sabırla devam et.” buyurmaktadır. Âyetin devamında Allah’ın bizden istemeyip, kendisinin bize vereceğini söylediği şey nedir?                                        (Taha 132. ayet)
                   
a)    Sabır.
b)    Merhamet.
c)    Cesaret.
d)    Rızık.

 

29- Taha suresinin 14. ayetinde tevhidi ölçünün çekirdeğini ifade eden Allah inancı hakkında hangi noktalara vurgu yapmaktadır?     (Taha 14. ayet)

a) Allah’tan başka ilah yoktur.   

b) Namaz Allah’ı anmanın önemli bir şeklidir.

c) Kulluk sadece Allah’a yapılır.  

d) Üç şıkta doğru

 

30- "O (Allah’a yönele)nler, iman eden ve Allah’ı anmakla kalpleri huzura kavuşan kimselerdir. Şunu iyi bilin ki gönüller (ancak) ................ huzura kavuşur."âyet meâlinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?                     (Rad 28. ayet)


          a) Allah'ı anmakla             b) Nafile ibadetlerle               c) İktidara geçince                d) Fetih ve zaferle



31- Allah, hak ile batıl arasındaki farkı ifade ederken batılın geçici olduğunu belirtir. Bu geçicilik neye benzetilir?              (Rad 17. ayet)


                     a) Saman alevi                b) Serap                    c) Köpük                 d) Yağmur

 

32- "................ Öyle ki onların durumu, ellerini suya doğru (boşlukta) açıp da suyun ağzına ulaşmasını bekleyen birinin durumuna benzer; oysa bu durumda o (su) ona asla ulaşmaz. İşte küfre sapanların duası “hedefsiz ve boşuna gitmekten” ibarettir."

Öyle ki onların durumu, ellerini suya doğru (boşlukta) açıp da suyun ağzına ulaşmasını bekleyen birinin durumuna benzer benzetmesiyle
sonuç vermeyeceği bildirilen şey aşağıdakilerden hangisidir? (Rad 14. ayet)


a) Allah'tan başkasından isteyen kâfirlerin duası
b) İnananlara zulmeden zalimlerin tuzağı
c) Mallarını gösteriş olsun diye harcayanların malları
d) İnananları aldatmaya çalışan münafıkların ikiyüzlülüğü



33- "
O (insanoğlu)nun önünde, arkasında takip eden (melekler) vardır ki Allah’ın emriyle onu korurlar. Muhakkak ki bir toplum özlerini (iç dünyalarını ve güzel ahlaklarını) değiştirip bozmadıkça, ................... Allah (emirlerinden yüz çeviren) bir kavme bir kötülük dileyince, artık onu geri çevirecek yoktur. Onlar için O’ndan başka bir velî (koruyup yardım eden) yoktur.                             (Rad 11. ayet)

Ayet meâlinde Muhakkak ki bir toplum özlerini (iç dünyalarını ve güzel ahlaklarını) değiştirip bozmadıkça ifadesinin devamında Allah'ın nasıl davranacağı açıklanmaktadır?


a) Allah, onlara hidayet vermez.
b)
Allah da onların durumunu değiştirip bozmaz.
c) Allah, onlara zulmetmez.
d) Allah, onlara rızık vermez.


34- ",
O, size hem bir ....... hem de bir .......... olarak şimşeği gösteren, (yağmurlarla yüklü) ağır bulutları meydana getirendir." (Rad 12. ayet)
Ayet meâlinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

                a) Korku ve ümit                   b) Açlık ve tokluk                 c) Zenginlik ve yoksulluk                  d) Kudret ve güç



35- "
Göklerde ve yerde bulunanlar ve onların ............. ister istemez, sabah akşam Allah’a (ve O’nun mükemmel nizamına) secde eder(ler)." âyet meâlinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?             (Rad 15. ayet)


               a) Çocukları da               b) Gölgeleri de                 c) Eşleri de                   d) Ruhları da



36- Kendilerine güzel sonuç olarak Adn cennetleri verilen kimselerin pek çok özelliği arasında bir de kötülük karşısındaki yalaşımları anlatılmaktadır. Bu kişilerin kötülüğe karşı tutumları aşağıdakilerden hangisidir?                                                     (Rad 22. ayet)

a) Kötülüğe aynısıyla karşılık verirler.
b) Kötülüğü çok şiddetli bir tarzda kat kat kötülükle cezalandırırlar.
c) Kötülük karşısında sadece sabrederler.
d) Kötülüğü iyilikle giderirler.





                                                 ENAM - ARAF SURELERİ MEALİ TEST SORULARI VE CEVAPLARI

 

 1- En’âm Sûresi’nin 14. âyetinde Hz. Peygamber kendisine hangi konuda bir ilk olmasının emredildiğini söylüyor? (En’âm 14. ayet)

 
a) Namaz kılanların ilki olması
b) Müslümanların ilki olması
c) Hayır işlerinde koşanların ilki olması
d) Allah’a yakın olanların ilki olması

 

2- En’âm Sûresi’nin 154. âyetinde “Yine biz, iyilik yapanlara (nimetimizi) tamamlamak, her şeyi genişçe açıklamak, doğru yola iletici ve rahmet olmak üzere Musa’ya .......... verdik. Bu sayede onlar (İsrâiloğulları), Rablerine kavuşacaklarına inansınlar (diye)."                                                                                                                                               (En’âm 154. ayet)
Âyette boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

 
a) Kitabı           b) Hikmeti             c) İhsanı        d) Dokuz âyeti

 

3- En’âm Sûresi’nin 35. âyetinde “Yere (inilecek) bir tünel veya göğe (çıkılacak) bir merdiven arayıp bulabilirsen, onlara kendin bir mucize getir (yoksa sabret).” buyrulmaktadır. Bu âyet Hz. Peygamber’in hangi durumunu konu edinmiştir?    (En’âm 35. ayet)

 

a) İnanmayanların alaya almasından duyduğu sıkıntıyı
b) İnanmayanların imandan yüz çevirmesinin kendisine ağır gelmesini
c) İnanmayanların zulmüne karşı üzüntü duymasını
d) İnanmayanların mucize istemesinin doğurduğu sıkıntıyı

 

 4- En’âm Sûresi’nin 82. âyetine göre güvende ve doğru yolda olanlar ancak kimlerdir?                       (En’âm 82. ayet)

 

a) İman edip de imanlarını zulümle karıştırmayanlar
b) İman edip de namazlarını dosdoğru kılanlar
c) İman edip de hayır işlerinde birbirleriyle yarışanlar
d) İman edip de salih amel işleyenler

 

 5- En’âm Sûresi’nin 50. âyetinde anlatıldığı üzere, inkârcıların olağanüstülük beklentilerine karşılık Peygamber “Ben size, ‘Allah’ın hazineleri yanımdadır’ demiyorum. (Ben kendiliğimden) gaybı da bilmem. Size, ‘ben meleğim’ de demiyorum.” diyor.

                                                                                                                                                          (En’âm 50. ayet)

 Peygamberimizin onlara söylediği ne idi?

 
a) Ben sadece sizin gibi bir insanım
b) Ben sadece uyarıcı ve müjdeciyim
c) Ben, bana vahyedilen (Kur’an’)dan başkasına uymam
d) Benim görevim sadece tebliğ etmektir

 

6- En’am sûresinin 125. âyetine göre Allahu Teâlâ, doğru yola iletmek istediği kişiye ne yapar?     (Enam 125. ayet)

a)    Ona hak ve batılı ayırt edecek bir anlayış verir.
b)    Onun kalbini İslâm'a açar.
c)     Ona rüyasında ilham eder.
d)    Onu salih insanlarla karşılaştırır.


 7- En’am sûresinin 81. âyetinde, “Siz, (hakkında) hiçbir delil indirmediği (put ve diğer) şeyleri, Allah’a eş tanımaktan korkmazken, ben nasıl sizin (O’na) eş tanıdığınız/O’nunla denk hâle getirdiğiniz şeylerden korkarım! Şimdi biliyorsanız (söyleyin: Allah’ı birleyenlerle, O’na eş tanıyan) iki gruptan hangisi (korkudan) emin olmaya daha lâyıktır?” denir. 82. âyette ise, güvende olanlar ve doğru yolu bulanlar açıklanır. Bunlar kimlerdir?                                                                     (Enam 81-82. ayetler)

a)    Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyenler.

b)    İman edip de imanlarını zulümle (şirkle) karıştırmayanlar.

c)     Başarı için Allah’ın yardımını bekleyenler.

d)    Müteşabih ayetlerin teviline yeltenmeyenler.

 

 8- En’am sûresinin 142. âyetinde, “Gerek yük taşımak, gerek (kesmek ve yününden) döşek (ve yaygı) yapmak için (kullanılan deve, sığır, koyun vb.) davarları (yaratan O’dur). Allah’ın size rızık (olarak) verdiği şeylerden yiyin. .......................... Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır” buyrulmaktadır. Âyet mealine göre boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?                                                                                                                                       (Enam 142. ayet)

a)    Şeytanı kendinize ilah edinmeyin.

b)    Şeytanın adımlarını izlemeyin.

c)     Besmele çekin ki şeytanı yemeğinize ortak etmeyin.

d)    Şeytanın sizi açlıkla korkutmasına izin vermeyin.

 

9- En’am sûresinin 59. âyetine göre, gaybın anahtarlarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?        (Enam 59. ayet)



a)    Allah, gaybın anahtarlarını ancak peygamberlere ve ilimde derinleşenlere verir. 

b)    Allah, gaybın anahtarlarını ancak dostlarına (evliyaya) verir.

c)     Gaybın anahtarlarını Allah dilediğine verir.

d)    Gaybın anahtarlarını Allah'tan başkası bilmez.

 

10- En’am Sûresi’nin 159. âyetinde, “Dinlerini (bir kısmını uygulayıp, bir kısmını uygulamaktan kaçınarak) parça parça edenler ve (şirk ve tâğûta mensup liderlerin, hevâ ve hevesleri uğruna dinde) grup grup ayrılanlar var ya, sen hiçbir şekilde onlardan değilsin (senin onlarla hiçbir surette alâkan yoktur) ......” buyrulmaktadır. Âyetin devamına göre bu kimselerin akıbeti nedir?                                                                                                                                                        (Enam 159. ayet)

 a) Allah onların cezalarını hiç beklemedikleri bir anda verecektir.

 b) Bu işi ilk başlatanlar kaybedenlerdir.

 c) Onların işi Allah’a aittir.

 d) Ama onlarla dünya işlerinde iyi geçin

   

11- Yıldızların yaratılış hikmeti nasıl izah edilmektedir?               ( Enam 97. ayet)

 

a)İnsanların burçlarının ve kişilik özelliklerinin belirlenmesi için

b) Kara ve deniz(de gecen)in karanlıklarında insanların yollarını bulabilmeleri için

c)Yeryüzünün sarsılmaması için

d)Şairlere ilham kaynağı olması için

 
12- Müşriklerin tapındıkları şeylere sövülmesi niçin yasaklanmıştır?           ( Enam 108. ayet)

 

a)      İnananlara yaptıkları zulmü artırmamaları için.

b)      Onların hidayet yolunu büsbütün kapatmamak için

c)      Onların da düşmanlık ve cehaletten dolayı Allaha sövmemeleri için

d)      Kalpleri İslam’a meyledebilecek kimselerin nefretini kazanmamak için

 

 
13- Sırasıyla yıldız, ay ve güneşin batıp yok olduğunu gördükten sonra “ Ey kavmim! (Bu varlıklar fânîdir,) muhakkak ki ben (Allah’a) eş tanıdığınız şeylerden uzağım” Deyip “Doğrusu ben, yüzümü Hanîf (Allah’ı birleyici) olarak, tamamen gökleri ve yeri yaratan (Allah’)a çevirdim. Ben (dinde Allah’tan başka otoriteler tanıyan) müşriklerden değilim.” Diye ekleyen peygamber kimdir?                                                                                                                                                     (Enam 76–79. ayetler)

                  a)      Hz. Musa           b)      Hz. İsa           c)      Hz. İbrahim             d)      Hz. Süleyman

 


14- “De ki: “Ben size, ‘Allah’ın hazineleri yanımdadır’ demiyorum. (Ben kendiliğimden) gaybı da bilmem. Size, ‘ben meleğim’ de demiyorum. Ben, ..................” ayet mealinde boş bırakılan yere gelmesi gereken ifade aşağıdakilerden hangisidir?

                                                                                                                                                        (Enam 50. ayet )

a)      Bana vahyedilenden başkasına uymam.

b)      Doğru olduğunu düşündüğüm şeyi uyguluyorum.

c)      Önceki vahiylere tabi oluyorum.

d)      İnsanların maslahatını gözetiyorum.

 

15- Cehennemle yüz yüze kaldıklarında “Keşke biz (dünyaya) geri döndürülseydik, Rabbimizin âyetlerini yalanlamaz ve inananlardan olurduk.” diyenlerin, kendilerine bu imkân tanındığında nasıl davranacakları ifade edilmektedir?   

                                                                                                                                                    (Enam 27- 28. ayetler)

 a)      İman eder, Salih amel işlerlerdi

 b)      Yine kendilerine yasak edilen şeylere geri dönerlerdi.

 c)      Bazı hatalarını düzeltir, bazılarını tekrarlarlardı.

 d)      Geçmişten ders alıp hatalarından vazgeçerlerdi

 

16- Allahın ayetleri hakkında ileri geri konuşanlara karşı takınılması tavsiye edilen tavır aşağıdakilerden hangisidir?                                                                                                                                                        (Enam 68. ayet)

a)      Onlar başka bir konuya geçinceye kadar onlardan yüz çevrilmelidir

b)      Onlar başka bir konuya geçene kadar konuşmalarına katılmaksızın yanlarında sessizce oturulmalıdır

c)      Onlarla tartışmalı, onları imana ikna etmek için azami gayret sarf etmelidir

d)      Onlardanmış gibi görünüp onların konuşmalarına katılınmalıdır

 

17- Enam suresi 75. ayette "İbrahim’e göklerin ve yerin melekûtunu (muhteşem varlıklarını ve sırlarını akıl ve kalp gözüyle) gösteriyorduk." dendikten sonra melekût”un hz. İbrahim’e gösterilmesinin hikmeti olarak aşağıdakilerden hangisi söylenmektedir?                                                                                                                                                      ( Enam 75. ayet)

a)    'Kesin bilgi ve imana’ erenlerden olması için

b)      Şükreden / hamd eden olması için

c)      Sevinmesi için

d)       Bütün peygamberleri önderi / atası olması için

 

18- “Biz, peygamberleri ancak .......... olarak göndeririz.” Ayet mealinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?                                                                                                                                                       (Enam 48. ayet)

 
a)      Aracı ve şefaatçi

b)      Müjde verici ve uyarıcı

c)      Barış ve uzlaşma önderi

d)      Devlet kurucusu

 

19- Şayet Kur'an-ı Kerim, kâğıda yazılı bir kitap olarak indirilseydi ve inkâr edenler o kitaba elleriyle dokunsalardı tavırları ne olurdu?                                                                                                                                    ( Enam 7. ayet)

 

a)      Önceki tavırlarından vazgeçip iman ederlerdi

b)      O kitabı yok etmeye çalışırlardı

c)      İnkâr için hiçbir gerekçelerinin kalmadığını itiraf eder; ama yine de iman etmezlerdi

d)      Bunun bir büyü olduğunu söylerlerdi

 
                      
20- Şuayb’ın kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, Hz. Şuayb’ı ve inananları inançlarından döndürmek için ne ile tehdit etmişlerdir?                                                                                                      ( Araf 88. ayet)

 
a) Ateşe atma

b) Hapis

c) El ve ayakların kesilmesi

d) Sürgün

 

21- A’raf suresi 91. ayete göre Hz.Şuayb(as)’ın kavmi nasıl cezalandırılmıştır?                                                         (Araf 91. ayet)

 
A) Suda boğdurularak
B) Şiddetli bir depremle
C) Şiddetli bir fırtınayla
D) Gökten üzerlerine taş yağmasıyla

 

22- Araf suresi 40. ayete göre kimler için “halat iğne deliğinden girinceye kadar onlar cennete giremeyeceklerdir.” tabiri kullanılmaktadır? 

                                                                                                                                                                                    (Araf 40. ayet)

A) Yol kesen haramiler
B) Anne-baba hakkına riayet etmeyenler
C) Allah’ın ayetlerini yalanlayanlar
D) Zina eden evliler

 

23- Araf suresi 4 ve 5. ayetlerde Allah-u Teala’nın helak ettiği kavimler için: “Azabımız onlara geldiğinde, onların yakınmaları (itirafları): ..................” demelerinden başka bir şey olmadı.”                                                                                               (Araf 4-5. ayetler)

 Boş bırakılan yere aşağıdakilerde hangisi gelmelidir?              

 
A) Biz gerçekten zalimlerdendik.
B) muhakkak biz haksızlığa uğradık.
C) Rabbimiz, biz tevbe edicileriz.
D) Rabbimiz, biz cahillerdendik.

 

24- A’râf Sûresi’nin 22. âyetinde “İşte böylece, ikisini de aldatarak (o yasak meyveden yedirdi ve Allah katındaki mevkilerini) aşağı indirdi. Onlar ağacı(n meyvesini) tattıklarında (bir ceza olarak cennet giysisi soyuldu) ikisinin de edep yerleri açılıverdi ve cennet yaprağı ile oralarını örtmeye başladılar. Rableri de onlara: “Ben, sizin bu ağaçtan (meyve) yemenizi yasaklamadım mı? Şeytan ................................, demedim mi?” diye seslendi.” buyrulmaktadır.                                               (A’râf 22. ayet)

 

 Âyette boş bırakılan yer aşağıdakilerden hangi kelime grubu ile tamamlanmaktadır?

 
a) “muhakkak ki size apaçık bir düşmandır ”
b) “apaçık bir aldatıcı”
c) “yüzünüzden kovulmuş, lanetlenmiş biri”
d) “vesveseciniz”

 

25- A’raf Sûresi’nin 26. âyetinde “Ey Âdemoğulları! Size edep yerlerinizi örtecek bir giysi, giyinip süsleneceğiniz bir elbise ihsan ettik. ........... elbisesi ise daha hayırlıdır. İşte bunlar Allah’ın âyetleri (lütfunun alametleri)ndendir ki belki bu sayede düşünüp öğüt alırlar.” buyrulmaktadır.                                                                                             (A’raf 26. ayet)

 

Âyette boş bırakılan yer aşağıdakilerden hangi kelime ile tamamlanmaktadır?

                      
                  a) İman                b) Amel               c) Takva               d) Haya

 

26- Aşağıdakilerden hangisi, Allahu Teâlâ’nın A’raf Sûresi’nin 179. âyeti kerimesinde “İşte bunlar hayvanlar gibidirler, hatta daha aşağı/daha şaşkındırlar. İşte bunlar hayvanlar gibi hatta daha da aşağıdadırlar. İşte onlar, (düşünce, inanç ve yaratılış gayesinden ve Allah’a kulluktan) gafil olanların ta kendileridir.” şeklinde zikrettiği zümreden biri değildir?              (Araf 179. ayet)

 

a)Kalpleri olup da bununla anlamayan.

b)Ağızları olup da hakkı söylemeyen.

c)Gözleri olup da bunlarla görmeyen.

d)Kulakları olup da bunlarla işitmeyen.

 

27- A’raf sûresinin 163–164. âyetlerinde anlatıldığına göre, Cumartesi günü avlanma yasağını ihlal edenlere birileri öğüt verince, içlerinden bir topluluk da “Allah’ın yok edeceği veya (âhirette) şiddetli bir azaba çarptıracağı bir kavme niçin öğüt veriyorsunuz?” demişlerdir. Buna karşı, öğüt verenlerin cevabı ne olmuştur?                                                                                                                (Araf 163-164. ayetler)

a)    “Onlar, ‘bizi hiç kimse uyarmadı’ demesinler diye.”
b)    “Onların, azabı kendilerinin hak ettiğini iyice anlamaları için.”
c)     “ Rabbinizce mazur görülmek için, bir de belki onlar, ‘Allah’ın emrine uygun yaşayıp karşı gelmekten sakınırlar’ diye ”
d)    “Onların bir mazeretleri kalmayıp, iyice azaplarının artması için.”

 

28- Araf suresi 114. ayete göre; Firavun Hz. Musa ile mücadele eden sihirbazlara, galip gelmeleri halinde ne vaad etmiştir?     (Araf 114. ayet)

 

A) Sizler benim yakınlarımdan olacaksınız.
B) And olsun sizi mala mülke boğacağım.
C) Memleketimde dilediğiniz yerde dilediğiniz gibi yaşayacaksınız.
D) Sizler Mısır’ın en yetkili valileri olacaksınız.

 

29- A’raf sûresinin 175–176. âyetlerinde kendisine âyetler verilip de onlardan sıyrılıp çıkan ve azgınlardan olan kişiyi, Allahu Teâlâ ne şekilde tasvir etmektedir?                                                                                                                                                 (Araf 175-176. ayetler)

a)      Yüksek sesle anıran eşeğe.
b)      Sırtına kitap yüklenmiş eşeğe.
c)       Dilini sarkıtıp soluyan köpeğe.
d)      Aslandan ürküp kaçan yaban eşeğine.

 

30- Araf suresi 94. ayette geçtiği üzere Allah (cc) bir memlekete bir peygamber göndermişse , onun halkını, (inkârları yüzünden) yalvarıp yakarsınlar diye, iki durumla imtihan etmiştir. Bu iki durum aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?                     (Araf 94. ayet)

 

A) Savaşlar ve düşmanlıklar
B) Mallardan ve canlardan eksiltme
C) Fakirlik ve sıkıntıyla
D) Korku ve güvensizlik

 

31- I- Kendisine tapılması hususunda hiçbir delil indirmediği şeyi (yüceltip ona bağlanmakla) Allah’a ortak koşmanızı
      II- Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi
      III-Haksız yere isyanı/azgınlığı
      IV- Açığı ile gizlisi ile kötü işleri (her türlü) günahı

 

A’raf Sûresi’nin 33. âyetinde “Deki Rabbim …………… haram kılmıştır” buyrulmaktadır. Aşağıda verilen şıkların doğru sıralanışı hangisidir?                                                                                                                                                                                                (A’râf 33. ayet)

                        a) I,III,II,IV                     b) IV, III,I,II                            c) IV,II,,III,I                     d) II,IV,I,III

 

 32- A’raf Sûresi’nin 133. âyetinde, Hz. Musa’nın kavminin ibret alması için kendilerine gösterilen mucizeler zikredilmektedir. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?                                                                      (Araf 133. ayet)

 

                     a)Tufan               b)Çekirge            c)Taş yağmuru             d)Kan

 

33- “ Ad (kavmine) de kardeşleri ......... gönderdik.” ( A’raf,65)

       “ Semud (kavmine) de kardeşleri ........ gönderdik.” (A’raf,73)

       “ Meyden'e de ........... gönderdik.”(A’raf, 85)

 

Âyeti kerimelerde boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangileri gelmelidir?              (Araf 65-73-85. ayetler)

 

a)Nuh – Salih – Lut

b)Hud – Salih – Şuayb

c)Şuayb – Salih – Musa

d)Lut – Salih – Hud

 

34- Aşağıdaki ifadelerden hangisi, A’raf Sûresi’nin 23. âyetinde zikredilen Hz. Âdem ve eşinin cennetten çıkarıldıktan sonra Allah Teâlâ’ya yaptıkları yakarışlarıdır?                                                                                      (Araf 23. ayet)

 

a) “Rabbimiz, ikimizi Sana teslim olanlardan kıl ve soyumuzdan Sana teslim olan bir ümmet çıkar. Bize ibadet yöntemlerini göster ve tevbemizi kabul et.”

b) “Rabbimiz, Senden başka hiçbir tanrı yoktur. Seni tenzih ederiz. Gerçekten biz zalimlerden olduk!”

c) “Ey Rabbimiz! Biz kendimize yazık ettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan muhakkak biz, ziyana uğrayanlardan oluruz.”

d)“Rabbimiz! Bize dünyada (iyilik) ver ahirette de iyilik ver bizi cehennem azabından koru.”

 

35- Allahu Teâlâ’nın “De ki: “Allah’ın kulları için (yaratıp) çıkardığı süsü (ve onların maddelerini) ve rızıktan temiz/helal olanlarını kim haram etmiştir?” diye sorduğu A’raf sûresinin 32. âyetine göre, zikri geçen süs ve temiz rızıklar kime tahsis edilmiştir?                          (Araf 32. ayet)

a)    Onlar dünya hayatında kâfirler içindir. Kıyamet gününde ise yalnız mü’minlere mahsustur.
b)    Onlar dünya hayatında Peygamberler içindir. Kıyamet gününde ise yalnız mü’minlere aittir.
c)     Onlar, dünya hayatında, özellikle kıyamet gününde iman edenler içindir.
d)    Onlar dünya hayatında muttakiler içindir. Kıyamet gününde ise tüm insanlara mahsustur.

 

36- A’raf sûresinin 201. âyetine göre, takvâya erenler kendilerine şeytan tarafından bir vesvese dokunduğunda nasıl davranırlar?    (Araf 201. ayet)

a)    Yönlerini kıbleye çevirip, Allah’ı tesbih ederler.
b)    (Allah’ın emirlerini) hatırlayıp, hemen hakikati görürler.
c)     Şeytana lanet okuyup, Allah’ı zikrederler.
d)    O ortamdan uzaklaşıp, hayırda yarışırlar.


 
37- Araf suresi 205. ayette Yüce Rabbimiz, ne şekilde dua (zikir) etmemiz gerektiğini belirtmiştir.Aşağıdakilerden hangisi Yüce Rabbimizin bu ayette buyurduğu dua şeklini en iyi ifade eder?                                                                       (Araf 205. ayet)

 

A) Rabbini her vakitte korkuyla ve sevgiyle an.
B) Rabbini sabah akşam korkarak an ve onun adını daima yücelt.
C) Rabbini içinden yalvararak ve korkarak sabah akşam an.
D) Rabbini, içinden yalvararak, korkarak, yüksek olmayan (hafif) bir sesle sabah ve akşam zikret/an.

 

38- Hz. Musa, İsrailoğullarını firavun’un zulmünden kurtarmak için alıp götürmek istediğinde firavun da ondan mucize göstermesini istemişti. Bunun üzerine Hz. Musa’nın gösterdiği mucize aşağıdakilerden hangisidir?                  (Araf 105- 108. ayetler)

 

a) Elini koltuğuna sokup çıkarınca elinin bembeyaz parlaması ve asasının ejderha oluvermesi

b) Cinleri emri altında çalıştırabilmesi

c) Ölüleri diriltmesi, körleri görür kılması ve alacalı olanları iyileştirmesi

d) Kuşlarla konuşabilmesi

 

39- Firavun, Hz. Musa’ya iman eden büyücülere tehditler savurunca büyücülerin tavrı ne oldu?         (Araf 124-126. ayetler)

 
a) İmanlarından vazgeçmiş gibi göründüler.

b) Bütün ustalıklarını sergileyerek Hz. Musa’nın yaptıklarını boşa çıkardılar.

c) İmanlarından vazgeçerek firavundan özür dilediler ve affedilmelerini istediler.

d) “Ey Rabbimiz! Üzerimize bol sabır yağdır ve bizi Müslümanlar olarak öldür!” diye dua ettiler.

 

40- İsrailoğulları, firavunun zulmünden kurtulunca nasıl bir durumla karşılaştılar?                ( Araf 137. ayet)

 

a) Allah onları içine feyz ve bereket verdiği yerin (Şam’ın) doğu taraflarına ve batı taraflarına mirasçı kıldı.

b) Mısırlıların esaretinden kurtuldular, ama bu sefer de başka milletlerin hâkimiyeti altına girdiler.

c) Mısırın yeni sahipleri oldular.

d) Pek çoğu denizde boğuldu, geriye kalanlar da Mısır’a geri döndüler.

 


41- İsrailoğulları, denizden geçip de putlara tapan bir topluluğa rastladıklarında kendilerini zulümden kurtaran Hz. Musa’dan ne istediler?                                                                                                   ( Araf 138. ayet)

 

a) Yerden biten soğan, sarımsak, mercimek gibi yiyecekler

b) Kudret helvası ve bıldırcın eti

c) Putperestlerle savaşmak için bir komutan görevlendirilmesini

d) Kendileri için, putperestlerinkine benzer bir put yapmasını

 


42- Hz. Şuayb’ın kavmi nasıl cezalandırıldı?                                                                ( Araf 90- 91. ayetler)

 

a) Gökten üzerlerine taş yağmasıyla

b) Suda boğularak

c) Şiddetli depremle

d) Yıldırım çarpmasıyla

 

43- Hz Musa'nın İsrailoğulları arasında düzeni koruyup bozgunculara uymamasını istediği kişi aşağıdakilerden hangisidir?

                                                                                                                                            ( Araf 142. ayet)

 
                     a) Samiri                b) Harun                   c) Belam                    b. Baura

 

 

44- I. Kudret helvası ve bıldırcın

      II. her kabile için taştan suyun fışkırması

      III. bir bulutun sürekli üzerlerine gölge olması

 

Yukarıdakilerden hangisi israiloğullarına verilen nimetlerdendir?                                                  ( Araf 160. ayet)

 

                            a) I, II ve III         b) I ve II        c) Sadece II           d) Sadece I

 

45- Öğüt alsınlar diye yıllarca süren kuraklık ve kıtlıkla cezalandırılan firavun ailesi, iyilikleri kendilerine mal ediyorlardı. Başlarına gelen kötülüklerin sebebi olarak kimi görüyorlardı?                                                                  ( Araf 131. ayet)

 
a) Allah’ı

b) Hz Musa ve beraberindekileri

c) Uğursuzluk tanrıçasını

d) Günahkâr atalarını

 

46- I. Tufan

      II. çekirge

      III. haşerat

      IV. kurbağa

      V. kan

 

Yukarıdakilerden hangisi firavunun toplumuna ön uyarı olarak gönderilen alametlerdendir?                  ( Araf 133. ayet)

 

                   a) I, II ve III          b) I, II ve V            c) II, III, IV ve V              d) Hepsi

 


47- Firavun’un, İsrailoğulları’na uyguladığı en kötü işkence / zulüm aşağıdakilerden hangisidir?             ( Araf 141. ayet)

 
a) Oğulları öldürüp kadınları (kızları) sağ bırakma

b) Derilerini yüzdürme

c) Hapis ve sürgün

d) Ateşe atma

 

48- Hz. Musa’nın Allah’ı görme talebinin neticesi aşağıdakilerden hangisidir?                                         ( Araf 143. ayet)

 

a) Hz Musa, Allah’la konuştuğu gibi onu görmüştür de

b) Önce reddedilmiş, Hz Musa’nın ısrarı üzerine kabul edilmiştir.

c) Kesinlikle göremeyeceği söylenmiştir

d) İsrailoğullarını mısırdan kurtardıktan sonra görebileceği söylenmiştir

 

 

49- Hz. Musa, rabbi ile görüşmesinden geriye döndüğünde israiloğullarının kendisinin yokluğunda yanlış bir yol tuttuklarını görür. İsrailoğullarının, Hz. Musa’yı çok kızdıran ve üzen fiilleri aşağıdakilerden hangisidir?                         ( Araf 148- 150. ayetler)

 

a) Mısıra geri dönmeleri

b) Hz. Harun’u öldürmeleri

c) Ziynet eşyalarından yaptıkları buzağı heykeline tapmaları

d) Hz. Musa’nın peygamberliğini inkâr etmeleri

 

50- Kıyametin zamanıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?                    ( Araf 187. ayet)

 

a) Kur’anda zamanı bildirilmektedir.

b) Allah sadece Hz. peygambere bildirmiştir.

c) Hz. peygamber ve Allahın veli kulları bilmektedirler.

d) Onun bilgisi sadece Allah katındadır.

 

51- Hz. Musa’nın kavmiyle ilgili olarak aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?                    (Araf 159. ayet)

 

a) Hz. Musa’ya hiçbiri iman etmemiştir

b) Hz. Musa’nın emirlerinden hiçbirini yerine getirmemişlerdir

c) Onların içinde halkı doğruya çağıran ve onunla adaleti sağlayan bir cemaat vardı.

d) Hz. Musa’nın bedduası üzerine hepsi yerin dibine geçirilmek suretiyle helak edilmiştir

 

52- “Artık onun durumu köpeğin hali gibidir ki üstüne varsan da dilini çıkarıp solur, kendi haline bıraksan da yine dilini çıkarıp solur (aşağılık bir haldedir). İşte âyetlerimizi yalanlayanların durumu budur.” şeklinde kişiliği hakkında bilgi verilen kimseye dair aşağıdakilerden hangisi doğrudur?                                                                                    (Araf 175- 176. ayetler)

 

a) Bu kişi kuranda kendisinden bahsedilen ve firavunun çevresinde yer alan Haman’dır

b) Bu kişi kuranda malın çokluğuyla övünen Karun’dur

c) Bu kişi, israiloğullarına buzağı heykelini yapan Samiridir

d) Kur’anda bu kişinin ismine dair herhangi bir açıklama yoktur

 

53- Kur’an okunurken müminler nasıl davranmalıdır?                       ( Araf 204. ayet)

 

a) Eşlik etmelidirler.

b) Susup dinlemelidirler.

c) Tövbe ve istiğfar duaları okumalıdırlar.

d) Diz üstü oturarak dinlemelidirler.

 

54- Hz. Musa, firavun ve adamlarının yanında mucizeler gösterdiğinde onların tepkisi ne oldu?       (Araf 107- 112. ayetler)

 

a) Hz. Musanın bir büyücü olduğunu düşündüler ve bilgili büyücüleri toplanarak Hz. Musanın onlarla yarışmasını istediler.

b) Hz. Musa’nın mucizelerini kabul ettiler ve onu serbest bıraktılar; ama kendileri eski dinlerinde kaldılar.

c) Hz. Musanın bir büyücü olduğunu düşündüler ve onu öldürmek için ateşe attılar

d) Kararsız kaldılar ve Hz. Musa’dan düşünmek için zaman istediler

 


 

                            ANKEBUT - MÜLK - FETİH - MUHAMMED SURELERİ MEALİ TEST SORULARI

 

1- Aşağıdaki şıklarda verilmiş olanlardan hangisi, Tevhid düşüncesinin temelini oluşturup, bütün peygamberlerin çağrılarındaki ortak noktayı oluşturmaktadır?                                                                                                                            (Ankebut 16 -17. ayetler)


a)
    Sadece Allah’a kulluk etmek

b)    Allah’a karşı gelmekten sakınmak

c)    Allah’tan başkasını ilah edinmemek

d)   Üç şık da doğru


2-
Aşağıdaki şıklarda verilen açıklamalardan hangisi, Allah’a ortak koşanlarla veya putperestlerle alakalı bulunmaktadır?        (Ankebut 25. ayet)


a)
     Dünya hayatında menfaatleri sebebi ile birbirlerine aşırı sevgi beslerler

b)     Allah’a birtakım ortaklar ileri sürerler

c)     Kıyamet gününde azapla kuşatıldıkları zaman, birbirlerini lanetleyeceklerdir

d)    Üç şık da doğru



3- İbrahim peygamberin, kötülük ve zulümlerin egemen olduğu ana yurdundan başka taraflara göç etmesini, aşağıdaki terimlerden hangisi ifade etmektedir?                                                                                                                                         (Ankebut 26. ayet)


             a)
     Seyahat              b)     Kaçış                 c)     Hicret                   d)    Hiçbiri



4- Tarih boyunca geçmiş toplumlar hakkında anlatılmakta olan gerçek hikâyeler kimler için önemli bir ibret, bir ders niteliği taşımaktadır?

                                                                                                                                                                                   (Ankebut 35. ayet)

a)     Kültür seviyesi yüksek olan toplumlar için

b)     Aklını kullanan insanlar için

c)     Ekonomik güce sahip insanlar için

d)    Bütün insanlar için



5
- Ankebut Sûresi’nin 39. âyetine göre, Karun’un, Firavun’un ve Hâman’ın helak edilme nedeni aşağıdakilerden hangisidir?    (Ankebut 39. ayet)

a)Yönetici olmaları.

b)İlahlık iddiasında bulunmaları.

c)Yeryüzünde büyüklük taslamaları.

d)Hepsi

 

6- Ankebut Sûresi’nin 45. âyetinde, namaz ile ilgili hangi özellik ön plana çıkarılmaktadır?                              (Ankebut 45. ayet)

 

a) Gösteriş için kılınan namazın makbul olmaması.

b) Namazın münafıklara ağır gelmesi.

c) Cemaat ile kılınan namazın daha faziletli olması.

d) Namazın dosdoğru kılınması gerektiği ve onun hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyması.

 

7- Kur'an'ı Kerim'de anne babaya iyilik yapılması ve bir hususun dışında onlara itaat edilmesi emredilmektedir. Hariç tutulan bu husus, şunlardan hangisidir?                                                                                                                                                           (Ankebut 8. ayet)

a)    Evlenilecek eşin seçimi.
b)    Allah'a ortak koşmaya zorlamaları.
c)    Cihada katılma konusu.
d)    Boşanma durumu.

 

8- Aşağıdakilerden hangisi Lut kavminin özelliklerinden biri değildir?                (Ankebut 29. ayet)

a)    Ölçü ve tartıda hile yapmak.

b)    Kadınları bırakıp, erkeklere yönelmek.

c)    Çocukların doğma yolunu kesmek.

d)    Toplantılarında edepsizlik yapmak.

 

9- Ankebût Sûresi’nin 53. âyetine göre, Allah’ın azabı zalimlerin başına nasıl gelir?                  (Ankebut 53. ayet)


a) Belirli alametlerle
b) Uzun bir süreçte
c) Hiç farkında olmadıkları bir sırada
d) Yavaş, yavaş

 

10- Ankebût Sûresi’nin 50. âyetinde Peygamberimiz için “Ona, Rabbinden birtakım âyetler (mucizeler) indirilmeli değil miydi?” diyenlere, aynı sûrenin 51. âyetinde Allah Teâlâ nasıl cevap vermiştir?                                                                     (Ankebut 50-51. ayetler)


a) Öncekiler mucizeleri yalanlamasaydı size de indirilirdi
b) Mucizeler Allah’ın yanındadır
c) Kendilerine okunan (bu) Kitab’ı, sana bizim indirmemiz onlara yetmiyor mu?
d) Kendilerine peygamber göndermiş olmamız onlara yetmez mi?

 

11- Ankebut Sûresi’nin 65-66. âyetlerine göre, tehlike içinde yüzen gemide yolculuk yapanlar tehlikeden kurtulmak için yalnız Allah’a sığınırlar. Tehlike geçince bunların tavrında ne gibi değişiklikler olur?                                                                             (Ankebut 65-66. ayetler)


a) Yalnız Allah’a dua ederler
b) Hayatlarını gözden geçirirler
c) Namazlarını terk ederler
d) Kendilerine verilenlerden hem faydalanıp hem de nankörlük yapmak suretiyle Allah'a ortak koşarlar

 

12- Zulmedenleri hariç, kendileriyle en güzel bir tarzda mücadele edilmesi istenenler kimlerdir?         (Ankebut 46. ayet)

       a) Münafıklar              b) Ehl-i Kitap                 c) Mecusîler              d) Bedevîler

 

13- Hz. Peygamber'den mûcize istenmesi üzerine verilen cevapta aşağıdakilerden hangisi yer almamaktadır?

                                                                                                                                                  (Ankebut 50-51. ayetler)

a) Mûcizeler ancak Allah'ın katındadır.
b) Ben apaçık bir uyarıcıyım.
c) Doğrusu ben azabıyla büyük bir günün gelip sizi bulmasından korkuyorum.
d) Kendilerine okunan (bu) Kitab’ı, sana bizim indirmemiz onlara yetmiyor mu?


14- Müminlerin birbirleriyle ve kâfirlerle ilişkisi konusunda aşağıdakilerden hangisi doğrudur?                    (Fetih 29. ayet)

a) Birbirlerine karşı şiddetli, kâfirlere karşı şefkatli


b) Kâfirlere karşı şiddetli, birbirlerine karşı şefkatli


c) Hem kendi aralarında hem de kâfirlere karşı şefkatli

d) Birbirlerine karşı da, kâfirlere karşı da şiddetli

 

15- Müslümanlara savaşı emreden âyetlerde savaşa katılmamaktan dolayı kendilerine zorluk / sorumluluk olmayanlar arasında aşağıdakilerden hangisi sayılmamaktadır?                                                                                                                                                    (Fetih 17. ayet)

                     a) Sağır                b) Kör
              c) Topal               d) Hasta

 

16- Hz. Peygamber ve ashabının, İncil'de anlatılan durumları aşağıdakilerden hangisine benzetilmektedir?             (Fetih29. ayet)


a) Küçük derelerle sürekli büyüyen büyük bir nehre


b) Filizini çıkaran, kalınlaşan, gövdesi üzerinde doğrulup dikilen ve ekincilerin hoşuna giden ekine


c) Dalları çok yükseklerde ve kökü çok derinlerde olan ağaca


d) Bütün nehirlerin gelip kendisine boşaldığı denize


17-  "
Andolsun ki Allah, Resûlü’ne o rüyayı hak ile doğru çıkardı. Allah dilerse, güven içinde (kiminiz) başlarınızı tıraş ederek ve (kiminiz) saçlarınızı kısaltarak korkusuzca mutlaka .................. gireceksiniz. Fakat O, sizin bilmediklerinizi bildi de önce yakın bir fetih (olan Hayber fethini) verdi.                          (Fetih 27. ayet)


                      
a) Mescid-i Aksâ'ya                b) Mescid-i Harâm'a               c) Mescid-i Nebevî'ye                d) Mescid-i Kubâ'ya

 

18- Fetih Sûresi’nin 29. âyetinde, “Muhammed, Allah’ın Resûlü’dür” buyrulduktan sonra, Peygamberimizle beraber olanların güzel vasıfları anlatılır. Âyette bu durum anlatılırken hangi kitaplara atıf yapılır?                                                                                           (Fetih 29. ayet)

a)Kur’an ve İncil’e.

b)Tevrat ve Kur'an'a.

c)Tevrat ve İncil’e.

d)Zebur ve İncil’e.

 

19- Fetih Sûresi’nin 4. âyetine göre, Allah’ın müminlerin kalplerine huzur (ve sebat) indirmesinin sebebi nedir?                          (Fetih 4. ayet)

a) İmanlarına iman kat(ıp artır)maları için.

b) Onların günahlarını örtmek için.

c) Göklerin ve yerin ordularının sahibi olduğu için.

d) Her şeyi hikmetle yaptığı için

 

20- Mülk sûresinin 2. âyetine göre Allahu Teâlâ, insanlardan kimin daha güzel amel/davranış yapacağını imtihan etmek için, neyi yaratmıştır?   (Mülk 2. ayet)

a)    Ölümü ve hayatı.
b)    Dünya hayatını.
c)    Cennet ve cehennemi.
d)    Kâinatı.


21-  Mülk Sûresi’nin 6-8. âyetlerinde, cehennem ile ilgili bazı bilgiler verilmiştir. Aşağıdakilerden hangileri bu bilgiler arasında yer almaz?         (Mülk 6-8. ayetler)

                                                                                                                                               

I. Rablerini inkâr edenler için cehennem azabı vardır.

II. Cehennem, yakınından geçenleri içine çeker.

III. Cehenneme atılanlar, onun kaynarkenki gürlemesini işitirler.

IV.Cehennem öfkesinden neredeyse parçalanacaktır.

V.Cehennem dolunca kapıları sıkıca kilitlenir.

VI.Cehennemin bekçileri, oraya atılanlar için bağışlanma dilerler.

VII.Cehenneme atılanlara bekçiler ‘Size (bunu haber veren) hiç uyarıcı (peygamber) gelmedi mi?” diye sorarlar.

 

                    a) II – III – VI                      b) II – V – VI                       c) I – III – IV                      d) II – III – VI – VII

 

22- Ölümün ve hayatın yaratılmasının sebebi olarak zikredilen husus aşağıdakilerden hangisidir?                        (Mülk 2. ayet)

a) İkisi de kimin daha güzel amel/davranış yapacağını imtihan etmek için yaratılmıştır.

b) Hayat sevinçler için, ölüm korkular için bir ölçü olsun diye yaratılmıştır.
c) Hayat inananlar için teselli, ölüm zalimler için caydırıcı olsun diye yaratılmıştır.

d) Hayat dünya için, ölüm ise ahiret için yaratılmıştır.


23- " Dünya hayatı, ancak ............... ibarettir. Eğer iman edip de ‘Allah’ın emirlerine uygun yaşar/karşı gelmekten sakınırsanız’ (Allah) size mükâfatınızı verir ve sizden (bütün) mallarınızı istemez (yalnız zekât ve sadaka olarak bir kısmını ister)." âyet meâlinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?      (Muhammed 36. ayet)

a) Bir oyun ve bir eğlenceden
b) Bir sıkıntı ve bir darlıktan
c) Çeşit çeşit nimetlerden

d) Geçim kaygısından

 

24- Hükmü kesin bir sûre indirilip de içinde savaştan söz edildiğinde kalplerinde hastalık olanların içinde bulundukları hâl aşağıdakilerden hangisidir?                                                                                                                                                                            (Muhammed 20. ayet)
a) Üzerine ölümden baygınlık gelmiş kimsenin bakışı gibi
bakarlar.
b) Göğe doğru yükseltilen kimse gibi zorla nefes alıp verirler.
c) Ateşe girip çıkmış kimse gibi görünürler.

d) Mecnunlara benzer bir hâle bürünürler.


25- Muhammed sûresinin 1. âyetinde, amelleri boşa çıkacağı söylenen kişiler kimlerdir?                               (Muhammed 1. ayet)

a)    Muhammed (a.s.v.)’e tabii olduğunu söyleyip de ibadetten yüz çevirenler.
b)    İnkâr edenler ve Allah yolundan alıkoyanlar.
c)    Sadıklarla beraber hareket etmeyenler.
d)    Boş sözü satın alanlar.

 

                                     NEML - KASAS SURELERİ MEALİ TEST SORULARI VE CEVAPLARI

 

 

 1. Cinlerden, insanlardan ve kuşlardan oluşan düzenli bir ordusu olan peygamber aşağıdakilerden hangisidir?              (Neml 17.ayet))

              a) Hz. Zekeriya
                    b) Hz. İsa                      c) Hz. Musa                  d) Hz. Süleyman

 


2. Sebe halkı neye tapıyordu?                                               (Neml 24. ayet)


a) Kendi elleriyle yaptıkları putlara


b) Güneşe


c) Aya

d) Hükümdarlarına

 

 3. Kendisine kuşların dili öğretilen ve Hz. Davud’a varis olan peygamber aşağıdakilerden hangisidir?                            (Neml 16. ayet)

               a) Hz. Yusuf
              b) Hz. Zekeriya                  c) Hz. Süleyman                  d) Hz. İbrahim

 


4. “Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin, Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesinler.” Uyarısında bulunan ve bu ifadesiyle üzerine Hz. Süleyman’ı güldüren varlık aşağıdakilerden hangisidir?                                                                (Neml 18-19. ayetler)



                a) Hüdhüd Kuşu
                  b) Bal arısı                           c) Bülbül                              d) Karınca

 

 
5. Hz. Süleyman’a, Sebe halkı hakkında bilgiler getiren varlık aşağıdakilerden hangisidir?                        (Neml 22-23. ayetler)



          a) Cinlerden bir ifrit
                  b) Hüdhüd kuşu                      c) Karınca                        d) Bal arısı

 

 

 6. Sebe hükümdarı hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?                                  (Neml 23. ayet)


a) Halkı zorla kendisine boyun eğdiren zalim bir erkektir.


b) Henüz hükümdarlık yapamayacak kadar küçük bir çocuktur.


c) İnsanları kendisine zorla itaat ettiren cinlerden bir ifrittir.


d) Kendisine her şeyden bolca verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadındır.

 

 7- Neml Sûresi’nin 22-24. âyeti kerimelerinde, Hüdhüd’ün gelip: Ben, senin bilmediğin bir şeyi öğrendim” dediği ve Süleyman peygamberin bilmediği bir şeyden haber verdiği anlatılmaktadır. Hüdhüd’ün verdiği bilgiler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?                 (Neml 22-24. ayetler)

 

a)(Sebelilere) hükümdarlık eden, büyük bir tahtı olan bir kadın.

b)Güneşe secde eden bir kavim.

c)Şeytanın yaptıklarını kendilerine süslü gösterdiği bir kavim.

d)Belkıs’ın Hz. Süleyman’a gönderdiği mektup.

 

8- “De ki: “Göklerde ve yerde olanlardan hiç kimse gaybı bilmez. …................................” Ayette boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?                                    (Neml 65. ayet)

 

a) Onlar ne zaman dirileceklerini biliyorlarmı?

b) Ancak Allah bilir. (Dolayısıyla onlar) ne zaman dirileceklerini de bilmezler.

c) sanki sen gaybı biliyor musun da senden soruyorlar

d) Allah, gaybı size bildirecek değildir

 

 

9-     İnsanların ahirette alacakları cezalar veya mükâfatlar hangi ölçüye göre belirlenecektir?                        (Neml 89-90. ayetler)

 

a)     İnsanların soylarındaki asalete göre

b)     Irklarına ve renklerine göre

c)  Davranışlarındaki iyiliğe veya kötülüğe göre

d)    Güç ve kudretlerine göre

 

 

10-    Firavun’la birlikte zikredilen ve baş danışmanı olarak adı geçen kişi aşağıdakilerden hangisidir?               (Kasas 6. ayet)

 

                    a)     Nemrut                b)  Haman                  c)     Calut                       d)    Samirî

 

 

11-  Kasas suresinin 15. ayetinde "apaçık saptırıcı bir düşman" olarak belirtilen aşağıdakilerden hangisidir?              (Kasas 15. ayet)

 

                     a)     Zalim kişi               b)     Uyuşturucu               c)     Alkol                       d)  Şeytan

 

 

12-     Kızlardan bir tanesinin, babasının davetini iletmek üzere Musa’nın yanına gelirken sıkılganlık veya teeddüp göstermesi, ondaki hangi örnek bir ahlaki duyguyu ifade etmektedir?                                                                                     (Kasas 25. ayet)

 
                             a)
     Tevazu                b)  Hayâ                   c)     Cömertlik                   d)    İhsan

 

 

13-     Musa’nın, Allah’ın izniyle ellerini koynuna soktuktan sonra bembeyaz olarak çıkarması hangi şekilde tanımlanmaktadır?    (Kasas 32. ayet)

 

                            a)     Sihir                      b)     Keramet                       c)   Mucize                                d)    Hayal

 

 

14-     İnkârcılar ve zalimler karşısında müminlerin güçlü ve dirençli olmaları için, aşağıdakilerden hangi unsur diğerlerine göre çok daha önemlidir?     (Kasas 35. ayet)

 
a)
     Güçlü ve zengin olmaları

b)     Önemli bir siyasal mevkide olmaları

c)   Allah’ın yardımda bulunması, desteklemesi

d)    Güçlülerin yanında yer almaları

 

 

 

15-     Firavun ve askerlerinin Allah tarafından denizde boğularak helak edilmelerine onların hangi davranışları sebep olmuştu? (Kasas 38-40. ayetler)

 

a)   Allah’a karşı büyüklük taslamaları

b)     Ordunun düzensiz ve disiplinsiz olması

c)     Bilmedikleri bir yola girmiş bulunmaları

d)    Üç şık da doğru


 

 

16-     Bütün ilahi mesajlarda olduğu gibi, Musa’ya indirilmiş olan Tevrat da hangi amacı gerçekleştirmek için verilmiştir?           (Kasas 43. ayet)

 

 a)     İnsanların tarihi bilgilere sahip olmaları için

 b)   İnsanların düşünüp öğüt almaları için

 c)     İnsanların okuma yazma öğrenmeleri için

 d)    İnsanların şiir öğrenmeleri için

 

17- “Allah’tan (gelen bir delil veya vahye dayalı) bir yol gösterici olmadan, ............................ uyandan daha sapık kimdir? ”    (Kasas 50. ayet)

 Kasas Sûresi’nin 50. âyetinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

 
a) Atalarının dinine

b) Putlara

c) Kendi arzusuna (veya işine gelenlere)

d) Şeytana

 

 

18- Aşağıdakilerden hangisi Hz. Musa’ya peygamberlik verildiğinde çekinerek dile getirdiği endişelerden birisi değildir?     (Kasas 33-34. ayetler)

 

a) Geçmişte öldürme olayına karıştığı için Firavun tarafından öldürülmek
b) Düzgün konuşamamak
c) Yalanlanmak
d) Taşa tutulmak

 

 

19- Kasas Sûresi’nin 59. âyetine göre; Rabbimiz, bir toplumu helak etmeme hususunda hangi şartı bildirmiştir?               (Kasas 59. ayet)

 

a) O topluma mesajını ulaştıracak bir peygamber göndermedikçe
b) O toplumda iyi insanlar bulunduğu müddetçe
c) O toplum azgınlık etmedikçe
d) O toplum kendi durumlarını değiştirmedikçe

 

 

20-Dilediğini yaratma ve seçme yetkisi, kime aittir?                            (Kasas 68. ayet)

 

                   a)     İnsanlar                    b)     Peygamberler                   c)     Devlet başkanları                       d)   Allah

 


 21-Kuran’da, Musa peygamber'in kavminden olduğu söylenen, mal ve servet açısından azgınlık gösteren kişi aşağıdakilerden hangisidir?

                                                                                                                                                                                           (Kasas 76. ayet)

 
                           a)
     Nemrut                  b)     Firavun                     c)     Bel’am                                  d)   Karun

 

 

22-Allah’ın kendisine vermiş olduğu ilim veya servet sebebi ile Allah’a karşı yüzsüzlük yaparak şımaran ve insanlara kendi becerisini, saltanatını veya kudretini üstünlük gerekçesi olarak dayatan bir kişi için aşağıdaki hangi vasfın kullanılması uygun düşmektedir?                (Kasas 78. ayet)

 

                       a)     Alim                       b)     Vefalı                        c)  Nankör                          d)    Alçak gönüllü

 

 

23- Musa (a.s.), Yüce Allah'ın “asanı at” emrine ilk kez nerede muhatap olmuştu?                               (Kasas, 29–31. ayetler).



a) Firavun'un sihirbazlarıyla yarıştıklarında.

b) Firavun’un sarayına gittiğinde.
c) Samirî ile karşılaştığında.
d) Tûr tarafında bir ateş görüp, oraya gittiğinde.

 

 

24- Kur'an’ı okumanın ve onunla amel etmenin hükmü aşağıdakilerden hangisidir?                                       (Kasas 85. ayet)

 
              a)
     Sünnet                     b)   Farz                   c)     Caiz                         d)    Mubah



 

                                   NUR - FURKAN SURELERİ MEALİ TEST SORULARI VE CEVAPLARI

 

 

1-      Namuslu kadınlara yalan yere zina isnat edenler hakkında uygulanması gereken ceza aşağıdakilerden hangisidir?     (Nur 4. ayet)

 
a-       Seksen değnek vurulması ve şahitliklerinin kabul edilmemesi

b-      Yüz değnek  vurulması ve iki yıl hapsedilmeleri

c-       Taşlanarak öldürülmeleri

d-      Kırk değnek vurulması ve kendileriyle bir ay konuşulmaması

 

 2-      Zina eden erkek ve kadına verilen cezaya dair Kuran’da belirtilen hükme göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?         (Nur 2. ayet)

 

 a-       Zina eden erkek recmedilir, kadına ise yüz değnek vurulur.

 b-      Zina eden erkek ve kadına yüzer değnek vurulur.

 c-       Zina eden erkeğe yüz değnek vurulur, kadın ise recmedilir.

 d-      Zina eden erkek sürgüne gönderilir, kadın ise evinde hapse mahkum edilir.

 

 

   3-      Eşlerine zina suçlamasında bulunup ta kendilerinden başka şahitleri olmayanlar hakkında izlenmesi gereken yol aşağıdakilerden hangisidir?  

                                                                                                                                                                                       ( Nur 6-7. ayetler)

 
a-      Yapması gereken önce kendisinin hakikaten doğru sözlülerden olduğuna dair dört defa Allah’a yemin ederek şahitlik etme(si)dir. Beşincide; eğer yalancılardan ise, Allah’ın lanetinin kendi üzerine olması(nı dilemesi)dir.

b-      Kendisine eşini öldürme hakkı verilir.

c-       Böyle bir suçlama hakkında herhangi bir şey yapılmaz.

d-      Zina suçlamasında bulunanın ifadesine dayanılarak suçlanana zina suçlaması uygulanır.

 

 4-      Bir kadına zina isnadında bulunanların iddialarını ispat etmek için kaç şahit getirmeleri gerekir?           (Nur 4. ayet)

              

                               a-   bir                     b-   iki                      c-   üç                     d-  dört

 

   5-     İzin alıp, selâm vermeden girilmesi yasaklanan yer neresidir?                ( Nur 27. ayet)

 
a-       Mescid-i haram

b-      Başkalarının evleri

c-       İlim meclisleri

d-      Bütün mescitler

 


  6- İnkar edenlerin amelleri aşağıdakilerden hangisine benzetilmektedir?                           (Nur 39. ayet)

 

a-       Sağlam bir kaya

b-      Fanusu olmayan lâmba

c-       Karanlıktaki ışık

d-       Düz arazide (ufukta görülen) bir serap 

 

 7-      I. İnanan erkek ve kadınlar birbirleri hakkında iyi zan besleyip bu sözlere kulak asmazlar.

          II. “Bunu söylememiz bize yakışmaz, hâşâ!, Bu büyük bir iftiradır.” derler.

          III. Bu isnadı dile getirenlerden dört şahitle iddialarını ispat etmeleri istenir.

          IV. Suçlanan kişi hakkındakİ bu iddia dilden dile aktarılır.

 

Birisine iffetsizlik suçlaması yapıldığında gösterilmesi gereken tavırla ilgili olarak yukarıdakilerden hangileri doğrudur?             (Nur 11-16. ayetler)

 
                 a-       I ve II             b-      II ve IV                  c-       I, II, III                       d-      Hepsi

 

 

 

8-  Ziynetlerini göstermeksizin dış elbiselerini çıkarılma izni verilen ama yine de sakınmalarının daha hayırlı olduğu söylenen kadınlar kimlerdir?

                                                                                                                                                                                                                       (Nur 60. ayet)

 a-       Evlenme arzusu kalmamış yaşlılar

 b-      Henüz evlenmemişler

 c-       Evliler

 d-      Dullar

 


9-  Aşağıdakilerden hangisi şirk koşanların sahte ilahlarının özelliklerinden değildir?                  (Furkan 3. ayet)

 

a-      Onlar hiçbir şey yaratamazlar.

b-      Kendileri yaratılmıştır.

c-       İnsanlara zarar verirler.

d-     Onlar ne kendilerine gelen bir zarar(ı savuşturabilir) ne de kendilerine bir fayda sağlayabilirler. 

 

10-  Dilleri, elleri ve ayakları ahirette kendi aleyhlerinde şahitlik edecek olanlar ve kendileri için çok büyük bir azap olduğu bildirilenler aşağıdakilerden hangisidir?                                                        (Nur 23-24. ayetler)

 
a-      Yalancılar ve hırsızlar

b-      İffetli kadınlara zina isnat edenler

c-       İbadetleri yerine getirmeyenler

d-      Zekatı vermeyenler

 

11-  “ O lamba bir cam içindedir. O cam sanki inciden bir yıldızdır ki güneşin doğduğu yere de, battığı yere de nispeti olmayan mübarek bir ağaçtan, zeytinden yakılır. Onun (zeytinin parlak) yağı, kendisine bir ateş değmese bile neredeyse ışık verir.”

 
Yukarıda meali verilen ayette tasvir edilen şey aşağıdakilerden hangisidir?                              (Nur 35. ayet)

 

     a-       Allah’ın nuru                b-      Kur'an                  c-       İslam             d-      Hz. Muhammed

 

12-  Bütün peygamberlerin ortak özelliği olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?                        (Furkan 20. ayet)

 
a-       İsrail oğullarındandırlar.

b-      Arap soyundandırlar.

c-      Yemek yerler ve çarşıda pazarda gezerler.

d-      Mısır’a gönderilmişlerdi.

 


13- Aşağıdakilerden hangisi kadınların ziynetlerini gösterebileceği kimselerden değildir?                        ( Nur 31. ayet)

 
a-      Kardeşinin oğlu

b-      Kocasının babası

c-      Teyzesinin oğlu

d-      Kocasının oğlu

 

14- Zina edenlere ceza uygulanırken dikkat edilecek hususlar aşağıdakilerden hangisidir?                        (Nur 2. ayet)

 
a-       Cezalandırmayı, suçluların akrabalarına yaptırmak.

b-       Onlara duyulan merhametin Allah’ın kanununu uygulamaktan alıkoymaması ve cezalandırmanın müminlerin huzurunda yapılması.

c-       Cezalandırmayı gizli yapmak ve mümkünse hiç yapmamak.

d-       Cezalandırmayı acıyarak yapmak ve gözlerden uzak tutmak.

 

 

 15- Hesap gününde müşriklerin taptıkları şeylere Allah ““Şu kullarımı (emirlerimden) siz mi saptırdınız, yoksa kendileri mi yolu sapıttılar?” diye sorduğunda onlar nasıl cevap verirler?                                                                                                                    ( Furkan 17-18. ayetler)

 
a-      Kendilerinin, müşriklerin iddia ettikleri gibi ilah olduklarını söylerler.

b-      Onları kendilerinin saptırdığını söyleyip af dilerler.

c-      “ Biz olmasaydık da başka ilahlar edinirlerdi” diyerek kendilerini savunurlar.

d-       Müşriklerin helaki hak eden bir topluluk olduğunu söylerler.

 

16- Nur Sûresi’nin 23. âyetine göre, namuslu, kötülüklerden habersiz mümin kadınlara zina isnadında bulunanlar,aşağıdakilerden hangisiyle karşı karşıya kalmışlardır?                                                                                  (Nur 23. ayet)

 

a) Bir daha yapmamaları için uyarılmışlardır.

b) Onlara gök kapıları açılmayacaktır.

c) Onlar, deve iğne deliğine girinceye kadar cennete giremeyeceklerdir.

d) Dünya ve ahirette lânetlenmişlerdir.

 

 

17- Furkan Sûresi’nin 60. âyetine göre, kâfirlere “Rahmân'a secde edin!” denildiği zaman, onların tavrı ne olmuştur?          (Furkan 60. ayet)

 

a) Selam vermeden oradan geçip gitmişlerdir.

b) "Selam!" deyip geçip gitmişlerdir.

c) “Rahmân da nedir? Senin bize emrettiğine mi secde edeceğiz?” demişlerdir. 

d) Parmaklarını kulaklarına tıkayıp ıslık çalarak oradan uzaklaşmışlardır.

 

 

 18- "Peygamber’in (sizi) çağırmasını, birinizin diğerini çağırması gibi tutmayın (hemen koşun). Allah, sizden ........................................kesinlikle bilir. (Peygamber’in) emrine aykırı davrananlar, kendi (baş)larına bir bela gelmesinden veya kendilerine acıklı bir azabın çarpmasından sakınsınlar.”

                                                                                                                                                                                                            (Nur 63. ayet)         

Âyeti kerimede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

 a) Peygambere itaat edenleri.

 b) Birbirinin arkasına saklanarak sıvışıp gidenleri.

 c) Neler geçirdiğinizi.

 d) O'ndan sakınanları.

 

 19- Furkan Sûresi’nin 43. âyeti kerimesi, bir çeşit tanrı edinme şeklinden bahsetmektedir. Bu tanrı edinme şekli aşağıdakilerden hangisidir?

                                                                                                                                                                                                 (Furkan 43. ayet)

 a) Hevâların/arzu ve heveslerin ilâh edinilmesi

 b) Uzza’nın tanrı olarak kabul edilmesi

 c) Bilginlerin ve devlet adamlarının tanrı edinilmesi

 d) Ataların putlaştırılması

 

 

20- Furkan sûresinin 32. âyetinde beyan edildiğine göre, inkâr edenlerin “Kur'an ona bir defada topluca indirilmeli değil miydi?” sorusuna, Rabbimizin verdiği cevap aşağıdakilerden hangisidir?    (Furkan 32. ayet)


a)    “Kolay ezberlemen için böyle indirdik.”
b)    İnsanlara kolay anlatasın diye böyle indirdik.”
c)     “Suçlularla mü’minleri ayırt etmek için böyle indirdik.”
d)    “Biz onu senin kalbine iyice yerleştirelim diye böyle (peyderpey) indirdik.”

 

  21- “Yazıklar olsun bana! ……………”   (Furkan 28) âyetinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?             (Furkan 28. ayet)

a) Keşke Kur’an’a uyanlardan olsaydım
b) Keşke geri dönmeye hakkım olsaydı
c) Keşke falanı dost edinmeseydim
d) Keşke doğru yolda olanlardan olsaydım

 

22- Nûr Sûresi’nin 45. âyetine göre Yüce Allah (cc) her hayvanı hangi maddeden yarattı?                                (Nûr 45. ayet)

 a) Topraktan         b) Sudan (Nutfeden)             c) Toprak ve sudan                 d) Annelerinden

 

 23- Nur Sûresi’nin 31. âyetine göre kadınlar ziynetlerini kimlere gösteremez?                                  (Nur 31. ayet)

a) Kocalarının oğullarına
b) Kız kardeşlerinin oğullarına
c) Kocalarının babalarına
d) Amcalarının oğullarına

 

24- Furkan Sûresi’nin 68. âyetinde "Yine onlar ki ............................... Kim bunları yaparsa, günahın(ın) cezasını bulur.” buyrulmaktadır.                                                                                                                                                     (Furkan 68. ayet)

Boş bırakılan yere aşağıdakilerin hangileri gelmelidir?

a) Zina etmezler, faiz yemezler ve adam öldürmezler.
b) Allah’la beraber başka bir tanrıya yalvarıp tapmaz/tapınmazlar. Allah’ın haram kıldığı canı, haksız yere öldürmezler. Zina etmezler.
c) Allah’a şirk koşmazlar, kul hakkı yemezler ve zina etmezler.
d) Allah’ın haram kıldığı cana kıymazlar, kul hakkı yemezler ve tartıda hile yapmazlar.

 

25- Nûr Sûresi’nin 58. âyetine göre kendisinden olup da henüz bulûğa ermemiş (küçük)ler , o kişinin odasına hangi vakitlerde izinsiz olarak girebilirler?                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                     (Nûr 58. ayet)

a) Sabah namazından sonra
b) Öğleyin
c) Yatsı namazından sonra
d) Hiçbir vakit

 

 

                                               İSRA - KEHF SURELERİ MEALİ TEST SORULARI VE CEVAPLARI

 


1. "
Kulu (Muhammed aleyhisselâm’ı bedeniyle,) geceleyin .................’dan, çevresini bereketli kıldığımız .................’ya götüren (Allah’)ın şânı yüce (ve her türlü noksanlıktan uzak)tır. (Bunu,) kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (yaptık). Şüphesiz O, (evet) O, hakkıyla işitendir, görendir.” ayet mealinde boş bırakılan yerlere gelmesi gerekenler sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?           (İsra 1. ayet)

 
a)     a) Mescid-i Aksa / Mescid-i Haram                    
 b)      Mescid-i Haram / Mescid-i Aksa

 
c)     c) Mescid-i Haram / Mescid-i Kuba                   
 d)     Mescid-i Aksa / Mescid-i Nebevi

 

2.Semud Kavmine gönderilen mucize aşağıdakilerden hangisidir?               (İsra 59. ayet)

 

a)     a)   Peygamberlerinin elinin bembeyaz parlaması        b)      Yılana dönüşen asa       c)   Ayın ikiye yarılması            d)   Dişi deve

 

 3. “Akrabaya, yoksula, yolda kalmışa (iyilik ve yardımla) hakkını ver, (malını lüzumsuz yere) saçıp savurma!” mealindeki ayetten sonra “saçıp savuranlar” hakkında ifade edilen özellik aşağıdakilerden hangisidir?              (İsra 26-27. ayetler)


a)     Şeytanın kardeşleri  
          b)      Çıplak kaya             c)   Faydasız rüzgâr             d) Verimsiz toprak

 


4.  Allah’ın, kullarını rızıklandırması hususundaki temel yasa aşağıdakilerden hangisidir?          (İsra 30. ayet)


a)     Kullarında eşit miktarda rızık verir.          
 b)      İnananlara bol, kâfirlere ise az verir.

 c)   c)    Dilediğine bol, dilediğine ölçülü verir.        d)     İmtihan için inananlara az, azdırmak için kâfirlere bol verir.

 

5. Hz. Davud’a verildiği bildirilen şey aşağıdakilerden hangisidir?             (İsra 55. ayet)


     a) Zebur                 
b)      Rüyaları yorumlama kabiliyeti                c) Tevrat                          d)     Ölüleri diriltme mucizesi

 

6. Kendisinde inananlara şifa ve rahmet olacak şeyler indirilen Kuran’ın, zalimler üzerindeki etkisi nasıl olur?            (İsra 82. ayet)

a) Zalimlere de hidayet vesilesi olur.
b) Onların hiç olmazsa zulmüne engel olur.
c) Zalimlere herhangi bir etkisi olmaz.
d) Zalimlerin ancak zararını artırır.

 

7. Yetim malı konusunda takınılması gereken tavır aşağıdakilerden hangisidir?                 (İsra 34. ayet)

 

a) Yetim malına hiç bir şekilde dokunulmamalıdır.

b) Yetimin malı, ergenlik çağına gelinceye kadar güzel bir şekilde kullanılıp               geliştirilebilir.                                                                                                                                                                                                                                             c)  Yetimin malını yakın akrabaları istedikleri gibi kullanabilirler.

d)   d)  Yetimlere miras düşmediği için malları da olmaz.

 

8. Aşağıdakilerden hangisi “dünya hayatının ziyneti” olarak nitelendirilmektedir?               (Kehf 46. ayet)

 

 )     a) Namaz ve güzel koku         b)      Sağlık ve güzellik         c)      İlim ve ibadet               d)   Servet ve oğullar

 
 

9. Bir ahlakî ilkeyi hatırlatma bağlamında örnek olarak verilen bahçe sahibi iki adamdan birisinin, ürünleri yok edilerek cezalandırılmasının sebebi aşağıdakilerden hangisidir?                 (Kehf/32-35. ayetler)

 

a) Hile ile arkadaşlarının bahçesini elinden almaya çalışması
b) Rabbine nankörlük etmesi ve sahip olduğu nimetlerin hiç yok olmayacağını düşünmesi

c) Arkadaşının ürünlerini kıskanarak onun bahçesini yakmaya çalışması

 d)   d) Bahçeden elde edilen ürünü şarap yapımında kullanması

 

10. Yaşlılıklarında anne-babasından biri veya her ikisi, yanında bulunan kişiye, nasıl dua etmesi buyrulmaktadır?            (İsra 24. ayet)


a)    Ey Rabbim! (Bunlar) küçükken beni (acıyıp) yetiştirdikleri gibi (sen de şimdi) onlara acı (ve esirge).

   b  b)    Rabbimiz! Amellerin hesabının görüleceği gün, beni, ana babamı ve müminleri bağışla.

c)c   c)    Ey rabbim! Beni ve soyumdan gelecek olanları, namazı devamlı kılanlardan eyle.

 d)   d)     Rabbimiz! Bize dünyada da ahirette de iyilik ver, bizi ateşin azabından koru.


11. " ....................... ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönül; bunların hepsi ondan (o ardına düştüğün şeyden) sorumludur.“ Ayet mealinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?    (İsra 36. ayet)

 
a)    Hakkında bilgin olmayan şeyin           
          b)     Kaybolan herhangi bir şeyin

 c    c)    Kendi hakkında söylenmiş olan sözlerin          d)     Boş ve batıl inançların

 

12. “Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o .........................” ayet mealini tamamlayan ifade aşağıdakilerden hangisidir?              (İsra 32. ayet)

 
a)     a) Günahtır ve haramdır.       
b)    Ayartıcı ve yanlış bir fiildir.      c)      Hayâsızlık ve çok kötü bir yoldur.         d)     Nesli bozar ve toplumu çökertir.

 

13. İblis’in, Hz. Âdem’e secde etmemesinin anlatıldığı ayette onun hangi varlık sınıfına ait olduğu belirtilmektedir?        (Kehf 50. ayet)

 

a)     a) İnsan                  b)      Melek                     c)      Cin                      d)     Varlığı yoktur, sembolik bir varlıktır.

 

14. Kehf sûresinin tamamı göz önüne alındığında, bu sûrede değinilen kıssalar hangi şıkta doğru olarak verilmiştir?

a)  Ashab-ı Kehf – Hz. Nuh ve Nuh tufanı– Musa ve İlim verilen kul - Zülkarneyn ile Ye’cüc Me’cücb)   

b)  Ashab-ı Kehf – Bahçe Sahipleri – Musa ve Firavun – Zülkarneyn ile Ye’cüc Me’cücc)   

c)  Ashab-ı Kehf – Hz. İbrahim ve kavmi – Musa ve İlim verilen kul - Zülkarneyn ile Ye’cüc Me’cüc

d)  Ashab-ı Kehf – Bahçe Sahipleri – Musa ve İlim verilen kul - Zülkarneyn ile Ye’cüc Me’cüc

 

15. Ashab-ı Kehf’in uyandırılmasıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?        (Kehf 19. ayet)

a)    Allah onları, “aralarında (hallerini birbirlerine) sorsunlar ” diye uyandırdı.

b)    Allah onları, sayıları bilinsin diye uyandırdı.

c)     Allah onların üzerine bir bina yapılmasını murad etti.

d)    Allah, o gençlerin kendi katındaki dinî mertebelerinin bilinmesini istedi.

 

 16. Hangi peygambere kavmi, “Eğer Allah’ı ve melekleri karşımıza getirmezsen yahut göğe çıkıp oradan da, okuyacağımız bir kitap getirmezsen sana inanmayız” demiştir?                      (İsra, 92–93. ayetler)   

 

a)İbrahim (a.s)’a                b)    Musa (a.s)’a               c)  İsa (a.s)’a                d)    Muhammed (a.s)’a

 

 

17. Kehf sûresinin 80. âyetine göre, kendisine ilim ve rahmet verilen kul, erkek çocuğu niçin öldürmüştür?    (Kehf 80. ayet)

a)    Gemileri gasp eden kralın eline düşüp, köle olmaması için

b)    Çocuğun mü’min olan anne ve babasının iman ve sabrını denemek için

c)     Çocuğun, mümin anne ve babasını azdırıp, küfre sürüklememesi için

d)    Kâfir olan anne ve babasının, çocuğu da küfre düşürmemesi için

 

18. İsra sûresinin 37. âyetinde, “Çünkü sen ne yeri yarabilirsin (ne de) boyca dağlara erişebilirsin.” sözleriyle yapılan uyarı, hangi temel ahlakî davranışı öğretmeye yöneliktir?                 (İsra 37. ayet)

 

a)    Yeryüzünde böbürlenerek, çalım satarak dolaşmanın çirkin olduğunu.

b)    İnsanın Allah'a şirk koşması boyu ve ağırlığı ile uyumlu olması gerektiğini.

c)     İnsanın malından infak yapmamasının haksızlık olduğunu.

d)    İnsanın şeytanla dost olmasının hiçbir makul temele dayanmadığını.

 

19) İsra Sûresi’nin 73. âyetinde, Mekkeli müşriklerin ne yapması karşılığında Hz Peygamberi candan bir dost
kabuledecekleri bildirilmektedir?          (İsra 73. ayet)
 
a) Onların putlarına sataşmaması karşılığında.
 
b) İman eden fakirleri yanından kovması karşılığında.
 
c) Onları kendi hallerine bırakması karşılığında.
 
d) Allah’ın vahyettiğinden başka bir şeyi yalan yere Allah’a isnat edip vahyedilenden sapması karşılığında.
 

 

20. Kehf Sûresi’nin 66-67. âyeti kerimelerinde, “Musa ona: “Sana doğru yol (ve hayır) olarak öğretilenden bana da öğretmen için sana tâbi olabilir miyim?” dedi. (O da:) “............................ dedi. Âyet mealine göre noktalı kısma aşağıdakilerden hangisi gelmelidir? (Kehf 66 - 67. ayetler)
 
 
a)Doğrusu sen benimle beraber olamazsın.
 
b)Doğrusu sen, benimle birlikte (yaptıklarıma) sabretmeye asla dayanamazsın.
 
c)Doğrusu sen benimle birlikte çalışamazsın.
 
d)Doğrusu sen benimle birlikte gidemezsin.
 
 
 
21. İsra Sûresi’nin 94. âyeti kerimesine göre, kendilerine hidâyet rehberi geldiğinde insanların buna inanmalarını engelleyen şey nedir? (İsra 94. ayet)
 

a) Allah, bir insanı mı peygamber gönderdi?” demeleri.
 
b)“Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter!” demeleri.
 
c)“Tanrıları, tek tanrı mı yaptı? Doğrusu bu tuhaf bir şeydir!” demeleri.
 
d)“Biz toprak olunca mı yeniden yaratılacağız?” demeleri.

 

 

                                      AL-İ İMRAN SURESİ MEALİ TEST SORULARI VE CEVAPLARI

 

 1. Aşağıdakilerden hangisi, insanlar için çekici ve güzel kılınan, ancak sadece geçici bir dünya menfaati/ geçimliği olarak bildirilen şeylerden değildir?                                  ( Al-i İmran 14. ayet )

 


a)     Kadınlar ve çocuklar

b)     Altın ve gümüş

c)     Soylu atlar ve ekinler.

d)     Kudret helvası ve bıldırcın

 

2. Müminler müminleri bırakıp küfre sapanları/İslâm karşıtlarını velî, (hâkim, kumandan, hükümdar ve sırdaş) edinirlerse aşağıdaki sonuçlardan hangisiyle karşılaşırlar?               (Al-i İmran 28. ayet)

 

a)     Kâfirler, müminler üzerinde hâkimiyet kurarlar.

b)     Müminler kâfirlerin şerlerinden emin olurlar.

c)     Allah ile olan bağlarını koparmış olurlar.

d)     Müminler iktisadi ve siyasi açıdan güçlenirler.

 

3. Kuran-ı kerim’de “kitabın anası / temeli” olduğu bildirilen ayetlere ne ad verilir?               ( Al-i İmran 7. ayet)


a)     müteşabih                 b)     Mücmel                    c)     Mufassal                    d)     Muhkem

 


4. .........."İşte kalplerinde eğrilik olanların fitne çıkarmak ve (kendi arzularına göre) yorum yapmak isteyerek, onun ........... olanlarına uyarlar. Halbuki onun yorumunu ancak Allah bilir." Ayette hakkında yorum yapmak üzere ardına düştükleri söylenen  ayetlere (....... ile belirtilen alan) ne denir?    (Al-i İmran 7.ayet)

 

a)     Muhkem               b)   Müteşabih                   c)     Müfesser                     d)     Mübeyyen

 


5. İmranın hanımı, Hz. Meryem’i doğurup da Allah'a adayınca mabede yerleştirilen Hz. Meryem’in bakımını kim üstlenmişti? (Al-i İmran 36- 37.ayetler)

 

a)  Hz. Zekeriya                   b)     Babası İmran                 c)     Hz. Yahya                      d)     Şehrin yöneticisi

 


6.Hz. İsa’nın doğumundaki farklılık anlatılırken yaratılış bakımından Hz. İsa’nın durumu aşağıdakilerden hangisine benzetilmektedir? 

                                                                                                                                                                                     ( Al-i İmran 59. ayet)

           a)     Hz. Yahya              b)     Hz. Zekeriya              c)     Hz. Nuh                    d)     Hz. Âdem

 


7. Allahın, meleklerin ve adaleti gözeten ilim sahiplerinin şahitlik ettiği belirtilen husus aşağıdakilerden hangisidir?        ( Al-i İmran 18. ayet)

 

a)     Allah’tan başka ilah olmayışı

b)     Peygamberlerin şefaat hakkına sahip olmaları

c)     İnsanın zayıf yaratılmış olması

d)     Kâinatın ezeli oluşu

 


8. Aşağıdakilerden hangisi Hz. İsa’nın mucizelerindendir?                                       ( Al-i İmran 46–49. ayetler)

 

 a)  Beşikte iken konuşması

 b)  Anadan doğma körü ve alacalıyı iyileştirirmesi

 c)  Allahın izniyle ölüleri diriltmesi

 d)  Hepsi

 


9. Yaşlılığı zamanında, eşi de kısır olmasına rağmen bir oğulla müjdelenen, buna şaşırarak rabbinden bir alamet isteyen, Allah'ın da bu alametin üç gün insanlara işaretten başka söz söylememesi olduğunu belirttiği peygamber hangisidir?        (Al-i İmran 39- 41. ayetler)

 

a)     Hz. Yahya                       b)     Hz. Eyyüb                 c)     Hz. Davut                   d)     Hz. Zekeriya

 


10. Aşağıdaki peygamberlerden hangisine melekler tarafından (kavmine) efendi, nefsine hâkim ve iyilerden bir peygamber olacak bir oğul müjdelenmiştir?                      (Al-i İmran 39. ayet)

 


a)     Hz. Muhammed                 b)     Hz. Yahya              c)      Hz. Zekeriya                d)     Hz. Davut

 


11. Hz. İsa, “Allah yolunda yardımcılarım kimlerdir?” diye sorduğunda ona “ Biziz Allah yolunun yardımcıları” diyenler kimlerdir?   (Al-i İmran 52. ayet)

 

a)   Romalı komutanlar                   b)    Roma halkı                    c)     Havariler                       d)     Hanifler

 


12. Allah’ı sevdiğini iddia edenlere, Allah’ın da kendilerini sevmesi için önerilen yol hangisidir?                        (Al-i İmran 31. ayet)

 

a)     Yemin etmeleri

b)     Ölümü istemeleri

c)     Lanetleşmeleri

d)     Peygambere tabi olmaları


13.Kuranı kerimde müminlerin bazı özelliklere sahip olması durumunda diğer insanların onlara zarar veremeyeceği ifade edilir. Aşağıdakilerden hangisi bu özellikleri doğru olarak vermektedir?          (Al-i İmran 120. ayet)

 
a)     Sabırlı olmak ve Allah'ın emrine uygun yaşamak

b)     Namaz kılmak ve zekât vermek

c)     İlim tahsil etmek ve infakta bulunmak

d)     Oruç tutmak ve hacca gitmek

 

14 “Küfre sapanlar, onlara mühlet vermemizin, kendileri hakkında hayırlı olduğunu asla sanmasınlar. Onlara, ancak ................. mühlet veriyoruz. Onlar için zelil ve perişan eden bir azap vardır.” Ayet mealinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?               (Al-i İmran 178. ayet)

 
a)     Mutlu olsunlar diye

b)     Yeryüzüne hükümran olsunlar diye

c)     Ömürlerini tamamlasınlar diye

d)     Günahlarını artırmaları için

 

15.Müminler zayıf ve güçsüzken Allahın kendilerine yardım ettiği savaş aşağıdakilerden hangisidir?              (Al-i İmran 123. ayet)

 
a)     Uhud                   b)
     Tebük            c)     Bedir                d)     Hendek

 

16.“ ..................... asla ‘iyi’ye (hayra, takvâya, Allah’ın rızasına) erişemezsiniz.” Ayet mealinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?               (Al-i İmran 92. ayet)

 

a)     Allah yolunda cihat edip öldürülmedikçe

b)     Namazı dosdoğru kılmadıkça

c)     Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) sadaka vermedikçe

d)     Kabe’yi haccetmedikçe

 

17.Kur'an-ı Kerim, Müslümanların Uhud savaşı esnasında düştükleri bazı hatalı durumlara işaret eder. Aşağıdakilerden hangisi işaret edilen bu hatalardan biri değildir?             (Al-i İmran 152-153- 154. ayetler)

 

a)     Peygamberin emrine karşı gelmek

b)     Düşman ordusuna katılmak

c)     Canlarının derdine düşmek ve savaş alanından kaçmak

d)     Cahiliyyedeki gibi, Allah hakkında zanda bulunmak

 

18. Kur'an-ı Kerim, iman edenlerin, ehli kitaptan olanlara uymaları konusunda nasıl bir yaklaşım sergiler?          (Al-i İmran 100. ayet)

 

 a)      Ehli kitabın, kendilerine itaat eden müminleri imanlarından döndürebilecekleri uyarısında bulunur.

 b)     Ehli kitabın doğruyu bilip doğruya çağırdığını ifade eder.

 c)     Ehli kitaba uyup uymama konusunda müminleri serbest bırakır.

 d)     Ehli kitaba uyma ya da uymama konusundan hiç bahsetmez.

 

19. “ Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz.” Ayet meailindeki “en hayırlı ümmet” ifadesi, ayetin devamında hangi özellikle açıklanmaktadır?            (Al-i İmran 110. ayet)

 
 a)     Son peygamberin ümmeti olmak

 b)     İyiliği emretmek, kötülükten men etmek, Allaha inanmak

 c)    Cihada önem veren ve savaşan bir ümmet olmak

 d)    Asil bir soya mensup olmak

 

20. Hz. Peygamber'in, müminlerin hatalı davranışları karşısında, Allahın rahmeti sayesinde onlara yumuşak davrandığı bildirilmektedir. Eğer Hz. Peygamber kaba ve katı yürekli olsaydı ayete göre bunun sonucu ne olurdu?          ( Al-i İmran 159. ayet)

 

a)     Hz. Peygamber kaybedenlerden olurdu

b)     Allah onu cezalandırırdı

c)     Etrafındakiler dağılıp giderlerdi.

d)     Bu tavrı ile etrafındakileri daha fazla etkilerdi

 

21. “ Ey Mü’minler! İki topluluğun (Uhud gazvesinde) karşılaştığı gün başınıza gelen (musibet) Allah’ın izniyle olmuştur. (Bu da Allah’ın gerçek) ......... ayırt etmesi ve .................. meydana çıkarması içindi. Ayet mealinde boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

                                                                                                                                                                          (Al-i İmran 166–167. ayetler)

 
a)     İnananları - münafıklık yapanları

b)     Cesurları- korkakları

c)     Salihleri- hainleri

d)     Mücahitleri- savaştan kaçanları

 

22. “Allah’ın lütfu ile kendilerine bol bol verdiği şeyde (infak etmeyip) cimrilik yapanlar, asla bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Aksine bu onlar için bir şerdir." Ayet mealinin devamında cimrilik edenlerle ilgili olarak hangi açıklama yapılmaktadır?             (Al-i İmran 180. ayet)

 

a)     Cimrilik ettikleri şeyin kat, kat fazlası kendilerinden alınacaktır

b)     Cimrilik ettikleri şeyler kıyamet gününde boyunlarına geçirilecektir

c)     Cimriliklerinin cezası olarak sonsuza dek cehennemde kalacaklardır

d)     Cimrilikleri yüzünden sevapları eksik olacaktır

 

23. İnsanlar için kurulan ilk mabet aşağıdakilerden hangisidir?               (Al-i İmran 96. ayet)

 

a)     Mescidi aksa              b)     Süleyman mabedi                   c)     Kâbe                       d)     Mescidi nebevi

 

24. “(Onların) hepsi bir değildir. ............. içlerinden artık (müslüman olup) ‘Allah’ın emirlerini tutan’, gece vakitlerinde Allah’ın âyetlerini okuyan ve secde edenler vardır.” Ayet mealindeki boş bırakılan alanda anatılanlar kimlerdir?               (Al-i İmran 113. ayet)

 
a)     Müşrikler              b)
     Mecusiler                    c)     Münafıklar                  d)     Ehl-i Kitap

 

25. “ (Ey mü’minler!) Gevşemeyin ve üzülmeyin. Eğer (gerçekten) ............. iseniz (düşmanlarınızdan) çok üstünsünüzdür." Ayet mealinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?            (Al-i İmran 139. ayet)

 

a)     Mümin

b)     Gayret gösterenler

c)     Salih kimseler

d)     Sabırlı kişiler

 

 

MÜMİN - FUSİLET - ŞURA SURELERİ MEALİ TEST SORULARI VE CEVAPLARI (2. HAFTA)

 

1. Firavun kimden kendisine yüksek bir kule yapmasını istedi?      Mümin 36. ayet

a) Kârûn            b) Hâmân           c) Hz. Mûsâ                d) Hz. Hârûn



2. Yüksek bir kule yapılmasını isterken Firavun'un niyeti neydi?    Mümin 37. ayet

a) Bu kulede yaşayarak diğer insanlara yukarıdan bakmak

b) Şehrin güvenliği için gözetleme kulesi olarak kullanmak

c) Göğe çıkarak Hz. Mûsâ'nın tanrısını görmek

d) Hz. Mûsâ'yı bu kuleye hapsetmek



3. Hz. Mûsâ'nın gönderildiği toplum arasında Firavun'la birlikte isimleri sayılan iki kişi kimdir?   Mümin 23-24. ayetler

a) Hârût ve Mârût             b) Tâlût ve Câlût            c) Âd ve Semûd                d) Hâmân ve Kârûn



4. Allah kendilerine doğru yolu gösterdiği hâlde körlüğü hidayete tercih eden ve yıldırımla cezalandırılan topluluk aşağıdakilerden hangisidir?                                                                                                                                                                                  Fussilet 17. ayet
a) Hz. Lût'un kavmi           b) Âd kavmi              c) Semûd kavmi              d) Firavun'un kavmi



5. "(Onlar) derilerine: 'Niçin bizim aleyhimize şahitlik ettiniz? diyecekler.' (Derileri de): Her şeyi konuşturan Allah bizi (de) konuşturdu. Sizi ilk defa yaratan da O'dur. (Şimdi de) yine O'na döndürülüyorsunuz" derler"

 

 Cehennemliklerin, kendi aleyhlerine şahitlik edecek uzuvları arasında aşağıdakilerden hangisi zikredilmemiştir?                                                                                                                                                                                                           Fussilet 20 -21-22. ayetler

a) Burunları                     b) Kulakları                     c) Gözleri                         d) Derileri



6. Firavun'un "Bırakın beni, şu Mûsâ'yı öldüreyim" sözleri karşısında "Siz, bir adamı sırf 'Rabbim Allah'tır' dedi diye (tehlikeli görüp) öldürürmüsünüz? sorusuyla itiraz eden ve nasihatler veren kişi aşağıdakilerden hangisidir?                                     Mümin 26-27-28. ayetler

a) İmana gelen ve Firavun'a karşı çıkan sihirbazların başındaki kişi

b) Hz. Mûsâ'ya inanmayı çıkarlarına daha uygun bulan Kârûn

c) Hz. Mûsâ'ya iman eden ve onu korumaya çalışan Hâmân

d) Firavun ailesinden imanını gizlemekte olan bir mümin



7. Kıyametin kopacağı gün kendileri hakkında" ........ azabın en şiddetlisine sokun." Denilecek kavim aşağıdakilerden hangisidir? Mümin 46.ayet

a) Firavun kavmini                    b) Kârûn kavmini             c) Nemrut kavmini             d) Imrân kavmini



8. Peygamberlerin mûcize göstermesi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?           Mümin 78.ayet

a) Peygamberler, kavimleri ne zaman isterse mûcize gösterirler.

b) Peygamberler, zorda kaldıkları zaman, mûcize gösterme yoluna başvururlar.

c) Hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmadan mûcize gösteremez.

d) Mûcizeler, doğruluklarını ispat etmek istediklerinde peygamberlerin başvurdukları bir yöntemdir.



9. Kur'an, Arapça olmasaydı inkâr edenler ne derdi?                        Fussilet 44. ayet

a) Anlamasak da kulağımıza hoş geliyor.

b) Bizimkinden farklı bir lisan… Bu, Allah katından olmalı.

c) Ayetleri açıklanmalı değil miydi? Arab'a, yabancı (dilden bir kitap olacak şey) mi? 

d) Başka bir dilde bir kitap ve Arap bir peygamber, öyle mi?



10. Allah'ın, "İkiniz de İsteseniz de istemeseniz de bir düzen ve uyum içinde var olup hükmüme gelin." emrine "İsteyerek geldik." diye karşılık verdikleri bildirilenler aşağıdakilerden hangisidir?                                                                                                         Fussilet 11. ayet


a) Melek ve cin                  b) Gök ve yeryüzü                 c) İnsan ve hayvan                   d) İnanan ve münafık



11. Kötülüğe güzel bir davranışla karşılık veren kişi nasıl bir sonuca ulaşır?      Fussilet 34. ayet
 
a) Düşmanlarının kendisine içten bir dost gibi oluverdiğini görür.

b) Haksızlığa uğradığını düşünerek bir süre sonra bundan vazgeçer.

c) Davranışına karşılık göremediği için başkalarına kırılır.

d) Bu özelliği yüzünden sürekli suiistimale uğrar.



12. "Siz, bir adamı sırf 'Rabbim Allah'tır' dedi diye (tehlikeli görüp) öldürür müsünüz? uyarısını yapan kişi, Hz. Mûsâ'dan önce muhatap oldukları hangi peygamberi Mısırlılara hatırlatmıştır?     Mümin 34. ayet

a) Hz. Ismâil             b) Hz. Nûh             c) Hz. Yûnus            d) Hz. Yûsuf



13. İnsanların yaratılmasından daha büyük olduğu söylenen şey aşağıdakilerden hangisidir?    Mümin 57. ayet

a) Bitkilerin yaratılması

b) Hayvanların yaratılması

c) Denizlerin yaratılması

d) Göklerin ve yerin yaratılması



14. Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayan ve "Bizden daha güçlü kimdir?" diyerek böbürlenen, sonunda dondurucu bir

kasırga ile helâk edilen kavim aşağıdakilerden hangisidir?         Fussilet 15-16. ayetler

a) Âd kavmi             b) Hz. Nûh'un kavmi             c) Hz. Lût'un kavmi                 d) Hz. Yûnus'un kavmi



15. İnkâr edenlerin, Kur'an'ı dinleme konusundaki yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?        Fussilet 26. ayet

a) Birbirlerine Kur'an'ı çok dikkatli dinlemeleri gerektiğini tavsiye ederler.

b) Birbirlerine, "Bu Kur'an'ı (okunurken) dinlemeyin ve ona karşı gürültü ve şamata yapın" derler.

c) Kendileri dinlemezler, dinlenilmesine de engel olmaya çalışmazlar.

d) Kur'an okunmaya başladığında kendilerinden geçerek ona kulak verirler.



16. Aşağıdakilerden hangisi en güzel sözlü kimse olarak nitelendirilmektedir?      Fussilet 33. ayet

a) Allah'ın âyetlerini yalan sayan ve "Bunlar eskilerin masalları." diyen kişi

b) Allah'a çağıran, salih amel işleyen ve "Şüphesiz ben müslümanlardanım" diyen kişi

c) Allah'ın mescitlerini imar eden ve insanlara "Haydi gelin!" diyen kişi

d) Allah'a inanmadığı hâlde Kur'an için "Bu beşer sözü olamaz." diyen kişi



17. Şeytandan gelen kötü bir düşünce karşısında aşağıdakilerden hangisi tavsiye edilmektedir?           Fussilet 36. ayet

a) Üç gün oruç tutmak          b) Sadaka vermek            c) Hemen Allah'a sığınmak             d) Kurban kesmek



18."Kim salih (sevabı olan) bir iş yaparsa ............... faydasınadır. Kim de kötülük yaparsa ............... aleyhinedir." Âyet meâlinde boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?         Fussilet 46. ayet

a) Kendi

b) Başkalarının

c) Kendisinin ve akrabalarının

d) Kendisinin ve ana babasının

 

 

19. Allah'ın insanla konuşma şekilleri arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur?             Şura 51. ayet

 

a) Vahiyle             b) Perde arkasından         c) Yüz yüze               d) Elçi (melek) aracılığıyla

 

 

20. Allah'ın bol bol vermesi durumunda insanların azgınlık edeceği, bundan dolayı dilediği ölçüde indirdiği bildirilen şey aşağıdakilerden hangisidir?                Şura 27. ayet

 

a) Bilgi                                b) Rızık                         c) Akıl                                  d) Sevgi

 

 

21. Zikredilen diğer güzel özellikleri yanında işleri aralarında istişare / danışma ile olması gerekenler aşağıdakilerden hangisidir?                   Şura 36-39. ayetler

 

a) Âlimler                b) İman eden ve Rab'lerine güvenip dayananlar           c) Devlet adamları             d) Kardeşler

 

 

 

22. Rablerini hamd ile tesbih edip, yerdeki (mü'min)ler için mağfiret diledikleri bildirilenler kimlerdir?          Şura 5. ayet

 

a) Ruhlar                    b) Melekler                   c) Cinler                        d) Yıldızlar

 

 

23. İnsanın hayır ve şer konusundaki eleştirilen tavrı aşağıdakilerden hangisidir?        Fussilet 49–51. ayetler

 

a) Başına gelen hayrı da, şerri de Allah'tan bilir.

b) Başına gelen, hayır da olsa şer de olsa daima kulluğuna devam eder.

c) Nimetler içindeyken yüz çevirir, büyüklük talayıp uzaklaşır, başına bir kötülük geldiğinde yalvarmaya koyulur.

d) Hayır ve şer konusunda kendisinin bir etkisi olmadığını düşünür.

 

 

24. İnsanların başına gelen musibetlerin temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?            Şura 30. ayet

 

a) Kendi yaptıkları       b) Allah'ın gazabı     c) Atalarının günahı     d) Lânetlenmiş olmaları

 

 

25. İnananlar, bir zulüm ve saldırıya uğradıklarında nasıl davranırlar?         Şura 39. ayet

 

a) Saldırıya kayıtsız kalırlar.   

b) Saldırganlara hoşgörülü davranırlar.

c) Saldırganlarla iş birliği yapmaya çalışırlar.

d) Aralarında yardımlaşıp kendilerini savunurlar.

 
 
 
   YUSUF - HUD SURELERİ MEALİ TEST SORULARI ve CEVAPLARI (1. HAFTA)

 

1. Tufan olduğunda " (Hayır!) Beni sudan koruyacak  kendimi sudan koruyacak, (yüksek) bir dağa sığınacağım." diyerek helâk olmaktan kurtulacağını sanan, ama boğulmaktan kurtulamayan kimdir?   Hud 43. ayet


a) Firavun
b) Firavun'un en yetenekli büyücüsü
c) Hz. Nûh'un oğlu
d) Hz. Nûh'un karısı


2. "Biz (senin sözlerin için) ancak 'Tanrılarımızdan biri, seni fena halde çarpmıştır' deriz." diyerek kendilerine yapılan azap uyarılarına aldırış etmeyen kavim hangisidir? Onlara gönderilen peygamber kimdir?    Hud 54-55. ayetler


a) Ad kavmi - Hz. Hûd      b) Medyen kavmi - Hz.Hûd        c) Semud kavmi - Hz. Sâlih        d) Medyen kavmi - Hz. Şuayb

 


3. Ölçü ve tartıda hile yapma özelliğiyle ön  plâna çıkan ve peygamberleri tarafından "Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın!" diye uyarılan toplum aşağıdakilerden hangisidir?    Hud 84-85. ayetler

a) Âd kavmi                      b) Lût kavmi        c) Medyen kavmi             d) Semûd kavmi

 


4. Rüyasında on bir yıldızın, güneş ve ayın kendisine secde ettiklerini gördüğünü söyleyen Hz. Yûsuf'a, "Rüyanı kardeşlerine anlatma, sonra sana bir tuzak kurarlar." diyen kimdir?             Yusuf 4-5. ayetler


a) Eşi                          b) Zindan arkadaşı                    c) Babası                           d) Oğlu

 

5. Hz. Yûsuf, evinde bulunduğu kadının iftirasına maruz kaldığında suçlu olup olmadığı nasıl kararlaştırıldı? Yusuf 26-27. ayetler


a) Ev halkının şahitliğine başvuruldu.
b) Hz. Yûsuf'un gömleğinin önden mi, arkadan mı yırtıldığına bakıldı.
c) Olayın kimin odasında geçtiğine bakıldı.
d) Hz. Yûsuf'un ifadesine göre karar verildi.



6. Hz. Nûh'un inşa ettiği geminin tufandan sonra oturduğu yerin ismiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur? Hud 44. ayet


a) Cûdî
b) Arafat
c) Ararat
d) Kur'an'da bu yerin ismi belirtilmez.



7. Ayette "Elbette Yusuf ve (öz) kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir" şeklinde geçen, babalarının, Hz. Yûsuf'u kendilerinden daha çok sevdiğini söyleyen Hz. Yusuf'un kardeşleri, ondan kurtulmak için ne yaptılar? Yusuf 15. ayet


a) Onu kuma gömdüler.
b) Onu kuyuya attılar.
c) Onu ıssız bir yerde terk ettiler.
d) Oradan geçen bir kervana onu köle olarak sattılar.



8. Kendisine "yorumlama" kabiliyeti verilen peygamber aşağıdakilerden hangisidir?    Yusuf 21. ayet

a) Hz. Süleymân                 b) Hz. Dâvûd                c) Hz. Yûsuf                    d) Hz. Mûsâ



9. Kâfirler ile müminler kimlere benzetilmektedir?    Hud 24. ayet

a) Müflis tüccar ile işleri yolunda giden tüccar
b) Dilsiz ve şuursuz ile konuşan ve akleden
c) Kafesteki kuş ile göklerde serbestçe uçan kuş
d) Kör ve sağır ile gören ve işiten

 

10. "Eğer kabilen (içinde bulunan beş-on kişi) olmasaydı seni kesin taşlayarak öldürürdük. Sen bizden üstün de değilsin" sözlerine muhatap olan peygamber hangisidir? Hud 91. ayet


a) Hz. Sâlih                b) Hz. Mûsâ              c) Hz. Ya'kûb                  d) Hz. Şuayb

 


11. Müşriklerin Hz. Peygamber'in ruhunun daralmasına yol açan istekleri aşağıdakilerden hangisidir? Hud 12. ayet


a) Altından bir evi olması veya göğe merdiven dayaması
b) Gökten bir sofra indirmesi veya Allah'ı gözüyle görmesi
c) Ona bir hazine indirilmesi veya onunla beraber bir meleğin gelmesi
d) Yeryüzü saltanatının kendisine verilmesi veya ölüleri diriltmesi



12. Kendilerine meyletmenin/güvenip dayanmanın yasaklandığı kimseler aşağıdakilerden hangisidir? Hud 113. ayet


a) Şairler              b) Günahkârlar               c) Devlet adamları                  d) Zulüm (ve haksızlık) edenler


 
13. Hz. Yûsuf'un, zindandaki arkadaşlarına anlattıklarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur? Yusuf 38-40. ayetler


a) Hz. Yûsuf, sürekli olarak kendisine yapılan zulmü anlatıyordu.
b) Hz. Yûsuf, ısrarla Allah'ı, onun tek olduğunu ve ona ibadet edilmesi gerektiğini anlatıyordu.
c) Hz. Yûsuf, her fırsatta zindan arkadaşlarını yönetime karşı ayaklanmaya çağırıyordu.
d) Hz. Yûsuf, kardeşlerinin kendisine yaptıklarını anlatıyordu.


14. Kral, rüya yorumunu beğenip yanına getirilmesini emrettiğinde Hz. Yûsuf'un elçiden isteği ne oldu? Yusuf 50. ayet


a) Ellerini kesen kadınların sorgulanması
b) Babasının yanına gitmesine izin verilmesi
c) Hapse düşmesine sebep olanların hapsedilmesi
d) Kardeşlerinin ve babasının yanına getirtilmesi


15. Kur'ân-ı Kerîm'i Hz. Peygamber'in uydurduğunu söyleyenlere nasıl karşılık verilmiştir?  Hud 13. ayet

a) Hz. Peygamber'in, okuma yazması olmadığı için bunu yapamayacağı söylenmiştir.
b) Onlardan Kur'an'ın benzerini ortaya koymaları istenmiştir.
c) Hz. Peygamber'in bilmediği konulardan bahseden âyetler delil gösterilmiştir.
d) Bu iftirayı yapanlar gökten indirilen bir musibetle helâk edilmişlerdir.


16. Hz. Lût'un ailesinden, helak edilen kişilerin arasında olan kişi aşağıdakilerden hangisidir? Hud 81. ayet


a) Babası                 b) Kızı                      c) Oğlu                           d) Karısı

 


17. "Kavminin inkarcı ileri gelenleri de: 'Biz, seni, ancak bizim gibi bir insan olarak görüyoruz. Basit ve dar görüşlü aşağı (insan)larımızdan başkasının sana uyduğunu da görmüyoruz. Sizde, bize karşı bir üstünlük olduğunu da görmüyoruz. Aksine biz, sizin yalancı olduğunuzu düşünüyoruz' dediler." ayetiyle Peygambere iman eden kimseleri, inananları aşağılayan topluluk aşağıdaki kavimlerden hangisi içerisinde bulunmaktadır? Hud 27. ayet


a) Nûh kavmi            b) Lût kavmi             c) Semûd kavmi                d) Âd kavmi

 


18. Hz. Nûh'a geminin dışında bırakılması emredilen kimseler kimlerdir? Hud 40. ayet


a) Ailesi
b) Karısı ve âyette isimleri sayılan bazı kişiler
c) Hakkında (boğulmaları için) söz geçmiş olanlar
d) Hz. Nûh gemi yapımıyla uğraşırken buzağı heykeline tapanlar

 

19. Kur'an'ın, "hüküm" konusundaki temel anlayışı aşağıdakilerden hangisidir? Yusuf 40. ayet

a) Hüküm, çoğunluğun kanaatine göre belirlenir.
b) Hüküm, Allah'ın, Resülünün ve müminlerindir.
c) Hüküm, ancak Allah'a aittir.
d) Hüküm, Müslüman yöneticilerin ve âlimlerin görüşüne göre belirlenir.



20. Hz. İbrâhim, kendisine müjde ile gelip "selâm" diyen misafirlerin hangi özelliğinden dolayı onları yadırgamış ve onlardan yana içine bir korku düşmüştür? Hud 69-70. ayetler


a) Misafirlerin yabancı olmaları ve görünümlerinin ürkütücü olması
b) Misafirlerin kendilerine sunulan yemeğe el uzatmamaları
c) Misafirlerin kendisiyle hiç anlamadığı bir dilden konuşmaları
d) Misafirlerin çok kalabalık ve silâhlı olmaları

 



alt

 

 

 

 

 

Salı, 17 Eylül 2013 00:00

NASRETTİN HOCA VE EޞEK FIKRASI

  alt

OKUMA VE ANLAMAYA Y֖NELİK

Nasrettin Hoca bir gün padişŸahın huzuruna çağŸrılır. PadişŸah sorar. Sen eşŸeğŸine bile okuma öğŸreteceğŸini iddia ediyormuşŸsun. Bu iddian doğŸru ise ispatla yoksa seni halkı kandırmaktan ve yanıltmaktan zindana attırırım.

Bunu duyan Nasrettin Hoca padişŸahım bana 21 gün verin bunu size ispatlayayım der. 21 gün dolmuşŸtur ve Nasrettin hoca tekrar huzura çağŸrılır. Bu sefer yanında bir eşŸek ve oldukça genişŸ yapraklı bir kitap vardır. PadişŸah alaycı bir sesle: Eee Nasrettin Hoca göster eşŸeğŸinin marifetini der.

EşŸeğŸin önüne ilk sayfası açılmışŸ kitabı koyar Nasrettin Hoca. EşŸek heyecanla yaprakları yalamak suretiyle kaldırır. Ve bir sonraki sayfayı çevirerek arasındaki arpayı yer ve bir sonraki sayfayı çevirerek devam eder.

PadişŸah gülerek: ޞimdi bu eşŸeğŸin bu kitabı anladığŸını mı iddia ediyorsun der.

Nasretttin Hoca : Ben ona sadece okumasını öğŸrettim, ne anladığŸını bilemem ki diye cevap verir.

 

 

                                                          FIKRANIN DEОERLENDİRMESİ

 

PapağŸan vb hayvanlara bazı kelime veya cümleleri ezberletebilir ve onları taklit yoluyla konuşŸturabilirsiniz. Kelimelerin manasını bilemeyecek kadar küçük çocuklar da gerekli eğŸitimle istenilen şŸeyleri okuyabilir veya konuşŸabilir hale gelebilir. Fakat onlar okudukları veya söyledikleri şŸeyleri anlamlandıramazlar. Anlamak okuduğŸumuz veya söylediğŸimiz şŸeyleri idrak etmek ve bunun emarelerini de ortaya koymak şŸeklinde tarif edilebilir. EğŸer söylenenleri, gördüklerimizi kendi eleşŸtirel düşŸünme süzgecimizden geçirmeden tatbik etmeye kalkıyorsak o zaman tam manasıyla anlamıyoruz demektir.

 

 

 

                       KAD NEDİR?

 

Kritik ve analitik düşŸünme (KAD) zihinsel işŸlevlerin kullanıldığŸı bilişŸsel bir aktivitedir.

Dikkat, hafıza, muhakeme, algılama ve çıkarsama yapma gibi bir dizi zihinsel surecin eşŸgüdüm içinde etkileşŸtiğŸi bir süreçler bütünüdür.

Seçme, kategorize etme, tümevarım, tümdengelme, mecaz, benzetme, ayrışŸtırma ve soyutlama gibi kritik ve analitik düşŸünmenin diğŸer bileşŸenlerinden de söz edebiliriz.

Günlük yaşŸantımızdaki olağŸan, sıradan, istemsiz, sistemsiz düşŸünmeden farklı; bilinçli, ilmi, hür düşŸünmedir.

 

 

                     KAD NEDEN GEREKLİDİR?

 

"Kendimizi, genç ya da ihtiyar, kadın ya da erkek ayırımı yapmadan, suni mazeretler üretmeden, her gün, her an eğŸitip, sürekli gelişŸtirmeliyiz.

Analitik ve kritik düşŸünmeyi öğŸreten kitapları alıp anlayarak okuyup, günlük hayatımızda tatbik etmeliyiz. Bugünden itibaren, daima ayarını doğŸru yola göre kontrol ve teftişŸ edip düzenleyeceğŸimiz, kişŸisel hayat planımızı yapmalıyız. Önce hakkı bilmeliyiz, o zaman kimin hak olduğŸunu anlarız. O adamın bu adamın peşŸinde koşŸmamalıyız. Bir takım şŸeylere körü körüne bağŸlanmamalıyız. Hür olmalı, tek başŸımıza da olsa kendimizi, dünya da kalmışŸ tek kişŸi olduğŸunu düşŸünerek, Haktan ayrılmadan, yapacaklarımızı kendimiz tespit etmeli ve yapmalıyız.

YetişŸmişŸ meslek erbabı insanların, münevverlerin, mütehassısların, eğŸiticilerin, tüccar ve sanayicilerin neticede aklı eren her iyi niyet sahibinin, dünya gidişŸatını yönlendirmeye çalışŸan sistem ve organizasyonları daha iyi tanıyıp politikalarını ve neticelerini hesap edebilmeleri için, kritik-analitik düşŸünmeyi öğŸrenmelerine destek olmamız lazım. GelişŸmeleri doğŸru değŸerlendirme ve anlama yeteneğŸi gelişŸtikçe iyi insanların dünya politikalarında daha aktif ve belirleyici rol almaları ve iyiliğŸi ön plana çıkarma fırsatları doğŸacaktır. Dolayısıyla herkes kendi işŸiyle meşŸgul olsun kavramını; iyiler, gidişŸatı kendi istikballeri açısından kavrayıp doğŸru olan yöne gelişŸmeleri yönlendirsin diye kampanyalar yapmamız lazım.

Bilgilerimizi, inançlarımızı, amellerimizi, düşŸünce, duygu ve kanaatlerimizi, davranışŸlarımızı, fikri ve ruhi yapımızı sağŸlam, sahih, ana kaynaklara uygun hale getirmeliyiz. Bu amaçla kendimizi sürekli sorgulamalıyız. Bilgi dağŸarcığŸımızı delillerle, ilmi dayanaklarla zenginleşŸtirmeliyiz. Her türlü hurafeden, bidatlerden, yozlaşŸmışŸ geleneklerden ve çağŸdaşŸ yanılgılardan, fitnelerden uzak durmalıyız. Böylece, sloganik düşŸünce ve söylem tarzından uzak, derinlikli bir düşŸünce bütünlüğŸü kazanabiliriz."

M. Nureddin COŞAN

 

 

 

"€œBizi ayaklarımıza baktırıp, bize tokat atmak isteyenlerin niyetini anlamak ve gereğŸini yapmaktır.€"

Muharrem Nureddin COŞAN

 

 

Kritik ve analitik düşŸünmeyi öğŸrenmede asıl amacın Allah c.c. rızasını kazanmak olduğŸunu bilmemiz, anlamamız lazım. Yoksa diğŸer amaçlarla yapılan "emr-i bil-maruf, nehy-i ani`l-münker" (İyiliğŸi emretmek, kötülükten sakındırmak) dahi olsa zaman içerisinde belki hedeften sapmamıza vesile olur diye düşŸünüyorum. Kuran-ı Kerim`de inancımız gereğŸi uygulamamız öngörülen hangi kural olursa olsun bunun tamamının Allah`ın rızasını kazanmak niyetiyle yapılması bana göre işŸin en önemli şŸartıdır. Ondan sonraki şŸeyler ikincil önem taşŸırlar.
                                                                                                                                                                                         M. NUREDDİN COŞAN
Allah rızası için yapılmayan amellerimizin, çalışŸmalarımızın yeniden gözden geçirilip Allah rızasına uygun hale dönüşŸtürülmesi gerekiyor.
                                                                                                                                                                                            M. Nureddin Coşan

 


 

Bilgi hazinedir. İnsanın bilgisinin miktarı ne kadar çok olursa, o bilgiyi fayda sağŸlamak niyetiyle kullanması ve o kullanma neticesinde verimi de o kadar artar.                                                                  

                                                                                                                                   M. Nureddin Coşan

 

 

 

Sevgi, bizim benimsediğŸimiz eğŸitim metodunun ana unsurlarından birisidir. Biz sevgi metodunu kullanarak insanlarla birikimimizi paylaşŸmayı tercih ediyoruz.          
                                                                                                                                         M.Nureddin Coşan

 
Bizim şŸu an uygulamak istediğŸimiz KAD metodu, netice itibariyle klasik yöntemlere ek olarak yaratıcımızı bulmak, O`nu sevmek, O`nun isteklerini yerine getirmeyi hayatımızın hedefi haline, gayesi haline dönüşŸtürmek olmalıdır. Allah rızasını kazanmada; tefekkürün yolunu açacak, feraset, basiret ve hikmete bizi taşŸıyacak bir yol ve metod olarak Kritik Analitik DüşŸünme sistemini hayat tarzı haline getirmeliyiz."
                                                                                                                                                       M. Nureddin Coşan
 


 

                         Akra Fm'’de Zinde BaşŸkanı Emin LJınar İle KAD€™ SöyleşŸisi

 
                                                       12 Ocak 2009

 

 

alt

AKRA FM'€™e konuk olan Zinde Sosyal GelişŸim DerneğŸi BaşŸkanı Emin LJınar, dünya ve ahiret mutluluğŸu için fertlerin Kritik Analitik DüşŸünme sistemini yaşŸam tarzı haline getirerek hayatını anlamlandırması gerektiğŸini belirterek, İki nefes arasındaki zamanda bile kulluk bilincini kaybetmeden Yaratıcımızı sevmeyi ve O€™nun isteklerini yerine getirmeyi hayatımızın gayesi haline getirmeliyiz€ dedi.

 

 

Emin LJınar, KAD sistematiğŸi çerçevesinde herkesin şŸu türden sorulara cevap araması gerektiğŸini vurguladı: Irak dün neden istila edildi? Bugün israil niçin Gazze’de Müslüman katliamı yapıyor?

Petrol fiyatları birkaç ayda 170 dolara nasıl çıktı, şŸimdi neden 40-50 dolarda?

Ekonomik kriz kimin icadı? Bu kriz kime zarar verdi, kim kazançlı çıktı?

Bu dünyaya niye geldik? YaşŸadığŸımız hayatın anlamı ne? Neden ölüm var? ֖lmemek elimizde değŸilse ölüme nasıl hazırlanmalıyız? İç dünyamızı mahveden hastalıklardan nasıl kurtuluruz? Mutlu ve dengeli bir hayat nasıl yaşŸanır? Hayat kılavuzumuz Kur'â™n ne diyor? Uygulayıcısı Hz. Peygamber (sas) nasıl yaşŸamışŸ?..

 

 Zinde Sosyal GelişŸim DerneğŸi€™nin hayata geçirdiğŸi projelerden olan Kritik Analitik DüşŸünme radyo programı, yeni yayın döneminde AKRA FM€™de devam ediyor.

 

Kritik Analitik DüşŸünme (KAD) radyo programında; €œDüşŸünmek nedir? DüşŸünmeyi etkileyen faktörler nelerdir? KAD sistematiğŸi ve yöntemleri€ gibi konular teorik olarak işŸleniyor, gündemdeki olaylar Kritik Analitik DüşŸünme sistematiğŸi çerçevesinde uzmanlarla değŸerlendiriliyor.

Kritik Analitik DüşŸünme becerisinin kazandırılması ile ilgili kitapların da ilerleyen dönemde tavsiye edileceğŸi program, KAD Platformu Koordinatörü Av. Taner Ürkmez€in ev sahipliğŸinde iki hafta bir cumartesi günleri saat 19.00’da radyo dinleyicileriyle buluşŸuyor. (Detaylı bilgi için www.akradyo.net )

KAD platformu programının bu haftaki konuğŸu, bir süre önce Avustralya€™ya seyahat eden ve Muharrem Nureddin CoşŸan Hocaefendi ile görüşŸmeler yapan Zinde Sosyal GelişŸim DerneğŸi Yönetim Kurulu BaşŸkanı Emin Çınar oldu.

Av. Taner ܜrkmez€™in, KAD sistematiğŸi nedir? sorusuna Zinde BaşŸkanı Emin Çınar, Avustralya ziyareti esnasında Muhterem Muharrem Nureddin CoşŸan Hocaefendi ile Kritik Analitik DüşŸünme sistematiğŸini detaylı şŸekilde konuşŸma imkânımız oldu. Bu görüşŸme esnasında gündeme gelen hususları, benim algılayabildiğŸim kadarıyla aktarmak ve paylaşŸmak isterim.Kritik Analitik DüşŸünme; sistemli bir şŸekilde düşŸünme becerisidir. Sistemli düşŸünme becerisini kazandığŸımızda ve düşŸünmeye başŸladığŸımızda; duyarsızlıktan kurtulup duyarlı hale geliriz. Pasiflikten kurtulur aktif hale geliriz. Olayları analiz ederek detayları görür, kritik ederek doğŸru sonuçları bulmaya çalışŸırız. Alternatifler gelişŸtirerek olayların bizi etkilemesini önler, her zaman doğŸruyu bulmaya çalışŸarak yanlışŸa düşŸmekten ve zarar görmekten kurtuluruz€ dedi.

Kritik analitik düşŸünme yaklaşŸımının kazanılmasıyla ilgili süreci İnsanlar cevaplarını bulmak zorunda oldukları problemlerle karşŸılaşŸtıklarında düşŸünmeye başŸlar ve bu düşŸünme süreci onları araşŸtırma yapmaya sevk eder. Yaptıkları araşŸtırma ise onların bilgilerinin artmasına sebep olur ve bu bilgiler de onları bilinçli hale getirir€ şŸeklinde açıklayan Zinde BaşŸkanı Emin LJınar, €œSözgelimi, son zamanlarda insanlar kaliteli, sağŸlıklı, hastalıklardan uzak bir hayat sürebilmek için sağŸlıklı yaşŸamanın sırlarını araşŸtırmaya başŸladı. Daha önceleri böyle bir arayışŸ içinde değŸillerdi. Kalp rahatsızlıkları, damar tıkanıklıkları, yüksek tansiyon, şŸeker hastalığŸı, çeşŸitli kanser türleri, obezite gibi hastalıklar insanları endişŸelendirmeye başŸladı. Bunlar, son zamanlarda gündeme getirilerek tartışŸılmaya başŸlandı. Artık bu hastalıklardan korunma yolları araşŸtırılıyor. Ve bir sağŸlıklı yaşŸam bilinci kendiliğŸinden oluşŸuyor. Bundan belki otuz sene önce sağŸlıklı yaşŸamı dikkate almazken şŸimdi nasıl bu konuda bilinçlendiyse insanlar, yakın zamanda Kritik Analitik DüşŸünme sistematiğŸinin de en az sağŸlıklı yaşŸam kadar önemli olduğŸunu anlayacaklar€ diye konuşŸtu.

AKRA FM'€™in program yapımcısı Av. Taner ܜrkmez€™in, €œİnsanoğŸlu, dünya hayatında daha iyi ve kaliteli yaşŸamak istediğŸinden dolayı sağŸlıklı yaşŸam bilinci oluşŸtu. SağŸlıklı düşŸünüp karar verebilmesi içinde KAD'€™ı öğŸrenmesi gerekiyor diyebilir miyiz?€ sorusu üzerine Zinde BaşŸkanı Emin Çınar şŸöyle konuşŸtu:

Kritik Analitik DüşŸünmeyi tarif ederken, düşŸünmeye başŸladığŸımızda duyarsızlıktan kurtulup duyarlı hale geliriz demişŸtik. İnsanlar nasıl bir hayat yaşŸadıklarını düşŸünmeye başŸladılar ve bu düşŸünce onları hayatları ile ilgili duyarlı hale getirdi. BildiğŸimiz gibi hayatımız, sadece dünya hayatı ile sınırlı değŸil, ölümle başŸlayan sonsuz bir hayat bizi bekliyor. Hem ayrıca insan, sadece etten, kemikten, kastan ve yağŸdan oluşŸmuyor. İnsanın hisleri, duyguları var. İç âlemi, kalbi ve ruhu var. SağŸlıklı bir hayat sürdürebilmesi esasen bu duyguların da sağŸlam kaynaktan beslenmesiyle mümkün olabilir. Stres, sıkıntı, sabırsızlık, hırs, kıskançlık gibi iç dünyamızı etkileyen hastalıklar, sağŸlıklı bir hayat sürmemizi engeller, üstelik bu hastalıklar sonsuz hayatımıza da zarar verir. İşŸte nasıl sağŸlıklı bir yaşŸam için üç beyaz zehirden; undan, tuzdan ve şŸekerden zararlı diye uzak duruyorsak. ‘Hidrojenize edilmişŸ yağŸlar damar tıkanıklıklarına sebep olup kalp krizi riski oluşŸturuyor’ bilinciyle bugün nasıl aldığŸımız bir ürünün etiketini kontrol ediyorsak, bu bilinç zamanla bizde nasıl oluşŸmuşŸ ise aynı şŸekilde bizim maneviyatımızı, ruhumuzu ve iç dünyamızı etkileyen zararlılardan da uzak durma bilinci hepimizde gelişŸmelidir.

Bu nedenle, muhterem M. Nureddin CoşŸan Hocamız, €˜SağŸlıklı yaşŸamın bugünün insanının gündemine gelmesi gibi, Kritik Analitik DüşŸünmenin (KAD) de belki en kısa zamanda tüm boyutlarıyla veya zaman içerisinde ortaya çıkacak olumlu tüm yönleriyle insanların gündemine taşŸınması bizim için önemli bir kazanım olacaktır’ifadesini kullanmaktadır.€

Av. Taner ܜrkmez€™in, €œİnsanların gündemine Kritik Analitik DüşŸünme (KAD) nasıl taşŸınabilir, bunun için neler yapmayı planlıyorsunuz?€ şŸeklindeki sorusu üzerine Emin LJınar,€œDüşŸünme ile ilgili birçok ayeti kerime ve hadisi şŸerif vardır. Muhterem Muharrem Nureddin CoşŸan Hocaefendi de €˜İnsanlar hayatlarını sorgulayarak anlamlandırmaya başŸladıklarında KAD sistemi bir hayat tarzı haline gelmeye başŸlayacaktır’ şŸeklinde yaklaşŸmaktadır.

Dünyaya niçin geldik, yaşŸadığŸımız hayatın anlamı ne, neden ölüm var, ölmemek elimizde mi, ne zaman öleceğŸiz, ölüme nasıl hazırlanmalıyız, iç dünyamızı mahveden hastalıklardan nasıl kurtuluruz, saadet ve huzur nerede, mutlu ve dengeli bir hayat nasıl yaşŸanır, hayat kılavuzumuz ne diyor, Uygulayıcısı nasıl yaşŸamışŸ, beden ve ruh nasıl durulup saadete ve huzura kavuşŸur?€™ gibi soruları insanlar kendilerine sormalı bilinçli bir şŸekilde bunların cevaplarını düşŸünmelidir. İşŸte biz değŸişŸik şŸekillerde bu tür sorularla insanları başŸ başŸa bırakmayı, onları düşŸünmeye zorlamayı ve bunu da kampanyalarla yapmayı düşŸünüyoruz. M. Nureddin CoşŸan Hocamız bu konuda, şžu an uygulamak istediğŸimiz Kritik Analitik DüşŸünme (KAD) metodu, netice itibariyle klasik yöntemlere ek olarak Yaratıcımızı bulmak, O€™nu sevmek, O€™nun isteklerini yerine getirmeyi hayatımızın hedefi haline, gayesi haline dönüşŸtürmek olmalıdır €ifadesi meseleyi özetlemektedir€ diye konuşŸtu.

Taner Ürkmez'€™in Dünya gidişŸatını yönlendirenler var, bu durumun Kritik Analitik DüşŸünme ile bağŸlantısı nasıl kurulabilir? sorusuna Emin LJınar, AKRA FM mikrofonlarından şŸu şŸekilde cevap verdi:

Hepimiz toplum içinde yaşŸayan fertleriz. YaşŸanan olaylar hayatımızın bir parçası ve her yönüyle bizi de ilgilendiriyor. Toplumsal olaylar var. Sosyal olaylar var. Hele çağŸımızda artık tüm dünya ile beraber bir etkileşŸim içindeyiz. Niçin birileri durmadan ortalığŸı karışŸtırıp duruyor? Irak’ta dün niçin istila edildi? Bugün israil niçin Müslüman katliamı yapıyor? PKK kimin için ne istiyor? Kuzey Irak’te neler oluyor? Petrol fiyatları birdenbire 170 dolara nasıl çıktı, şŸimdi neden 40-50 dolara indi? Ekonomik kriz kimin icadı? Bu kriz kime zarar verdi, kim kazandı? Bazı olaylar bizim isteğŸimizin dışŸında gelişŸiyor ve bize zarar veriyorsa bunlarla ilgili tespitlerimizi yapmamız lazım. Çünkü kaynaklarımız, zenginliklerimiz, varlıklarımız birileri tarafından biz farkında olmadan elimizden alınıyor. İşŸte bu noktada kaliteli düşŸünme dediğŸimiz, sistemli düşŸünme dediğŸimiz, yeteneğŸimiz devreye girmeli yani Kritik Analitik DüşŸünme (KAD) bizi doğŸru sonuçlara götürmeli, olayları lehimize yönlendirme fırsatı ve zamanı kazandırmalıdır. Bu bilinçle hareket ettiğŸimiz zaman, kontrolümüz dışŸında gelişŸen olayları fark ederek ulaşŸacağŸı sonucu önceden öngörebilir ve bu sayede gerekli önlemleri alabiliriz. Sebep ve sonuç ilişŸkisi kurarak gidişŸatın lehimize mi aleyhimize mi sonuçlanacağŸını tahmin edebiliriz. Aleyhimize sonuçlanacak gibiyse bunu faydaya çevirmeye çalışŸarak zararı azaltabiliriz. Lehimize sonuçlanacaksa faydayı artırıcı alternatifler gelişŸtirebiliriz. Olayın akışŸ süreci içinde muhtemel gelişŸmeleri tesbit ederek bu gelişŸmelere göre stratejiler oluşŸturabiliriz.

Kritik Analitik DüşŸünme (KAD) sistemi, hayatımızı etkileyecek sarsıntılardan, ön uyarı sistemleri gibi bizi uyarmalıdır. Bilinçaltı oluşŸumlar ve fiziki donelerle bunu otomatik olarak yapacak düzeye gelebilmemiz lazım.€

Taner ܜrkmez'€™in, Kritik Analitik DüşŸünme ile ilgili ne tür kampanyalar yapılmalı ki doğŸru ve faydalı sonuçlara ulaşŸabilelim? sorusu üzerine Zinde BaşŸkanı Emin Çınar şŸu bilgileri verdi:

€œKonuşŸmamızın bir bölümünde bahsettiğŸim gibi, dünyaya niçin geldik? YaşŸadığŸımız hayatın anlamı ne? Neden ölüm var? ֖lmemek elimizde değŸilse ölüme nasıl hazırlanmalıyız? İç dünyamızı mahveden hastalıklardan nasıl kurtuluruz?

Mutlu ve dengeli bir hayat nasıl yaşŸanır? Hayat kılavuzumuz Kur'’n ne diyor? Uygulayıcısı Hz. Peygamber (sas) nasıl yaşŸamışŸ? Beden ve ruh, nasıl durulup da saadete ve huzura kavuşŸur? İşŸte biz değŸişŸik şŸekillerde bu tür sorularla insanları başŸ başŸa bırakmayı, onları düşŸünmeye zorlamayı ve bunu da kampanyalarla yapmayı planlıyoruz. Ayrıca, insanların kontrolleri dışŸında gelişŸen, maddi kayıplara sebep olan, sağŸlıkları ile ilgili olumsuzluklar oluşŸturan ve onları manevi sıkıntılara sokan sebeplerle alakalı, doneler tesbit edip bu doneleri halkımızla paylaşŸarak kampanyalar yapacağŸız. Dünya ve ahiret hayatımız için KAD sistemini yaşŸam tarzı haline getirerek hayatımızı anlamlandırmalıyız.

Her anın çok kıymetli olduğŸunu unutmadan, iki nefes arasındaki zamanda bile kulluk bilincini kaybetmeden Yaratıcımızı sevmeyi ve O€™nun isteklerini yerine getirmeyi hayatımızın gayesi haline getirmeliyiz.

Bu önemli konuda Zinde Sosyal GelişŸim DerneğŸini temsilen beni davetinizden dolayıAKRA FM kurucuları başŸta olmak üzere tüm AKRA FM çalışŸanlarına ve tüm dinleyicilerine sevgi, saygı ve hürmetlerimi iletirken söyleşŸimizi Muharrem Nureddin CoşŸan Hocamızdan bir aktarımla bitirmek istiyorum:"€œAllah rızasını kazanmada; tefekkürün yolunu açacak, feraset, basiret ve hikmete bizi taşŸıyacak, bir yol ve metod olarak, Kritik Analitik DüşŸünme sistemini hayat tarzı haline getirmeliyiz."€

 

Kaynak: zinde.info

 


 

 

KUR'AN'IN ANLAMIYLA BULUŞMAK

 

€œ Ey İnsanlar! Rabbinizden size bir öğŸüt, gönüllerde olan (kötü duygulara, batıl inançlara, dert ve sıkıntı)lara bir şŸifa, inananlara bir yol gösterici ve bir rahmet (olan Kur’n) gelmişŸtir.€

(Yunus Suresi/57. Ayet)

Üzerinde iyiden iyiye düşŸünmek, okumak, anlamaya çalışŸmak ve anladıklarımızla, öğŸrendiklerimizle amel etmek üzere indirilmişŸ olan Kur’n-ı Kerim€™i acaba ne kadar okuyoruz? Okuduklarımızı ne kadar anlamaya çalışŸıyoruz? Ve okuyup, anladıklarımızı ne kadar hayatımızda tatbik edebiliyoruz?

Acaba Kur’n-ı Kerim€™i okumak demek, sadece Arapça mübarek kelimelerini tekrar etmek mi demektir? Rabbimiz€™in İKRA emrinden kasdettiğŸi murad bu mudur?

Acaba Allah Teala Hazretleri Kur’n-ı Kerim€™i bize hatimler indirelim, sevap kazanalım diye mi indirmişŸtir?

Acaba Kur’n-ı Kerim, sadece mübarek gecelerde Cuma gecesinde, Berat kandilinde, Ramazan ayında okuyalım diye mi indirilmişŸtir?

Acaba Kur’n-ı Kerim€™e saygı göstermek demek, onu belimizden yukarıda tutmak, onu duvarda işŸlemeli örtüler içinde muhafaza etmekle mi hasıl olur?

Yoksa Rabbimiz bu kitabı ölülerimizin ardından okuyalım diye mi indirmişŸtir?

Yoksa Kur’n€™a dokunursak çarpılır mıyız?

Kur’n-ı Kerim€™e abdestsiz dokunabilir miyiz?

Acaba Kur’n-ı Kerim bizim kutsal kitabımız olmasının öncesinde kılavuz kitabımız değŸil mi?

Kur’n-ı Kerim sadece hocalar mı anlayabilir? Biz anlayamaz mıyız? O zaman neden,

€œAndolsun ki, biz, Kur’n€™ı düşŸünüp öğŸüt almak için kolaylaşŸtırdık. Hani düşŸünüp öğŸüt alan (yok mu?)€ (Kamer Suresi/17.Ayet) buyuruluyor?

Türk halkının % 94€™'ünün evinde Kurân-ı Kerim varken, % 78'€™inin evinde meal ya da tefsir varken, 1/3'€™i Arapça orijinalinden okuyabiliyorken, acaba neden sadece ve sadece % 5'€™i Kur’n€™ı anlamanın gayreti içerisinde kaynaklara başŸvuruyor? Oku emriyle başŸlayan kitap acaba neden okunmuyor?

Hayat kılavuzumuz kitabımızı gereğŸi gibi okumanın, okuduklarımızı anlamanın, anladıklarımızı ihlasla uygulamanın, uyguladığŸımız güzellikleri de tüm insanlara ulaşŸtırmanın idealiyle yola çıkan platformumuz bütün bunları yaparken olmazsa olmaz şŸartın bu dinin önderi Hz. Muhammed Mustafa€™ya (sav) tabi olmaktan geçtiğŸi bilinciyle hareket etmektedir. Çünkü Kur’n-ı Kerim€™i en iyi anlayan odur. Çünkü Kur’n-ı Kerim ona indirilmişŸtir. LJünkü o€™nun ahlakı Kur’n€™dı.

KAB Platformu tarafından, Kur'’n'€™ın indirilişŸ sebebinin ve Allah€™ın bizden muradının daha iyi anlaşŸılması için sade ve anlaşŸılır bir Türkçe ile yazılan ve uzun yılların emeğŸi ve birikimiyle Hasan Tahsin Feyizli tarafından hazırlanan Feyzü€™l Furkan Kur’n-ı Kerim Meali tavsiye edilmektedir.

€œ(Kurân) mübarek bir kitaptır ki, onu sana ayetlerini iyiden iyiye düşŸünsünler ve aklı olanlar öğŸüt (ve ibret) alsınlar diye indirdik. €œ ( Sad Suresi/29. Ayet)

Çarşamba, 18 Eylül 2013 12:51

RUHUN MAHİYETİ

alt

RUHUN MAHİYETİ

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır

֖teden beri ruhun mahiyeti hakkında söz söyleyenler bunu başŸlıca üç ayrı bakışŸ açısından düşŸünmüşŸlerdir. Bu da hareket, hayat ve idraktir. HerşŸeyden önce ruh bir hareketin başŸlangıcı olarak tasavvur edilmişŸtir. Bizzat harekete geçiren her hareket ettirici kuvvet bir ruh, her hareket eden şŸey de onun eseri kabul edilmişŸtir. Buna göre, hiçbir hareket yoktur ki, bir ruh ile ilgili olmasın. şžu kadar var ki, bizzat hareket ettirenler doğŸrudan doğŸruya, dolaylı olarak hareket edenler de yine dolaylı yollardan bir ruha bağŸlı sayılırlar. Bu anlamda ruh, kayıtsız şŸartsız kuvvet karşŸılığŸı bir mânâya gelir. İster yalın halde olsun, ister çok yönlü olsun, ister şŸuurlu, ister şŸuursuz olsun, ister iradeli, ister iradesiz olsun hadd-i zatında harekete geçirme özelliğŸi bulunan her kuvvet bir ruhtur. Frenkler dinler tarihiyle ilgili araşŸtırmalarda bu görüşŸe "Animizm" adını vermişŸlerdir. Lakin ruhun bu mânâsı genel değŸildir. Bu hareketi, iradeli hareketlere tahsis edecek olursak, o zaman ikinci ve üçüncü mânâlara benzer veya eşŸdeğŸer veyahut daha özel bir amelî ve ahlâkî ruh mânâsı ifade etmişŸ oluruz. Çünkü iradeli hareket, hayat ve idrak ile eşŸ anlamlı, hatta onlardan daha fazla özelliğŸe sahiptir.

İkinci olarak ruh, bir hayat kaynağŸı olarak tasavvur olunmuşŸtur ki, bu birinciden daha özel bir anlayışŸtır. Zira hareket, hayatın belli başŸlı şŸartlarından sadece biridir. Her hayatta bir hareket vardır. Fakat burada hayattan maksat genel anlamda canlıların sahip olduğŸu hayattır. Çünkü bitkilere ait hayata hayat denmesi bu mânâya uygun olduğŸundan değŸildir. Zira bitkilerin hayatında bir yerden bir yere kitle halinde hareket yoktur. En meşŸhur mânâsıyle ruh denilince işŸte bu hayat kaynağŸı anlaşŸılır ve ruh bizatihi mevcut ve bizatihi canlı bir kaynak olmak üzere tarif olunur ki, RâğŸıp da bunu ifade etmişŸ demektir.

Üçüncü olarak ruh, gerek cüz'î, gerek küllî bir idrak mebdei (noktası) olarak kabul olunmuşŸtur ki, bu da ikinci görüşŸten daha özeldir. Zira hayat idrakin şŸartlarından biridir. Daha doğŸrusu idrak dediğŸimiz şŸey, algılama derecelerine göre hayatın bir eseridir. Demek ki, idrak sahibi her ruh canlıdır ve her canlı kendi kendine hareket etme güç ve kabiliyetine sahiptir. Bununla beraber her hareket edenin veya hareket ettirenin bu anlamda canlı olması lazım gelmeyeceğŸi gibi, her canlının da idrak sahibi olması göz önünde bulundurulacak bir noktadır. Bu suretle ruh veya canlı denildiğŸi zaman şŸuurun ilk mertebesinden akla ve kudsî kuvvete varıncaya kadar derece derece farklı mertebeleri yüklenebilen ve vücudun aslî ve gölgesel ikiliğŸini içine alan şŸuur ve idrak kaynağŸı kastedilir ki, bazılarına göre irade ve kendi kendine hareket etmek gibi hususlar bunun teferruatından sayılır. Bununla beraber duygu ve şŸuur, ruhun en genel belirleyici özelliğŸidir. İrade ve hareketin yalnızca şŸuura bağŸlı özellikler olduğŸu da göz önünde bulundurulmalıdır. Bu takdirde akıl, ruhun en ileri ve en mükemmel görünümü olmuşŸ olacaktır. Halbuki iradenin şŸuur veya akıl beraberliğŸi kabul edilse bile, bedende olan öteki belirtilerden daha üstün bir değŸere sahip bulunduğŸunda şŸüphe yoktur. Akla mahkum iradeler bulunduğŸu gibi, şŸehvet ve heveslere mahkum akıllar da vardır.

ޞu halde ruh denildiğŸi zaman his ve şŸuur, akıl ve idrak güçlerinden başŸka irade gücü gibi özellikleri de içine alan daha genişŸ ve etraflı bir hayat cevheri anlaşŸılmak lazım gelir. Gerçekte de ruh ilminden bahsedenler, ruhun hem nazarî, hem amelî kabiliyetlerini göz önünde bulundurmaya mecbur kalmışŸlardır. Asrımızın ruh ilmi (psikoloji) kitaplarında şŸuur, ruhun en umumî hadisesi kabul olunmaktadır. Bununla birlikte ruhî kuvvetler: Acı duyma, tad alma, hoşŸlanma ve nefret gibi duyusal kuvvetler; idrak, düşŸünce, tasarı ve tasavvurlar gibi zihinsel ve aklî kuvvetler; istek ve irade gibi harekete geçirici kuvvetler olmak üzere başŸlıca üç ana kuvvenin kaynağŸı olarak düşŸünülmektedir. O halde kendine mahsus anlamıyla ruh denilirken kendiliğŸinden hareket edebilme, daha doğŸrusu kendi kendini hareket ettirebilme, canlılık ve idrak gibi özelliklerin üçü birden göz önünde bulundurulmalıdır. Yani ruh, hayatın da, hareketin de, idrakin de esas sahibi olan bir varlıktır. EğŸer hayat kelimesi, sadece bir yönü ile alınmayıp bu üçünün de temsilcisi olarak alınacak olursa, o zaman bizatihi mevcut ve lizatihi canlı şŸeklinde tarif aynı mânâyı ifade ederek, en özel anlamıyla ruhun en aşŸağŸı mertebesini göstermişŸ olur. Aslında biz, duyu organları gelişŸmişŸ yüksek canlılarda ve bilhassa insanda bu üçünün birleşŸtiğŸini görüyoruz. şžu halde herkesin bildiğŸi ve anladığŸı meşŸhur şŸekliyle ruhun en alt seviyedeki mânâsı canlılık olarak kabul edilir ve her kuvvete de ruh denilmez. Hayatın anlamı ne kadar yükselirse, ruhun mânâsı da o ölçüde yükselmişŸ olur. Daha doğŸrusu ruh ne ölçüde yükselirse hayatın mânâsı da o ölçüde yükselir ve özellik kazanır.

Genel anlamıyla ruhun, katı ve hareketsiz olan maddeye zıt bir varlık olduğŸu açıktır. En ilkel şŸekliyle madde ruhsuz bulunabilir, fakat bu mânâda ruhsuz bir cisim var mıdır? Bu husus münakaşŸa edilebilirse de ilkel maddeden meydana gelmişŸ olan her cisim terkibi ve teşŸekkülü bakımından bizzat bir kuvvete ve bir ilk harekete sahip olmak durumunda bulunduğŸundan her cisimde, genel anlamda bir ruh zaten var demektir. Fakat özel anlamda ele alındığŸı zaman, ruhsuz cisimlerin varlığŸından şŸüphe etmeyiz. Zira nice canlıların, ruhtan ayrıldığŸı zaman öldüklerini görmekteyiz. Demek ki ruhun cisimden ayrılmasıyla ayrıcalık kazanacağŸı şŸüphe edilecek bir şŸey değŸildir. Fakat esas itibariyle ruhun öz cevheri ile maddenin öz cevheri birbirinden apayrı varlıklar olarak âlemde iki ayrı cins cevher var mıdır? Yoksa maddenin cevheri ruhun cevherine veyahut ruhun cevheri maddenin cevherine râci olmak üzere yalnızca bir tek çeşŸit cevher mi vardır? Yani kâinat âleminden cisimlerin cevheri büsbütün kaldırıldığŸı farzolunsa, ruhlar da ortadan kalkar mı? Yahut aksine ruhun cevheri ortadan kalksa, maddî cisimler de büsbütün yok olur, ortadan kalkar mı? Yoksa birisi diğŸerinden ayrı olarak varlığŸını sürdürebilir mi?

Felsefe dalında her birinin taraftarı ve savunucuları bulunan çeşŸitli nazariyelerden şŸimdilik vazgeçerek şŸu kadarını söyleyelim ki ruhun, cevheri ve öz varlığŸı ne olursa olsun, nev'inin hakikatı, hatta bir tek nevi içinde çeşŸitli mertebeleri bulunduğŸu şŸüphe götürmez bir gerçektir: İnsanların diğŸer canlılardan farkı, ruhlarının kendi nev'ine mahsus özelliğŸinden dolayı olduğŸu gibi, beşŸerin çeşŸitli sınıf ve fertleri arasındaki fark da en azından ruh mertebelerinin çokluğŸunu göstermektedir. Genellikle Peygamberler ise derece farklarıyla birlikte, Âdem kıssasından anlaşŸıldığŸı üzere, ilk fıtrata nazaran, beşŸer nev'i içinde Allah'ın halifeliğŸine mazhar olmuşŸ yüksek bir ruh derecesine sahip kimselerdir. Bu yüzdendir ki, âdeta kendi nevilerinin üstünde sayılabilecek bir ayrıcalıkları vardır. Bu yüksek ruh asaletine sahip bulunmalarının yanında ilâhî te'yide de mazhar olmaları onları, hem bilgi ve idrak yönünden, hem de tasarruf gücü demek olan iradeyi harekete geçirme yönünden ve bazan ikisiyle birden ruh mertebelerinin en yücelerine erişŸtiren tecellilere mazhar kılar. Bu tecellilerden her biri, beşŸerin alışŸılmışŸ ruhî davranışŸlarından çok farklı ve üstün özellikler taşŸır. İşŸte bu özellikler o peygamberlerin, çeşŸitli kademelerde mucizelerini meydana getirirler. Bundan dolayıdır ki, peygamberlere mahsus bilgiler, beşŸer aklının tekrara ve tecrübeye dayalı olarak elde ettiğŸi alışŸılmışŸ bilgi ve idraklerin üstünde bir ilim, tasarruflarında da yine normal insanların sahib olabildikleri tasarrufun üstünde bir kudret ve irade zuhur edegelmişŸtir. Bunun için ruhların bizzat Allah'a izafetle sonuçlanan alışŸılmışŸ ve alışŸılmamışŸ bütün güçlerini, çeşŸit ve mertebelerini bir bütün olarak dikkate almayanlar veya alamayanlar, ruhun en yüksek mertebesini aklın en aşŸağŸı mertebesi açısından ele alarak, harika denilen garip ve nadir olayları, daima alışŸılmışŸa şŸartlanmışŸ aklın en aşŸağŸı ölçüsüyle çözmeye çalışŸanlar, peygamberlerin mucizeleri karşŸısında hep inkâr ve te'vil yoluna sapmışŸlardır.

DiğŸer bir kısım insanlar da mucizeler nazariyesine sarılarak, genellikle aklın ve ilmin konusuna giren kesin gerçekleri inkâr etmeye ve görmezlikten gelmeye çalışŸmışŸlardır. Bunların birincisi ifrat, ikincisi ise tefrittir. YaratılışŸın bütün sır ve inceliklerini, ne tekdüze tekrarlara dayanan prensiplere bağŸlı olarak deneysel ilmin ve fennin belli sınırları içine hapsetmeğŸe hakkımız var, ne de aklın ve ilmin kural ve ilkelerini bir kenara iterek, herşŸeyi yalnızca harikalarla açıklamağŸa hakkımız vardır. İlmî araşŸtırmalarla ortaya konan yeni yeni buluşŸlar, ilmin ve fennin sonu olmayan bir genişŸliğŸe sahip bulunduğŸunu gösteriyor. Bu husus inkâr kabul etmez bir gerçektir. Ayrıca normal aklın, ilim ve fennin hiçbir zaman inkâr edilemiyecek değŸişŸmez ve kesin hakikatleri içerdiğŸi de bilinmelidir.

ޞunu da belirtelim ki, sebeplilik (nedensellik) ve çelişŸmezlik kanunları işŸte bu çeşŸit hakikatlerdendir. Bilgi denilen şŸey, daha ziyade tekdüze tekrarlara bağŸlı olarak, deneme yanılma sonucunda teşŸekkül eder. Ancak kâinatta değŸişŸim ve gelişŸim denilen bir ilke daha vardır. Halbuki her değŸişŸim, ilk meydana çıkışŸında, normal dediğŸimiz tekdüze tekrara dayanan oluşŸlara karşŸı bir hamle ve bir isyan sayılır. Bu yüzden de bir harikuladelik ifade eder. Bunun için, ilmî sonuçlara dayanan imanın yanında mucizeye dayanan imanın, irade olayı açısından çok önemli bir yeri vardır. Çok zamanlar görülmüşŸtür ki, ilim adamlarının kendi konuları dışŸındaki işŸ ve çabalarda iradeleri oldukça zayıftır, hatta büsbütün yok denilecek kadar azdır. Kendi tecrübemize dayalı olarak elde ettiğŸimiz bilgiler, bizde irade olayının teşŸekkülüne ve güçlenmesine katkıda bulunmuyorlar. Buna karşŸılık hiçbir ilmî ölçüden haberi olmayan bazı cahiller, ilim adamlarının göze alamayacağŸı işŸleri yapabilecek güçlü iradeler gösteriyorlar. Bu husus nazarî olarak herkesçe kabul edilse bile tatbikatta iradenin, hiçbir bilgiye ihtiyaç göstermeyen imandan kaynaklandığŸı ve oradan kuvvet aldığŸı gözleniyor. Bu da normal ilmin sonuçlarına inanmaktan değŸil, mucizeye inanmaktan doğŸuyor. İslâm dini, bu hakikati tesbit ve ahlâkı yüceltmek için, ilmin ve aklın kurallarına önem vermekle beraber, imanı gerektiren mucizelere de yer vermişŸtir. Bu sebeple hakikî din adamlarının bilgileri, kendi iradelerini zayıflatmaz. Onlar ilmin ve aklın alanına giren konularda normali kabul ederler, olağŸanüstü hallerde mucizeye de inanırlar. Normal insanların sevindikleri konularda onların korktuğŸu ve endişŸeye kapıldığŸı, halkın üzülüp ağŸladıkları noktalarda ise onların ümide ve iyimserliğŸe kapıldıkları yönler bulunur. Hasılı insan ruhunda ümitsizlik ve korkuyu kısmen de olsa yok etmek için mucizelerin pek büyük etkisi vardır. Sırf aklî ve mantıkî düşŸünenlerin karamsarlıktan başŸka birşŸey göremedikleri kapkaranlık zamanlarda mucizeye iman, böyle ayrılık günlerinde parlayan sevgi güneşŸi gibi, azim ve iradeye musallat olmuşŸ karamsarlığŸın paslarını silip süpürmeye yeter de artar bile. Fakat şŸurası unutulmamalıdır ki, mucize ve harikalara iman, bir genel ilke gibi ele alınamaz. Zaten isminden de anlaşŸılacağŸı gibi, bunun yalnızca özel ve olağŸanüstü hallere mahsus bir ilke olduğŸu kesindir. Normal haller için aslolan aklın ve ilmin kurallarıdır. Ne dine, ne ilme önem vermeden, her an harika peşŸinde koşŸanlar ve daima yeni görüşŸ ve fikirlerle yaşŸamak isteyenler, hiçbir zaman ilkellikten kurtulamazlar ve insanlar arasında bağŸlantı sağŸlayan sosyal kurallar ve ahlâkî kaideler bırakmayacak kadar cahil, sapık, başŸıbozuk ve başŸtan çıkarıcı bir hayat tarzına mahkum olurlar. Bundan dolayıdır ki, Kur'ân mucizesiyle ortaya konmuşŸ bulunan cihanşŸumul hükümler ve doğŸrular, kevnî mucize denilen öteki harikulâde (olağŸanüstü) olayların üstünde bir anlam ve değŸer taşŸırlar.

İşŸte peygamberlerin ruhları, mertebelerine göre bu iki cihetle özel olarak ilâhî desteklere mazhar kılınmışŸlardır. Bu ilâhî desteğŸin dışŸ görüntülerinden birisi de onların ahlâklarıdır. Onların ruh mertebeleri, ahlâk bakımından ismet (günahsızlık) derecesine sahiptir. Bundan dolayıdır ki, İslâm inancı açısından peygamberlerin hepsi, çirkin ve alçaltıcı huy ve hareketlerden uzak ve yüce şŸahsiyetlerdir. Gerçi onlar için de beşŸeriyet gereğŸi bazan zelle (ayak sürçmesi) ve hata mümkündür. Fakat onda ısrar ve istikrar (devamlılık) söz konusu değŸildir. Bu gibi şŸeyler Allah'ın yardımıyla hemen düzeltilir. Biz, eldeki Tevrat ve İncil nüshalarında geçmişŸ peygamberlere isnat edilen birtakım günah ve kabahatların, tahrifler sonucu olduğŸundan şŸüphe etmeyiz.

--------------------------------------------------------------------------------

[1] Hak Dini Kur'an Dili, Bakara Suresi 87. ayetinin tefsirinden alınmışŸtır.

Çarşamba, 18 Eylül 2013 10:06

KUR'AN-I KERîM'İN HAYAT TASAVVURU

alt

Kur'an-ı Kerim'i insan hayatının belirli bir boyutuna inhisar ettirme çabası, her şŸeyden önce Allah (cc), insan ve evren arasındaki ilişŸkilerin kapsamıyla bir tekabüliyet sorunu yaşŸayacaktır. Öte yandan bu inhisar ettirme çabasının, insanı, kısırlaşŸtıracak denli bir boyutsuzlukla karşŸı karşŸıya getirdiğŸini zaten modern zamanlarda tecrübe etmişŸ durumdayız. Batı'daki Rönesans, reformlar ve aydınlanma düşŸünceleri ile kilise arasındaki gerilimin, son kertede Tanrı'ya hayattan el çektirmesi ile sonuçlanması, insan için hayatın birçok alanında vakum üretmişŸti. BaşŸlangıçta bu vakumun hümanist bir temelde insani imkan ve enstrümanlarla doldurularak Tanrı yerine ikame olması beklenmişŸti. Erken modernleşŸme teorileri de insanın bilgisiyle keşŸfettiğŸi alanlar genişŸledikçe, Tanrı'nın alanının daralacağŸını öngörmekteydi. Daha sonraki süreçte dünya ölçeğŸinde meydana gelen olaylar, doğŸrusu Tanrı'ya tekrar çağŸrı yapan imalar taşŸımaktaydı.

Aydınlanma'nın rasyonel bireyi, içinde gizem, sır, mistik ve mitikliğŸin olmadığŸı bir kozalite içerisinde tanımlanmışŸtı ve doğŸrusu oldukça da heyecan vericiydi. Fakat geldiğŸimiz noktada, batılı sosyologların ortak kanaati de odur ki, bu birey iflas etmişŸtir. Nitekim yeni dini hareketler adı altında dünyada boy gösteren olaylar, bunun üzerine oldukça bereketli malzeme taşŸırlar. Fallar, burçlar, gizemler, mitler, eskiden hurafe denilerek ötelenmeye çalışŸılan geleneksel dini anlayışŸlara rahmet okutacak mebzuliyette insan hayatında yer almaya başŸlamışŸlardır. İnsanlar, Tanrı'nın kilise ya da cami köşŸelerinde, insanın acziyeti ve inlemelerine bigane kalmasından memnun değŸildir ve O'nu tekrar hayatına geri çağŸırmaktadır aslında. Sorun; falların, burçların, çağŸdaşŸ hurafelerin, gizemlerin, mitlerin sahte tanrılarının insan hayatını dinamitlemeden önce, gerçek Tanrı ile hayat içerisinde interaktif bir ilişŸkiye girebilmektedir. (Çünkü Tanrı da tabiata, dünyaya ve tarihe müdahildir.)

Hayatın Limit(sizliğŸ)i:

İnsanın kompleks bir yapıdan oluşŸtuğŸunu söylemek, aynı zamanda onun çok boyutlu olduğŸunu ve bu boyutlar arasında girift bir ilişŸkiler ağŸının bulunduğŸunu da ifade etmek demektir. Hem insanın sahip olduğŸu kapasite ve aidiyetler, hem de insanı çevreleyen objeler ve onlarla ilişŸkiler, insan hayatının bu giriftliğŸinin çok boyutlu niteliğŸini anlatmak açısından iki temel noktadır. İnsanın cinsiyeti, yaşŸı, bedensel durumu, doğŸduğŸu yer, yaşŸadığŸı mekanı vb.nin yanı sıra kabilesi, milleti, sosyal sınıfı da "insan" kavramını çeşŸitlendirmektedir. ֖te yandan toplum, ekonomi, kültür, çevre, fizik gibi insanı çevreleyen unsurlar da insan boyutlarının çeşŸitlenmesine katkıda bulunurlar. İnsanı bu farklılıkları ve boyutları içerisinde doğŸru olarak okuyabilmek ve taşŸıyabilmek, aynı zamanda gündelik olayların sağŸlıklı analizi açısından da elzemdir.

Tam da bu noktada Batı ve İslam düşŸüncesinde insan tanımlarına dair bir küçük kıyas verelim. Batı düşŸüncesi içerisinde gelişŸtirilen "Homo-economicus", "Homo-Religious" vb. insan tanımları, aslında insanın farklı boyutlarının her birini diğŸerinden bağŸımsızlaşŸtırarak ele alan tanımlardır. Yine mesela insanın "alet yapan", "düşŸünen", "politik" bir hayvan şŸeklinde nitelenmesi, temelde aynı zafiyeti taşŸıdığŸı gibi, daha da ötede insanı salt biyolojik bir mekanizmaya indirgeyerek "hayvan"la eşŸitlemektedir. Halbuki insan; iradesi, aklı ve değŸer üretimi ile hayvandan asli biçimde farklılaşŸmaktadır. Biz ise insanı ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel vb. boyutları olan bütünsel bir varlık olarak görmekteyiz ki, O, Adem'in çocukları olarak "EşŸref-i mahlukat" olmaya da "Esfel-i Safilin" olmaya da uygun potansiyeller taşŸır. Batı düşŸüncesindeki insan tanımlarında, insanın farklı boyutları birbirinden bağŸımsızlaşŸtırılarak belirli alanlara inhisar ettirilirken, İslam düşŸüncesi insanın farklı boyutları arasındaki giriftliğŸe ve ilişŸkilere dikkat çekmektedir. Aslında burada "pagan" ve "tevhid" anlayışŸının izlerini sezmek mümkündür.

 

Biz ara başŸlıkta geçen "hayatın limit(sizliğŸ)i" kavramsallaşŸtırması ile insan hayatının çok boyutlu kapsamlılığŸına ve bu boyutlar arasında karşŸılıklı etkilere dayanan girift ilişŸkilerin olduğŸuna dikkat çekmek istiyoruz. Böyle bir dikkat çekişŸin temel sebebi de, insana külli hakikat konusunda bir yön gösterme ve perspektif belirleme iddiasında olan dinin ve onun somutlaşŸmışŸ biçimi olan kutsal kitabın ve özelde Kur'an-ı Kerim'in, insan hayatına tüm boyutlarıyla değŸinmesinin bir zorunluluk olduğŸunu belirtmektir. şžayet bir ilahi vahiyden bahsediyorsak, bunun her şŸeyden önce bir Tanrı-insan hiyerarşŸisine dayanması ve insana tüm boyutlarıyla değŸinmesi gerekmektedir. Bu açıdan Kur'an-ı Kerim'in aynı zamanda bir hayat kitabı olduğŸunu; hayata dair bir felsefe, perspektif ve ufuk gelişŸtirdiğŸini görebilmek önemlidir.

 

Kur'an-ı Kerim'in Hayatı KavrayışŸı:

 

Batı düşŸüncesi içerisinde gelişŸtirilen "Homo-economicus", "Homo-Religious" vb. insan tanımları, aslında insanın farklı boyutlarının her birini diğŸerinden bağŸımsızlaşŸtırarak ele alan tanımlardır. Yine mesela insanın "alet yapan", "düşŸünen", "politik" bir hayvan şŸeklinde nitelenmesi, temelde aynı zafiyeti taşŸıdığŸı gibi, daha da ötede insanı salt biyolojik bir mekanizmaya indirgeyerek "hayvan"la eşŸitlemektedir.

 

Kur'an-ı Kerim'in yirmi üç sene gibi bir zaman süreci içerisinde inzal olduğŸu sıklıkla söylenen bir gerçeğŸi yansıtmaktadır. Bu cümlenin kanaatimizce en anlamlı vurgusu, Kur'an-ı Kerim'in mesajları ile toplumsal anlayışŸ ve değŸişŸimler arasındaki paralelliklerdir. Dolayısıyla Kur'an ile hayat arasında diyalojik bir ilişŸki söz konusudur. Nitekim biz bunu Hz. Peygamber'in (s.a.s.) hayatında izleyebiliyoruz. Aliye İzzetbegoviç'in "Kur'an'ın bütün tefsirleri, onun Hadis'e yani hayata başŸvurulmadan anlaşŸılmaz olduğŸunu göstermektedir" (İzzet Begoviç, 1994; 239.) sözü bu bağŸlamda önemlidir.

 

Yukarıda zikrettiğŸimiz önermelerin birkaç noktaya gönderme yaptığŸını söyleyebiliriz. ֖ncelikle Kur'an, hayatın dekoderidir. O, kıyamete kadar geçerli olan evrensel prensipleri ihtiva ederken, bu prensiplerin tarihsel süreçte ve hayatın formları içerisinde bir açılımı söz konusudur. Dolayısıyla o, sadece bir dönemin hayatını değŸil, hayatın tüm dönemlerine yol gösterecek bir potansiyele sahiptir. İnsan hayatını tüm boyutlarıyla kuşŸatıcıdır ve hiçbir boyutunu dışŸarıda bırakmaz. Hayat da Kur'an-ı Kerim'in hem tarih üstü hem de tüm tarihsel dönemler boyunca bir açılım zeminidir.

 

Bu bağŸlamda Kur'an-ı Kerim'in zamana dayanıklı olduğŸunu söylemek mümkündür. Dolayısıyla Kur'an-ı Kerim zaman içinde tüketilemez. Bu bağŸlamda tarihsel kimi düşŸüncelerin özelde Kur'an-ı Kerim'i zaman açısından sorunsallaşŸtırıcı yaklaşŸımları, zımnen onun hayata dair yetersizliğŸini iddia etmişŸ olmaktadır. DiğŸer yandan insanlığŸın bilgi birikiminin Kur'an'ı aşŸacağŸına/aşŸtığŸına olan vurgular da gerçeğŸi yansıtmamaktadır. Gerçekte Davies'in de belirttiğŸi gibi, "Bilginin birikimi, hiçbir zaman kavramların anlamını tüketemez." (Davies, 1996; 85.) Bu açıdan da Kur'an hayatı kavramaktadır.

Kur'an-ı Kerim, insana hayata bakışŸta bir pespektif ve ufuk kazandırmak niyetindedir. O, hiçbir zaman insanı detaylarda boğŸmaz. Tam tersine hayatın anlamını; hayata, insana, topluma, evrene nasıl bakılması gerektiğŸini anlatır. Tanrı-insan, insan-insan, insan-çevre gibi temel unsurlar arasındaki ilişŸkileri ve hiyerarşŸileri kurar.

Kur'an-ı Kerim, insana hayata bakışŸta bir pespektif ve ufuk kazandırmak niyetindedir. O, hiçbir zaman insanı detaylarda boğŸmaz. Tam tersine hayatın anlamını; hayata, insana, topluma, evrene nasıl bakılması gerektiğŸini anlatır. Tanrı-insan, insan-insan, insan-çevre gibi temel unsurlar arasındaki ilişŸkileri ve hiyerarşŸileri kurar.

şžunu çok iyi bilmekteyiz ki; objeler dünyasının kendinden menkul bize sundukları bir anlam yoktur. EşŸyadan hareket, son kertede bir materyalizm ve hedonizm üretmektedir. Kur'an-ı Kerim, ancak Allah'ın (cc) ezeli ve ebedi varlık olduğŸunu; insanı ve evreni yarattığŸını, kulluğŸun insana temel bir görev olarak yüklendiğŸini; ölümden sonra bir hayatın varlığŸını belirtmektedir. Bu çerçevede dünya; ahireti kazanmanın bir imkanı ve geçici bir konaklama yeridir (Bakara, 36). Hayat; ancak tümüyle Allah'a (cc) vakfedildiğŸi asli anlamına uygun yaşŸanır. Bunun dışŸındakiler "aldatma", "iğŸva" ve "geçicilik" ֖te yandan Kur'an-ı Kerim, insanın üzerinde yaratıldığŸı "fıtrat" bağŸlamında onu okumakta, fıtratıyla paralel bir hayat tasavvuru sunmaktadır.

Kur'an-ı Kerim'in Hayat Tasavvuru:

"Hayat" kavramı üzerinde yapılan tartışŸmalardan en önemlisi, onun sınırlarına dair olandır. İnsan doğŸduktan itibaren bir hayata gözlerini açar ve somut olarak bir tek hayatı yaşŸamaktadır: Dünya hayatı. şžayet dünya, yegane hayat olarak algılanırsa, dünyaya ve hayata bakışŸ ona göre olacaktır. Bu algılayışŸın somut neticesi, hazza dayalı, insanın tamamen doruk noktasına kadar arzularının tatminini amaçlayan bir hayat yaşŸamasıdır. Kadim gelenekler ve dinler, genel olarak ölümden sonra bir hayatın olduğŸuna vurgu yaparak, hayatın süresini oldukça uzatırlar. LJünkü bu ebedi bir hayattır. Ahiretin varlığŸı direkt olarak birinci elden, dünya hayatını bir "imtihan" statüsüne kavuşŸturur. Böylece dünya hayatı uhrevi hayatın bir imkanı olarak ortaya çıkmaktadır. Her iki hayat arasında bir süreklilik bulunmakla birlikte, dünya hayatının anlamı, içeriğŸine yönelik bir perspektif, Kur'an-ı Kerim'in insana kazandırmaya çalışŸtığŸı bir çerçeve olarak görülebilir. Kur'an, dünya hayatının geçiciliğŸinin öncelikle altını çizerken, ahireti kalıcı bir yurt, varılacak yegane mekan olarak öne çıkarmaktadır (Bakara, 36-40).

 

Doç. Dr. Mustafa Tekin

 

alt

 

 

 

 

M.Es'ad Coşan (r.a),İslam Dergisi Başmakaleleri Mart 1984

 

KUR'AN-I KERîMİN ÖОRENİLMESİNDE DİNAMİZM

Kur'ân-ı Kerîm, hiç şüphesiz, hepimizin baş tacıdır; çünkü yüce Rabbimizin bize gönderdiği kitabıdır. Ne büyük şŸeref, ne tatlı bir iltifat ve mazhariyet! Bizim o padişŸahlar padişŸahının bu şŸahâne fermanını, defalarca öpüp başımıza koymamız, yüzümüze, gözümüze sürmemiz, ona en büyük saygıyı göstermemiz icap eder.

Onda eski ümmetlerin ibretleri, geleceklerin haberi vardır. Onun içinde bize yöneltilmişŸ emirler, yasaklar bulunuyor. Biz ancak onları en iyi tarzda öğŸrenip tamı tamına uyguladığŸımız zaman Hakk'ın rızasına erişŸebiliriz. Hiçbir kaçamak imkânı yoktur, tembelliğŸin hiçbir mazereti olamaz. Ruhumuzun, bedenimizin, maddî ve mânevî rahatsızlıklarımızın devası, çaresi Kur'an'dır. Fert, aile, cemiyet, ümmet ve nihayet bütün insanlık ona uyulduğŸu zaman huzura ve mutluluğŸa kavuşŸabilecektir; çağŸımızın buhranlarına reçete Kur'an'dır.

Bu kadar kıymetli, dünya ve âhiretimiz bakımından bu derece ehemmiyetli bir kitabı acaba bu mevki ile mütenasip öğŸretip öğŸreniyor muyuz? Maalesef hayır. Kur'an evlerimizde garip garip, boynu bükük durur; yeni nesillerin anlayacağŸı doyurucu tefsirler yoktur, kütüphanemizin raflarında tefsir kitapları toz tutmuşŸtur. Birçok müslüman onu yüzünden bile okumasını beceremez; okuyanların çoğŸu tertil ve tecvide, tâzim ve tebcile riayet etmez veya iyi okursa da içindeki ahkâmı bilmez, çoğŸumuz ise İslâmî emirlere uymaz, Kur'ân-ı Kerîm'e zıt bir hayat tarzı sürdürürüz. Büyük alim Hasan-ı Basrî (rha.) diyor ki:

"Kur'ân-ı Kerîm, ahkâmına uyulsun, kendisiyle amel olunsun diye indirilmişŸtir. Halbuki şŸimdi halk onun sırf kıraat ve tilavetini amel edinmişŸ."

MeşŸhur sahabî Abdullah b. Mes'ud'dan da böyle bir ifade rivayet edilir. Demek ki söze takılıp kalmak, öze inmemek, ana gayeyi unutup detayla oyalanmak, lafa dalıp icraata, çalışŸmaya, emrin gereğŸini îfâya, eyleme geçmemek eski, yaygın, çirkin ve çok tehlikeli bir hastalık. Bu hastalıktan kendimizi kurtarmak zorundayız sevgili okuyucular! MeşŸhur mutasavvıf alim Ebu Abdurrahmân Muhammed b. Hüseyin es-Sülemî (v. 412/1021) bu mevzuda çok dinamik, çok değŸerli bir metot zikrediyor ve diyor ki:

"Bize ilim öğŸreten üstatlarımız rivayet ettiler ki onlar, on âyet-i kerîme (veya bir aşŸr-ı şŸerîf) öğŸrendiler mi, asla daha öteye geçmez, önce o on âyet ile amel ederler, sonra öğŸrenmeye devam ederlermişŸ. Biz de o usulü takip ettik. Bu yolla Kur'ân-ı Kerîm'i ve onunla ameli (ahkâmına ittibayı) birlikte yan yana öğŸrendik."

Cehalet felakettir, amelsiz ilim ise vebal sayın okuyucular! Silkinelim, atalet ve cehaleti yenelim; Allahu Teâlâ'nın aziz kitabını yeni bir şŸevkle, aşŸır aşŸır, deste deste, sözünü belleyip, ahkâmını tatbik ede ede bağŸrımıza basalım, başŸımıza taç, hayatımıza rehber eyleyelim. Salahımız, felahımız, nusretimiz, izzetimiz, saadetimiz Kur'an'ı iyi anlayıp iyi uygulamaktadır.

--------------------------------------------------------------------------------

Dipnotlar
1. Yakın mânada bk. İbn Receb, Câmi'u'l-ulum ve'l-hikem, s. 343-344.
2. Bk. Mizzî, Tehzîbü'l-kemâl, trc. no: 3222; Zehebî, Tehzîbü't-tehzîb, trc. no: 317; K⺟if, trc. no: 2681; İbn Hacer, Takrîbü't-tehzîb, trc. no: 3271.

 

 

Sayfa 5 - 7
AKRA FM 101.9 Canlı yayın hazır